15 Haziran 2007 Cuma

Emniyetten şifre uyarısı


Bilgisayarlarda kullanılan kolay şifrelerin internet üzerinden dolandırıcılık yapan hackerlere davetiye çıkardığı bildirildi.
İnternet bankacılığı, kredi ve banka kartı işlemlerinde en önemli hususlardan birisinin şifre seçimi olduğu vurgulayan uzmanlar, şifre seçimindeki en temel problemin, kullanıcıların şifreyi bir erişim engeli olarak görmeleri olduğu belirtiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığının internet sitesinden bilgisayar kullanıcıların kolay şifre kullanmaması konusunda uyarılarda bulunuluyor.
İnternet bankacılığı, kredi ve banka kartı işlemlerinde en önemli hususlardan birisinin şifre seçimi olduğu vurgulayan bilişim suçlarını takip eden uzmanlar, şifre seçimindeki en temel problemin, internet kullanımı, internet bankacılığı, kredi kartı ve banka kartları gibi onlarca işlem aşamasında şifre sorulması ve buna karşılık ise kullanıcıların şifreyi kendileri için bir erişim engeli olarak görmeleri olduğu belirtiyor.
Kullanıcıların hatırlanması kolay şifreler seçtiğine dikkat çeken uzmanlar, "Şifrenin nasıl seçildiği, şifre sahibi hakkında da ipuçları vermektedir. İnsanlar genellikle şifre olarak kendi isimleri ile lakaplarını kullanırken, önemli bir bölümü ise en sevdikleri yıldızı, tuttukları takımın adını ya da hemen çevresinde yer alan öğelerden birini kullanıcı adı veya şifre olarak kullanırlar. Buda hackerlerin işini kolaylaştıran bir unsurdur." diyor.
İnternet üzerinden yapılan şifre girişlerinde "şifremi kaydet" veya "beni hatırlasın" seçenekleri kesinlikle kullanılmaması gerektiğini hatırlatan uzmanlar, kullanılan şifrelerin büyük çoğunluğunun genel ve tahmin edilmesi kolay şifreler olmamasına özen gösterilmesi gerektiğini kaydediyor.
Şifrenin mümkün olduğu kadar hızlı girilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, şifrelerin önemli bir kısmının elektronik programlarla değil, şifreyi yazanı gözleyen kişiler tarafından çalındığını vurgulayarak, "Bu kişiler bazen çok yakında durmamalarına rağmen, şifreyi yazanın kol hareketinden şifreyi tespit edebilmektedirler. Bu yüzden şifre kodlanırken kolu hareket ettirmeden, parmaklarla girilmesi gerekmektedir. Şifreyi tek bir kelimeden oluşturmak yerine, unutulmaması için, kişinin geçmişinden anlamlı gelen, ancak normal hayatla bağlantılı olmayan iki kelime birleştirilerek kullanılabilir." şeklinde konuştu.

Çerçeveler dijitalleşti


Dünyanın ilk Bluetooth teknolojisine sahip dijital fotoğraf çerçevesi üreticisi Parrot, yeni Bluetooth’lu dijital fotoğraf çerçevesi Parrot Photo Viewer 7”’yi 399 YTL fiyat ile Türkiye pazarına sundu.
2006 yılının Mart ayında dünyanın ilk Bluetooth teknolojisine sahip dijital fotoğraf çerçevesi olarak 3.5 inç ekrana sahip Parrot Photo Viewer’ı Türkiye pazarına sunan Parrot, geliştirdiği teknoloji ile Parrot Photo Viewer’ın ekran büyüklüğünü 7 inç’e çıkardı. Fotoğrafları albüm sayfaları, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarına sıkışıp kalmaktan kurtaran Bluetooth teknolojisinin dünya liderlerinden Parrot, Türkiye’de satışa sunduğu 7 inç ekranlı yeni Parrot Photo Viewer 7” ile şimdi daha çok fotoğrafı daha büyük boyutlarda sergileme imkanı sağlıyor.

Bluetooth aracılığı ile tek bir tuşa basarak Parrot Photo Viewer 7”’ye gönderilen fotoğraflar saniyeler sonra çerçevenin ekranında beliriyor. Bilgisayar ve cep telefonlarını yavaşlatan büyük boyutlu fotoğrafları sıkıştıran Parrot Photo Viewer 7”, 500‘den fazla fotoğraf saklama kapasitesi ile kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Bluetooth teknolojisine sahip tüm kameralı cep telefonu, bilgisayar ve fotoğraf makinesiyle uyumlu olan Parrot Photo Viewer 7”’nin pozisyonu değiştirilse bile fotoğraflar anında bu değişime uyum sağlıyor.

En güzel fotoğraflarınıza en şık çerçeveler

Her zevke ve stile uygun olarak gerçek deriden üretilen Parrot Photo Viewer 7” birbirinden değişik renk ve model seçenekleriyle evlerin en şık ve en teknolojik aksesuarlarından olacak. Optik sensoru ile bulunduğu ortamın ışığına göre ekran parlaklığını ayarlayan Parrot Photo Viewer 7” karanlıkta ise otomatik olarak kapanıyor. Parrot Photo Viewer 7”’i kullanmak da oldukça kolay. Cep telefonunuzdan göndermek istediğiniz bir veya birden çok fotoğrafı, daha sonra da Parrot Photo Viewer seçeneğini işaretliyorsunuz ve Bluetooth aracılığıyla çerçeveye gönderiyorsunuz. Seçtiğiniz fotoğraflar, LCD ekranlı çerçevede saniyeler içinde beliriyor.

399 YTL fiyat ile Türkiye’de satışa sunulan Parrot Photo Viewer 7”; Teknosa, D&R gibi perakende ve zincir mağazaları, online kanallar ve Kanyon Alışveriş Merkezi Parrot Satış Noktası’ndan temin edilebiliyor.

Parrot hakkında detaylı bilgi için: http://www.parrot.com.tr/

Xerox’tan bedava toner kampanyası


Lazer yazıcı, fotokopi ve renkli tarayıcı özellikleri olan ve 185 dolar + KDV fiyatlı Xerox WorkCentre 3119’u alan tüketiciler, 87 dolar + KDV değerinde 3000 sayfa kapasiteli yedek tonere ücret ödemeden sahip olabilecek.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, ev ve küçük ofislerdeki lazer baskı teknolojileri kullanılmasını artırmaya yönelik düzenlediği çalışmalara yeni bir kampanya ile devam ediyor. Siyah-beyaz fotokopi, yazıcı ve renkli tarayıcı özelliklerine sahip Xerox WorkCentre 3119’u alan müşteriler, mevcut toner haricinde, yaklaşık 87 dolar + KDV değerinde ve 3000 sayfa kapasiteli yedek bir tonere bedava sahip olacaklar. Xerox satış noktalarında uygulanacak olan bu kampanya, 07-30 Haziran 2007 tarihleri arasında geçerli olacak.

Fazla yer kaplamayan bir tasarıma sahip Xerox WorkCentre 3119 ile dakikada 18 A4 sayfa çıkış alınabiliyor. İlk sayfa çıkışını 11 saniyede verebilen Xerox WorkCentre 3119, 600 x 600 dpi çözünürlüğünde kaliteli baskı alabiliyor. Ağırlığı 60 ile 120 gram arasındaki kağıtlara baskı alabilen Xerox WorkCentre 3119, 4800 dpi çözünürlüğünde renkli tarama yapıyor. Xerox WorkCentre 3119’un üzerinde yer alan PaperPort SE 10.0 yazılımı ile taranan kağıt dokümanlar Word, Excel, PDF, JPEG ve TIFF gibi formatlara dönüştürülebiliyor. Kağıt dokümanların kolayca dijital ortamda arşivlenmesini sağlayan bu özellik, bilginin kaydedilmesi ve paylaşımını kolaylaştırıyor. Ayrıca kimlik kopyalama özelliğine sahip WorkCentre 3119 ile kimlik kartı veya ehliyet gibi belgelerin her iki tarafı, sayfanın bir yüzüne tek seferde fotokopi çekilebiliyor.

N-up baskı (tek sayfaya çoklu baskı) özelliğine sahip WorkCentre 3119, toner tasarruf modu sayesinde toner kullanım ömrünü yüzde 25 uzatıyor ve baskı maliyetini en aza indiriyor. Kolay kullanılabilir Türkçe ön gösterge paneli ile hem PC hem de Macintosh ortamında çalışabilen Xerox WorkCentre 3119, yüksek hızlı USB 2.0 bağlantısını destekliyor. Xerox WorkCentre 3119, 185 $ +KDV fiyatıyla, Xerox’un ofis grubu distribütörleri Albim, Arena, Datagate aracılığı ve 2 yıl Xerox garantisi ile tüketicilere sunuluyor.

70 gramlık ‘dev ekran’


Tesan'ın teknoloji ürünleri markası Ttec Plus, Türkiye'nin ilk giyilebilir video ekranı Ttec Plus Video EyeWear GVD520'yi piyasaya sundu. Sadece 70 gram ağırlığında olan ürün, 122 cm.'lik ekran eşdeğerinde görüntü sağlıyor.
Sadece 70 gramlık ağırlığıyla 122 cm.'lik ekran eşdeğerinde görüntü sağlayan ve her yere taşınabilen minik dev ekran Ttec Plus Video EyeWear, uzun yolculukları ve can sıkıcı beklemeleri eğlenceye dönüştürüyor.

Dışarıdan bakıldığında fütüristik bir gözlük görünümüne sahip olan Ttec Plus Video EyeWear, içindeki 920.000 piksellik mikro-LCD'ler sayesinde benzersiz bir video deneyimi sunuyor. Video EyeWear, göze takıldığında 2 metre uzaklıktan izlenen 122 cm'lik bir ekrana eşdeğer görüntü sağlarken, bütünleşik stereo kulaklığıyla da kişisel video zevkini tamamlıyor.

Taşınabilir DVD çalarlar, PlayStation, Nintendo gibi oyun konsolları, iPod ve diğer taşınabilir medya oynatıcılar ve hatta video kameralar gibi bir çok cihazla uyumlu olan Ttec Plus Video EyeWear, dahili lityum bataryası sayesinde saatlerce elektrik ihtiyacı duymadan çalışabiliyor.

Ses seviyesi ayar düğmelerinin yer aldığı kontrol ünitesi üzerinde ayrıca sesleri başka bir kulaklıktan dinlemek isteyenler için bir de kulaklık çıkışı bulunuyor. Çeşitli video kaynaklarına bağlantıyı sağlamak için 3 farklı sinyal kablosunun yanı sıra standart, USB ve otomobil şarj adaptörleri de Video EyeWear'in ürün paketinde sunuluyor.

Ttec Plus Video EyeWear'i, 475 $+ KDV'ye Tesan Burada satış noktalarında ve elektronik marketlerde bulabilirsiniz. Tesan Burada satış noktalarının listesine www.tesan.com.tr, Ttec Plus ürünleri hakkında detaylı bilgilere ise www.ttecplus.com adresinden ulaşılabiliyor.

14 Haziran 2007 Perşembe

Second Life’ta ilk Türk markası: Vestel


Teknolojinin Türkçesi” sloganıyla yaşamı kolaylaştıran en gelişmiş teknoloji ürünlerini Türkiye’ye ve dünyaya sunan Vestel, dayanıklı tüketim malları sektöründeki iddiasını internetin ilk ve tek gerçek yaşam simülasyonu Second Life’ta da sürdürecek. Tüm dünyada ortalığı kasıp kavuran Second Life’a ilk Türk markası olarak katılan Vestel, yaklaşık 7,2 milyon kullanıcısı olan Second Life online oyununda, kendi adasında Vestel ürünlerini tüm dünya ile buluşturacak.Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Buket Besen Kafalı, Vestel’in Second Life’a katılmasının ardında kurumun yüzü dünyaya dönük genç kimliğinin yer aldığını belirterek “Teknolojinin öncüsü Vestel’in, bu konuda da öncülük etmesi tesadüf değil. Internet, tüketiciye ulaşmada önemli bir mecra oldu ve bu önem hızla ilerliyor. Özellikle teknolojik vaadi ve yepyeni ürün gamıyla genç Türk tüketicisinin büyük beğenisini kazanan Vestel, teknolojiyi geliştirmenin yanı sıra, internet kullanıcılarına ulaşmak için teknolojinin olanaklarını da kullanıyor. Second Life’da yaratıcılığın sınırı yok. Tek ihtiyacınız olan, yaratıcılığınız ile teknolojiyi buluşturmak. Burada Vestel’in vizyoner yaklaşımıyla uçmak isteyenlere açık davetimiz var. Adayı ziyaret edenler kuşkusuz çok eğlenecek; hayal gücümüz sınır tanımayacak” diye konuştu. Second Life’ın en büyük Türk kullanıcı topluluğu Second Life Türkiye ve Türkiye’nin ilk ve tek Second Life sistem geliştiricisi Brand Institute ekibi ile yapılan işbirliğiyle sisteme katılan Vestel, Second Life'in ilk ve tek Türk sermayeli alışveriş merkezi Alexandre Trade Center’da faaliyetlerine başladı. Kısa süre sonra tasarımı tamamlanacak Vestel Country adası da site sakinlerinin hizmetine sunulacak. Vestel’in son teknoloji eseri yaklaşık 60 ürününün tanıtılacağı ve 2010 yılı bayi çözümlerinin sergileneceği 64 bin m²’lik adada birçok sürpriz hediye de kullanıcıları bekliyor olacak. Vestel, adada verilecek konser ve partilerle eğlencede sınır tanımazken, düzenlenen yarışmalarla ödüller de kazandıracak. Eğlenmekten bitkin düşenler palmiyelerin altında kumlara serilerek dinlenirken balonla gezintiye de çıkabilecek.

MSN şifresi çalınanlara iyi haber


Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber. Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti.Teknolojinin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan haberleşmelerde büyük oranda bir artış meydana geldi. İnternet üzerinden yapılan haberleşmelerin büyük bir bölümünü de kullanıcıların karşılıklı kullandığı MSN programı oluşturuyor. Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine 'MSN şifremi çaldılar' şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, "MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz" haberini verdi.MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı: "Microsoft Corporation'un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz. Yaptığımız başvuru üzerine şirket, IP noların, tarih ve saatlerin olduğu dökümü bize gönderiyor. Daha sonra IP noları, karşısındaki tarih ve saatleri İl Telekom Müdürlüklerine göndererek kullanıcıları tespit ediyoruz" (ANKA)

Bu külot radyasyondan koruyor!


Isabodywear firması tarafından gümüşten yapılan iplikle üretilen ve cep telefonlarının zararlı radyasyonunu uzaklaştırdığı iddia edilen külotun ne kadar etkili olduğunu anlamak için, mobil telefonu yaklaştırmanın ve bağlantının kesildiğini görmenin yeterli olduğu belirtiliyor.Şimdiye dek 4 bin adet üretilen iç çamaşırını denemeye ve konuyla ilgili araştırmaya katılmak isteyen ilk 500 kişiye, bir külot satın almaları durumunda ikincisi bedava verilecek.Söz konusu ürünün adedi 29,90 İsviçre Frangına (yaklaşık 31 YTL) satılacak.

Kağıt gibi TV ekranı!


Televizyonlar, cep telefonları ve diğer teknoloji cihazları için en ince ekran üretme yarışında Sony, geliştirdiği kağıt gibi ince ve görüntünün gösterildiği anda bile bükülebilen ekranla öne geçti.Sony'nin web sayfasında da tanıttığı 2,5 inç (yaklaşık 5 cm) genişliğindeki yeni ekranın kalınlığı sadece 0,3 mm.Tanıtım filminde, renkli görüntüyü oynatırken bir kağıt gibi eğilip bükülebilen, yere düşünce kırılmayan ekran, Japon firması tarafından bu hafta Kaliforniya'da yapılacak akademik bir sempozyumda sunulacak.Sony sözcüsü Chisato Kitsukawa, organik ince film transistörü veya TFT teknolojisiyle geliştirilen bu ekranın ticari bir ürün olarak kullanılıp kullanılmamasına henüz karar verilmediğini belirterek, "Ancak, gelecekte bu ekran bir lamba etrafına veya bir kişinin bileğine sarılabilir, hatta bir kumaş gibi üste giyilebilir ya da duvar kağıdı gibi kullanılabilir" diye konuştu.TV ekranını geliştiren Nagoya Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği'nden Prof Tatsuo Mori de, ekranın ufak tefek eksikliklerinin kaldığını, daha büyütüp, sağlamlığını arttıracaklarını ve üretim giderini azaltacaklarını söyledi.

"Akıllı Tekstil" sağlığımızı izleyecek


Bilim insanları, insan sağlığını izleyebilecek "akıllı tekstil" geliştiriyor...
AB tarafından finanse edilen Biotex programı çerçevesinde geliştirilmekte olan kıyafet, kan ve ter gibi vücut sıvılarını izlemek üzere tasarlanan iliştirilmiş sensörler içeriyor. Program, nekahat dönemindeki ve kronik rahatsızlıkları olan hastalar ile sakat sporcuların durumunu izleyebilecek giysi üretmeyi amaçlıyor. Biotex programına 8 kuruluş katılıyor. Çoklu sensörlere sahip deneme amaçlı bir kumaşın üretiminin tamamlanmak üzere olduğu, bir sonraki aşamanın bu kumaşı gönüllüler üzerinde denemek olacağı belirtiliyor.Projenin koordinatörü İsviçre'nin teknoloji şirketi CSEM'den Jean Luprano, The Engineer dergisine yaptığı açıklamada, sensörlerin üretilerek laboratuvar ortamında denendiğini, çoklu sensörlerin yerleştirildiği kumaşın yakında hazır olacağını söyledi. İlk kıyafetin ter vasıtasıyla asit, tuzluluk ve terleme oranını ölçmesi, bu teknolojinin ileride yaraların iyileşmesi, hastalığın yerinin belirlenmesi ve enfeksiyonu ilk aşamalarında tespit etmesi gibi amaçlarla kullanılması planlanıyor.

Telekom'dan yeni evlilere bedava kablosuz telefon


Türk Telekom, 24 aylık kontrat karşılığı Panasonic'in SMS gönderen kablosuz sabit telefonunu yeni evli çiftlere bedava veriyor..
Türk Telekom 15 Mayıs-30 Eylül 2007 tarihleri arasında evlenecek çiftler için kampanya başlattı. Bedava telefon kampanyasında cep telefonu operatörlerinden sonra ilk adım sabit telefon için Türk Telekom'dan geldi. Türk Telekom yeni evlenen çiftler için düzenlediği kampanya ile Panasonic'in kablosuz telefonunu 24 aylık kontrat karşılığı verecek. Vodafone'un Telsim'i satın aldığı sırada gündeme gelen bedava telefon kampanyaları için ilk adımın mobil operatörlerden gelmesi bekleniyordu. Mobil operatörler fatura garantili kampanyalara başladı. Türk Telekom 2006 kablosuz dect telefonların satışlarının Türkiye'de patlaması üzerine kablosuz telefon kampanyası düzenliyor.KISA MESAJ GÖNDERİYOR Yeni evli çiftlerin yeni telefon hattı alması ve kablosuz sabit telefonlarda telefon defteri özelliği, kampanyanın düzenlenmesinin bir diğer sebebi. Kullanıcılar rehber için cep telefonunu kullandığından sabit telefon kullanılmıyordu. Yeni sabit kablosuz telefonlarda rehber özellikleri de son derece gelişmiş durumda. Türk Telekom konuşma dışında gelirlerini büyütmek için bu tür telefonların kullanımını artırmayı hedefliyor. Kısa mesaj da gönderebilen telefonlar için başvuru yapmak gerekiyor. Kablosuz sabit telefonların özellikleri de artıyor. Renkli ekran ve kısa mesaj gönderme, kablosuz sabit telefonlarda sabit özellik olarak ortaya çıkmaya başladı. Ayrıca internet telefonu özelliğine sahip telefonlar da evdeki hızlı internet hattı üzerinden bedava görüşme yapmayı sağlıyor. Geçtiğimiz yıl Siemens, 399 litre yakıt alana bir dect telefon bedava kampanyasıyla satışları önemli ölçüde artırmıştı. 2006 yılında Siemens A140 modeli ile gerçekleştirilen kampanya ile Türkiye'de toplam dect telefonu satışından daha fazla telefon satılmıştı.

11 Haziran 2007 Pazartesi

Kablo tarihe karışıyor

Temelleri geçen yıl atılan kablosuz güç aktarımı projesi, ilk kez somut bir çalışmayla başarısını gösterdi. ABD’li bilimadamları, elektrik kablolarına gerek kalmadan 2 metre uzaklıktaki 60 vatlık bir ampülü aydınlatmayı başardı. Deney, öncü bir çalışma niteliği taşıyor. Bilimadamları, bu teknoloji sayesinde özellikle taşınabilir cihazların elektrik kablolarından kurtulmasını sağlamaya çalışıyor. Teknolojinin temelinde anten görevi gören iki bakır bobin bulunuyor. Bu bobinler arasında enerji, elektromanyetik dalgalarla taşınıyor. Bazı uzmanlar, elektromanyetik dalgaların kansere yol açabileceğini, dolayısıyla teknolojinin tehlikeli olduğunu savunuyor. Ancak projenin mimarlarına göre 10 megahertzlik dalgaların kullanıldığı yöntem, düşük frekanslı olduğu için insanlar için zararsız. Şimdilik yüzde 40 verimlilik gösteren projenin gelecekte kablosuz hayatın kapılarını açabileceği belirtiliyor.
Kaynak: ntvmsnbc.com.tr

9 Haziran 2007 Cumartesi

En akıllı dokunmatik ekran


HTC'nin yeni PDA telefonu, parmakla dokunarak menüler arasında ve İnternet’te dolaşmaya yeni bir boyut getiriyor.
Microsoft Windows Mobile tabanlı akıllı cihazlar pazarında dünya lideri HTC Corp., şaşırtıcı derecede küçük ve tasarım harikası mobil telefonu HTC Touch'u tüm dünyada pazara sundu. HTC Touch, sezgisel dokunmatik ekran navigasyonuna yenilikçi bir yaklaşım ve günümüzde kullanıcıların istediği güçlü ve çok fonksiyonlu mobil cihaz deneyimine yepyeni bir sadelik getiriyor.

Temelleri HTC'nin mobil telefon yenilikleriyle dolu 10 yıllık zengin tarihine dayanan HTC Touch, yoğun Ar-Ge çalışmaları ve parmak ucuyla kontrolünün daha verimli, doğal ve sezgisel dokunmatik ekran dolaşımına olanak tanıdığı inancıyla tasarlandı. Çığır açan HTC Touch, parmağı tanıyarak ve ekran üzerindeki hareketlerine tepki vererek dokunmatik ekran tabanlı cihazların kontrolünde yeni ve benzersiz bir yol sunuyor. Öyle ki cihaz ekrana dokunan parmakla kalem arasındaki farkı algılayıp ona göre tepki veriyor.

HTC Touch, HTC tarafından geliştirilen dokunmatik ekran teknolojisinin temelini oluşturan TouchFLO özelliğine sahip ilk cihaz olma özelliğini taşıyor. Kullanıcıların "Kişiler", "Medya" ve "Uygulamalar" başlıkları altında 3 ekranı kapsayan, 3 boyutlu hareketli arayüze erişmek için sadece parmaklarını yukarı doğru hareket ettirmeleri yetiyor. Ekranın sağına veya soluna parmak hareketleriyle, arayüz dönebiliyor. Bu da kullanıcıların en çok kullandıkları özelliklere kolay erişmelerini sağlıyor. TouchFLO ayrıca Web siteleri, dokümanlar, mesajlar ve kişi listelerinde parmak dokunuşuyla kaydırarak gezinmeye de olanak tanıyor.

Akıllı, şık ve çok fonksiyonlu HTC Touch, kullanıcıların iş yaşamlarıyla özel hayatlarını dengelemelerine olanak tanıyan iletişim, eğlence ve iş yaşamıyla ilgili birçok özelliği bir araya getiriyor. HTC tarafından tasarlanan yeni ekran e-posta, mesajlar, takvim randevuları ve kişilere, dünya çapında yüzlerce şehrin hava durumuyla ilgili bilgilere tek bir dokunuşla erişim olanağı sunuyor.

Windows Mobile 6 Professional işletim sisteminin çok sayıda fonksiyonuna sahip olan HTC Touch, Outlook Mobile, Office Mobile, Windows Live ve binlerce 3. parti uygulamayı çalıştırabilecek özellikleri içinde barındırıyor. Kullanıcılar Internet Explorer'la İnternet’te gezinebiliyor, e-posta alıp gönderebiliyor, Messenger'da sohbet edebiliyor ve Windows Live ile Web'de kendi alanlarına dosya gönderebiliyorlar.

Fotoğraf makinenizin bilmediğiniz gizli güçleri


Binbir hevesle aldığımız sayısal fotoğraf makinelerinin birçok özelliğinin ya farkında değiliz, ya da sık kullanmıyoruz. Oysa pratik ve daha etkili çekimler için yardımcı olacak özellikler makine üzerinde bizi bekliyor. Bu sayımızda sık kullanılmayan fonksiyonlardan bazılarına değineceğim.Fotoğrafı çeken kişi olarak, yakınlarımızın bir arada bulunduğu karede genelde eksik olan bizler oluruz. Ya da iki kişi olarak çıkılan bir tatilden, genelde beraber çekilmiş bir poz olmadan döneriz. Halbuki makinelerimizde bulunan zaman ayarlayıcı çekim fonksiyonuyla bu son derece kolay. Yapacağınız tek şey çekim modu olarak otomatik zamanlayıcıyı seçmek. Bu mod bize farklı süre seçenekleri verir.Çekeceğimiz konu ve mesafeye göre uygun zamanı seçeriz. Sonra üç ayak kullanarak veya uygun bir yükseklik bularak makinemizi sağlam bir şekilde sabitleriz ve bizim de dahil olacağımız bir şekilde deklanşöre yarım basarak, odak kilitlemesini gerçekleştiririz. Netlemeyi ve kadrajı ayarladıktan sonra ,bu kez de deklanşöre tam basarak zamanlayıcıyı başlatırız.Daha sonra biz de kareye dahil olarak, makinemizin seçtiğimiz süre sonunda otomatik olarak çekimi gerçekleştirmesini bekleriz. Otomatik zamanlayıcıdan az ışık ortamlarında deklanşöre bastığımızda meydana gelebilecek sarsıntılardan kurtulmak için de yararlanabiliriz. Flaş kullanmadan uzun pozlama ile çekeceğimiz gece fotoğraflarında da imdadımıza yine bu fonksiyon yetişecektir. Önümüz yaz. Arka planda pırıl pırıl bir deniz varken ön planda çekeceğimiz konunun karanlık çıkması ve istenmeyen sonuçlar vermesi mümkün. Ters ışık alan bu durumlarda dolgu flaş özelliğinden, yani flaştan yararlanmamız bize yardımcı olacaktır. Bu özelliği kullanmadan çekeceğiniz karede arka plan net olurken konunuz karanlık çıkacaktır. Dolgu flaşı kullandığımızdaysa ön plandaki konumuz da, arka plandaki manzara da net çıkacaktır. Yine güneşli bir günde bir portre çekiminde oluşabilecek gölgelerden kurtulmak için de bu özellikten yararlanabiliriz. Güneşin tepede olduğu ve fotoğraf açısından çok uygun olmayan ışık ortamlarında renklerin daha ılık ve sıcak çıkması için pek kullanmadığımız bir ayardan yararlanabiliriz. Beyaz ayarı (White Balance) fonksiyonu burada imdadımıza yetişecektir. Beyaz ayarını Otomatik (Auto) moddan, "Bulutlu" moduna getirir ve fotoğrafımızı bu ayarda çekersek, daha ılık ve etkili tonlara ulaşmış oluruz. Makinelerimiz üzerinde genelde bir kare içerisindeki +/- simgesiyle gösterilen pozlama telafisi (Exposure Compensation) fonksiyonu, kullanmayı unuttuğumuz ya da ihmal ettiğimiz bir başka önemli özellik. Yine yaz örneğinden yola çıkarsak, plajda, deniz kenarında parlak ışık kaynağı çok fazla olacağından genel olarak makinenizin hesapladığı değer yanlış olabilecektir. Bu ve benzer durumlarda bu değere müdahalede bulunarak fazla ya da eksik pozlamayı lehinize çevirebilirsiniz.

Bahis oynatan firmalara sanal ortam bayiliği

Sanal ortam altyapısı kapsamında bulunan cep telefonu, interaktif dijital televizyonu ve internet altyapısına sahip, sanal ortamda bahis oynatacak firmalara bayilik verilecek.Futbolda müşterek bahis oyunları uygulama yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, sanal ortam bayilerine, sanal ortam alt yapısı kapsamında bulunan cep telefonu, interaktif dijital televizyonu ve internet alt yapı platformlarından en az bir tanesinde müşterek ve sabit ihtimalli bahis oyunlarını oynatmak zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca, teşkilat tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda uygun görülmesi kaydıyla yukarıda anılan platformlardan en az bir tanesinde müşterek ve sabit ihtimalli bahis oynatma olanağına sahip firmalara sanal ortam bayiliği verilecek. Bu yönetmelik hükümlerini Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu bakanlık yürütecek.SPOR TOTO’DA DEĞİŞİKLİKBu arada Spor Toto Teşkilat Başkanlığı reklam yönetmeliğinde de değişiklik yapıldı. Yönetmelikte, il özel idareleri ibaresinden sonra gelmek üzere “köylere hizmet götürme birlikleri” eklendi. Her türlü spor saha ve tesislerinin yapımı, yarım kalan tesisin onarım bedelinin tesisin tamamlanmasına yeterli olmaması halinde, reklam alanlarının genişletilmesi kaydıyla aynı tesise yeniden reklam bedeli verilmesi Genel Müdürlük Tesisler Dairesi Başkanlığı’nca onaylanacak proje bedeli esas alınarak Yönetim Kurulunca belirlenecek. Ayrıca, federasyonların ulusal veya uluslar arası faaliyetlerine verilecek reklam bedeli, Genel Müdürlük Spor Faaliyetleri Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edilerek Teşkilat Başkanlığına bildirilen bedelini aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunca belirlenecek.

‘Uzay yolculuğu’ başlıyor


İnsanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını, ilk harita çizimlerinden Apollo’nun uzay yolculuğuna kadar kapsamlı konuları içeren Yeryüzü ve Uzay yazılımı piyasaya sürüldü.
Türkiye’nin tecrübeli ve lider interaktif eğitim yazılımları üreticisi EuroSoft, BigSoft markasıyla çocukların eğitimine kaynak oluşturan Yeryüzü ve Uzay adını taşıyan bilgisayar yazılım setini tüketicisiyle buluşturuyor. İnsanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını, ilk harita çizimlerinden Apollo’nun uzay yolculuğuna kadar kapsamlı konuları içeren program KDV dahil 50 YTL’den satışa sunuldu.

Zengin ve güncel bilgi kaynağı

EuroSoft Pazarlama Müdürü Mahmut Karcı “Yeryüzü ve Uzay” yazılım programında en güncel bilgi, fotoğraf ve video görüntülerinin yer aldığı zengin bilgi hazinesi olduğunu belirterek, “Program özellikle ilköğretim çağındaki çocuklar için eşsiz bir kaynak, yetişkinler için ise genel kültür bilgilerini tazeleyecekleri yardımcı olacak” dedi.

Programda neler var?

Yeryüzü ve Uzay yazılım programında dünyamızın oluşumunu; kıtaların evrimini; insanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını; keşifleri ve haritacılığı; Amerika ve Avustralya’nın keşif öykülerini; güneş sistemi ve gezegenleri; Hubble uzay teleskopu ile evrenin keşfini; Apollo projesi ve Aya yolculuğun öyküsünü ve Cassini uydusu ile Satürn’ün keşfini bulmam mümkün. Gökyüzü ve insanoğlunun keşfetme macerası çok ayrıntılı bir şekilde ve tamamen görsel olarak anlatıldı. Birçok fotoğraf, grafik, resim ve haritadan oluşan birbirinden çok farklı bölümleri bu yazılım setinde bir arada yer alıyor.

Kitap yerine CD’de daha ekonomik

Yeryüzü ve Uzay yazılım seti, tamamen dijital teknolojiler kullanılarak hazırlandı. Bu nedenle programda fotoğraflar gerçeği kadar renkli; sesler doğadaki kadar gerçekçi ve filmlerin kalitesi bu kadar zengin şekilde hazırlandı. Ve hepsinden önemlisi, içeriği bu kadar zengin bir kaynak seti, bu kadar ekonomik olarak tasarlandı.

Zarafet ve zeka buluştu


Mobil iletişimde dünya devi Nokia, yeni modelleri Nokia 6500 Classic ve Nokia 6500 Slide'ı, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da tanıttı. 3G özelliğine sahip bu yeni modeller, son derece gelişmiş teknolojileri, çarpıcı tasarımlarla sunuyor.
Finlandiyalı mobil iletişim devi Nokia, 31 Mayıs Perşembe günü, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Ordrupgaard Müzesi'nde düzenlediği bir etkinlikle yeni modellerini tanıttı. Nokia 6500 Classic ve Nokia 6500 Slide, Nokia'nın 3G teknolojisini tüm fiyat seviyelerindeki cep telefonlarına entegre etme vizyonunun en son kanıtlarını oluşturuyor. Her iki telefon da, geniş tuşları, ergonomik boyutları ve yüzeyleriyle kusursuz kullanım sağlıyor. 3G teknolojisine, zarif ve çağdaş tasarımlara sahip olan bu yeni cihazlar, kalıcı bir güzellik sunuyor.

Nokia 6500 Classic

360 derece yekpare anodize alüminyum plakalardan çıkarılarak, hiçbir ek yeri olmaksızın üretilen gövdesiyle Nokia 6500 Classic, ayrıntılara gösterilen eşsiz özenin, sadece 9,5 mm inceliğindeki bir kanıtını oluşturuyor. Cep telefonunun "kullanıcısını yansıttığı" gerçeğinden yola çıkan her bir Nokia 6500 Classic tek tek zımparalanıyor. Böylece hiçbiri tam anlamıyla birbirinin aynısı olmuyor. Ekran kenarlarındaki hafif eğimli kısımda elmas cila kullanılırken, soğuk baskı logo da kusursuz bir el işçiliğini yansıtıyor.

Nokia 6500 Classic'te ayrıntılara gösterilen özen bu kadarla da sınırlı değil. Hızlı ve kolay indirme (download) ve tarama işlemleri için çift bant 3G teknolojisi ve dünyanın her yerinde 'roaming' olanağı sunan dört bant GSM şebekesi seçeneğiyle Nokia 6500 Classic, cep telefonundan çok şey bekleyen kullanıcılar için en gelişmiş bağlantı olanaklarını sunuyor. 1 GB dahili hafıza, Nokia 6500 Classic'in aynı kategorideki diğer cep telefonlarından daha fazla resim, görüntü, kişi bilgileri, şarkı, mesaj ve başka içerikler saklayabilmesini sağlıyor.

Nokia'nın kullanım kolaylığına verdiği önem, Nokia 6500 Classic'te de görülüyor. Bu cep telefonu, dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı Nokia Series 40 arayüzü sayesinde, çift LED flaşlı 2 megapiksel kamera ve entegre müzikçalar gibi özelliklere kolayca erişilmesine olanak tanıyor. Bütünleşik mikro-USB bağlantı, şarj, ses ve veri bağlantılarını tek bir kompakt portta buluşturarak basitleştiriyor. Böylece Nokia 6500 Classic tek bir kablo aracılığıyla, yüksek kapasiteli bir flaş sürücü olarak kullanılabiliyor ya da bir dizüstü bilgisayardan doğrudan şarj edilebiliyor.

Nokia 6500 Classic'in, 2007 yılının 3. çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Nokia 6500 Slide

Carl Zeiss optik destekli 3,2 megapiksel kamerası ve resimleri, görüntüleri ve görüntülü aramaları televizyonda kolayca paylaşma özelliğiyle Nokia 6500 Slide, kendi kategorisinde benzersiz bir görüntüleme ve paylaşım deneyimi sunuyor. Ayrıca Nokia 6500 Slide, zarif paslanmaz çelik cilası ve kayarak açılan kapağıyla son derece seçkin bir his yaratıyor.

Nokia 6500 Slide cep telefonundaki Carl Zeiss optik destekli 3,2 megapiksel kamera ile, bu kategoride ilk defa Carl Zeiss optiklerinin çarpıcı görüntüleme özellikleri kullanılıyor. Otofokus, çift LED flaş ve 8x dijital zum özelliklerinin de eklenmesiyle, Nokia 6500 Slide son derece kaliteli görüntüler yaratıyor. 3G teknolojisi sayesinde, bu resimler ve görüntüler dünyanın herhangi bir yerindeki dostlarla hızlı bir şekilde paylaşılabiliyor. TV çıkışı, görüntülerin standart RCA girişi olan herhangi bir televizyonda kolayca izlenebilmesini sağlıyor. “TV-out” özelliği, çok sayıda kişinin aynı anda görüntülü arama yapmasını da mümkün kılıyor.

Nokia 6500 Slide'ın paslanmaz çelik gövdesi, zamanın ötesinde bir güzellik sunarken, eşsiz sert kaplaması, darbelere, çizilmelere ve hatta parmak izlerine karşı koruma sağlıyor. Kayarak açılan kapak mekanizmasının kusursuz sistemi, Nokia 6500 Slide'ın kullanımını son derece kolaylaştırıyor.

Nokia 6500 Slide'ın, 2007 yılının 3. çeyreğinde piyasaya sunulması bekleniyor.

7 Haziran 2007 Perşembe

Teröre MSN'de güllü tepki


Türkiye teröre duyduğu tepki ile ayakta. Kimileri şehit cenazesinde haykırıyor bu tepkiyi, kimi de sessizce lanet ediyor kan dökenlere... Şimdi o sessiz çoğunluk bir gül ile tepkisini ortaya koyuyor. MSN'de nicklerin başına kondurulan güllerin bir anlamı var. "Sende teröre tepkini göster" diyenler bu "gül"lü protestoya çağırıyor herkesi... Şöyle diyorlar http://www.tamyeri.net/ adresinde; "Tunceli'de Şehit olan kardeşlerimiz için millet olarak hep beraber sesimizi duyuralım. Tandoğan'da, Çağlayan'da gösterdiğimiz gücü onlar için de gösterelim. Biz solan gül değil, gül koyalım nicklerimizin başına. Artık Güllerimiz Solmasın. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE"

Telekom'un tekeli bitiyor


Türk Telekom'un dışındaki diğer telekom firmaları da şehiriçi görüşme hizmeti verecek. Böylece fiyatlar yüzde 80 ucuzlayacak.
Uzak mesafe telefon işletmecilerinin (UMTH) büyük bir umutla beklediği şehiriçi görüşmeler için lisans kararı Telekomünikasyon Kurumu'ndan çıktı. Türk Telekom'un pazardaki tekelini ortadan kaldıracak karar sonrası şehiriçi görüşmeler yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacak.
Referans Gazetesi'nde Feray Akşit imzasıyla yer alan habere göre Türk Telekom'un (TT) uzak mesafe telekom hizmeti (UMTH) veren şirketler karşısındaki en büyük kozu olan şehiriçi görüşmeler de rekabete açılıyor.
YENİ OPERATÖRE NASIL GEÇİLECEK
* Tüketicinin ilk yapması gereken farklı fiyat tarifeleri hazırlayacak olan operatörlerden birine karar vermesi.
* Seçilen operatöre 'Türk Telekom aboneliğinden çıkıp X operatörün abonesi olmak istiyorum" şeklinde bir dilekçe yazıp verilecek.* Bundan sonra inisiyatif tamamen operatörde olacak. Operatör Türk Telekom'a başvuracak "X aboneniz bizim abonemiz olmak için başvuruda bulundu" diyecek ve geçiş işlemlerini yürütecek.* Firmalar arasında geçiş işlemi en geç 10 gün içinde tamamlanacak. Faturaları da Türk Telekom değil, yeni operatör gönderecek.* Eğer abone isterse numara değişikliğine de gidebilecek. Bu numaranın başında ise tıpkı GSM operatörlerinde olduğu g2ibi üç haneli bir rakam bulunacak.
UMTH firmalarının uzun zamandır beklediği, şehiriçi görüşme lisansları haziran sonunda verilmeye başlanacak. İsminin açıklanmasını istemeyen bir üst düzey Telekomünikasyon Kurumu (TK)yetkilisi, şehiriçi sabit hat pazarını bu ay sonunda rekabete açma kararı aldıklarını söyledi. Lisansların verilmesiyle A tipi lisans sahibi olan tüm telekom firmaları için şehiriçi abone kazanma yolu açılacak. Firmalar şehirlerarası, uluslararası ve GSM aramalarındaki gibi şehiriçinde de tüketiciyi ucuza konuşturacak.
Sabit hatlardan şehiriçini aramanın yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacağı belirtiliyor. Birçok alternatif telekom operatörünün şehiriçi görüşmeler için altyapısı hazır.
Şehiriçi kavga çıkarmıştı
2004'te sabit telefon pazarında, şehirler ve milletlerarası görüşme hizmeti için lisanslarının verilmesiyle, başlayan serbestleşme süreci haziran sonunda şehiriçi görüşme hizmet lisanslarının dağıtılmasıyla tamamlanacak.
Böylece sektördeki rekabet iyice kızışacak ve UMTH firmaları, sadece uzak mesafede değil, şehiriçinde de TT'nin rakibi olacak. TT'nin martta açıkladığı yeni tarifede de kavga, şehiriçi görüşmelerdeki düzenlemeden kaynaklanmıştı. TT, şehiriçi görüşmelerde yüzde 25'e varan oranlarda zam yaparken, uzak mesafe ve GSM görüşmelerinde yüzde 57 civarında indirime gitti. Bu durum ise UMTH firmalarını ayaklandırdı. UMTH firmaları "TT tekel olduğu için şehiriçi görüşmelerde zam yaptı. Uzak mesafede ise fiyat kırdı" diyerek isyan etti.
ADSL İÇİN TELEFON ŞART DEĞİL
Türk Telekomun ADSL hizmeti sırasında vatandaşlara sabit hat çekilmesi yolundaki şartını Kocaeli Tüketici Hakem Heyeti reddetti. Karara göre artık ADSL için sabit telefon edinme mecburiyetine gerek kalmadı, hakem heyeti bu kararını ülke genelinde yaygınlaştıracak.
Yüzde 100 alternatif
Uzak mesafe telefon görüşmelerini ucuza getirmek için telekom firmalarını kullanan tüketiciler, lisansların verilmesiyle şehiriçi görüşmelerini de bu operatörler üzerinden yapabilecek. Sabit hatlardan şu anda UMTH operatörleri vasıtasıyla görüşme farklı alternatiflerle yapılıyor. Bunlar arasında "calling card" ve A tipi lisansların verilmesi ile başlayan "sürekli abonelik" alternatifleri var. Calling card'da görüşmeler arama kartındaki bir numarayla yapılırken, diğer sistemde ise operatörün abonesi olunuyor.
Uzak mesafe görüşmelerini sürekli abone olarak alternatif operatörlerden yapan tüketicilere 2 fatura gidiyor. Uzak mesafe görüşmelerin faturası alternatif operatörlerden şehiriçi görüşmelerinki ise TT'den geliyor. Şehiriçi lisansların verilmesinden sonra alternatif operatörler şehiriçini de kapsayan tek fatura gönderebilecek.
ABONE UCUZA KONUŞACAK
Şehiriçi görüşmeler için lisanslar Haziran sonunda verilmeye başlanacak
A tipi lisans sahibi firmalar şehiriçi abone kazanma yolu açılacak.
UMTH firmaları şehiriçinde de Türk Telekom'un rakibi olacak.Böylece Türk Telekom'un pazardaki tekeli ortadan kalkacak.
Şehiriçi telefon görüşmeleri, yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacak.
Türk Telekom'dan ayrılmak isteyenlerin işlemleri 10 günde tamamlanacak.Geçiş işleminde abonenin kullandığı eski numara değişmeyecek.
"Ben artık TT abonesi olmak istemiyorum" diyen tüketiciler, alternatif operatöre abone başvurusu yapacak. Alternatif operatör de dilekçe ile TT'ye başvurarak geçiş işlemini yapacak. Geçiş işleminin en geç 10 günde tamamlanacak.
Şehiriçi bedava olabilir
Telekom firmalarının şehiriçi hizmeti verebilmesi için öncelikle A tipi lisansa sahip olmaları gerektiğini belirten Süperonline Genel Müdürü Savaş Ünsal, TK ile bunun dışında ayrıca bir lisans anlaşması daha imzalanacağını söyledi.
Şehiriçi görüşmelerinin rekabete açılmasıyla serbestleşmenin tamamlanacağını belirten Ünsal, "Geçen hafta yerel alan paylaşımı anlaşması imzaladık. Bundan sonra TT santrallarının içine kendi santrallarımızı de koyabileceğiz. Bu büyük bir gelişme. Şehiriçi görüşmelerini de yaptırmaya başlamamız ile birlikte artık sektör tam serbest hale gelecek. Yeni bir dönem başlıyor" dedi.
TT dışında diğer operatörlerin de şehiriçi görüşmeler yaptırmaya başlamasıyla fiyatların "bedava" denecek seviyelere kadar ineceğini belirten Ünsal, "Tek eksiğimiz vardı o da şehiriçi hizmeti verememek. Örneği eskiden ABD ile görüşme 1 dolara yapılırken nasıl 8 cente indiyse, şehiriçi görüşmeler de ucuzlayacak. Hatta planlarımız arasında ABD'deki gibi, düşük bir ücret karşılığında abonelerimizi şehiriçi ile bedava konuşturmak bile var" diye konuştu.

'Süper bilgisayar'da Türk imzası


HP ve Intel'in desteği ve Proline'nin entegratörlüğünde İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ) kurulan ''süper bilgisayar'' sistemi, iklim modellemelerinden, savaş simülasyonlarına, araç çarpışma testlerinden uzun vadeli ve gerçekçi ekonomik öngörülere kadar pek çok hesaplanması güç işlemi yapabilecek.İTÜ'deki sistem, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, finans, otomotiv ve savunma sanayi temsilcileri ve yerel yönetim uzmanlarının katıldığı bir toplantıyla tanıtıldı.Sistemin tanıtımına ilişkin gerçekleştirilen teknik sunumun ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Proline HPC (Yüksek Başarımlı Hesaplama Çözümler) İş Geliştirme Müdürü İlker Rodoplu, süper bilgisayarın, normalde bilgisayarların hesaplayamayacağı çok büyük problemleri çözen sistemler olduğunu söyledi.Bu teknolojinin çok geliştiğini dile getiren Rodoplu, pratik ortamda görülen deneylerin bilgisayar ortamında gerçekleştirilebildiğini anlattı.Sistem ile araç çarpışma testlerinin yapılabildiğini anlatan Rodoplu, şunları kaydetti:''Her bir araç çarpışmasında bir araç harcanıyor. Biz bunları bilgisayar ortamında sanallaştırarak, bu deneylerin maliyetini sıfıra indirebiliriz. Süper bilgisayarlar hayatımıza her konuda giren bir sistem. Örneğin global ısınma olabilir, bunun geniş etkilerini bekleyerek, görerek anlayabiliriz. Ancak süper bilgisayar sistemleriyle bunların simülasyonlarını yaparak, ileride 10 yıl 30 yıl sonra ne durumda oluruz, çok kısa sürede görebiliriz. Bu sistem sayesinde bir nükleer patlama olduğunda ne gibi zararları olabilir, kaç kişi ölür, kaç kişide hasar oluşur, serpintilerin yayılma modellemeleriyle birlikte bunları bilmemiz mümkün. Aynı şekilde savunma sanayi tarafında savaş simülasyonları yapabiliriz. Artık her bir üretim için prototip üretmek zorunda değiliz, bilgisayar ortamında prototipimizi üretiyoruz, testini bilgisayar ortamında yapıyoruz. Bütün bunlar bizim maliyetlerimizi çok kısıyor.''Saniyede 6 trilyon işlemBugün gerçekleştirilen toplantıda, İTÜ'deki sistemin tanıtımının amaçlandığını ve diğer kuruluşlara uygulanabilirliğinin anlatıldığını belirten Rodoplu, İTÜ'de, sistem sayesinde iklim modeli araştırması yapıldığını anlattı.Süper bilgisayarların otomotiv, uçak tasarımı, gemi inşa gibi pek çok sektörde kullanılabileceğini ifade eden Rodoplu, şöyle devam etti:''Şu an sistemimize çok büyük bir talep var. Buradaki süper bilgisayar şu an dünyanın 3. en güçlü bilgisayarı özelliğine sahip. Bu bilgisayar saniyede 6 trilyon işlem yapabiliyor. Normal bilgisayarın 2000-3000 katı daha hızlı bir sistem. Hesaplama gücü çok fazla, bunları normal bir bilgisayarda yapamayız. Yapmak istediğimizde sonucunu alabilmemiz belki 100 yıl sürer. Nükleer serpinti olaylarını, ilkim değişikliklerini, savaş simülasyonlarını sadece bu bilgisayardan hesaplayabiliriz.'' Rodoplu, sistemin maliyetine ilişkin olarak ise maliyetlerin bir kaç yıl öncesine göre ucuzladığını, 1 milyon dolara kurulan sistemi artık 50 bin dolara kurmanın mümkün olabildiğini anlattı.Proline'ın, firmaların kullanım alanlarına göre proje geliştirdiğini, maliyetlerin de yabancı firmalara göre çok daha düşük olduğunu ifade eden Rodoplu, önümüzdeki dönemde en fazla talebi otomotiv sektörü ve akademik çevrelerden almayı düşündüklerini sözlerine ekledi.

6 Haziran 2007 Çarşamba

Nette Bu 4 Kelimeden Uzak Durun


Uzmanlar, arama motorunda bulunan siteye tıklandığında yüzde 4 casus yazılım ve virüsü bulaşma ihtimali bulunduğunu açıkladı.

Bilgisayar güvenliği uzmanları, bir internet arama motorundan bulunan siteye tıklandığında yüzde 4 casus yazılım veya bilgisayar virüsü bulaşma ihtimali bulunduğu uyarısı yaptılar.

Anti virüs yazılım şirketi McAfee tarafından yapılan bir araştırmada, sadece ABD’deki kullanıcıların kendilerini online güvenlik sitelerine götürmesi amacıyla ayda 276 milyon civarında arama yaptıkları ortaya çıktı.

Virüsle mücadele şirketinin, internetin beş büyük arama motoru, webdeki aramaların yüzde 93’ünü oluşturan Google, Yahoo, MSN, AOL ve Ask’da yaptığı araştırmada, American On Line (AOL) şirketi en güvenli, Yahoo ise en riskli çıktı. AOL’de yapılan aramalarda sitelerin yüzde 2,9’u, Yahoo’da ise yüzde 5,4’ünün riskli olduğu belirlendi.

McAfee şirketinin araştırmasında, webde yapılacak en tehlikeli aramaların da dijital müzik paylaşımının olduğu P2P siteleri olduğu ortaya çıktı.

"Bearshare" P2P sitesi yüzde 45,9 ile en riskli sonucu verirken, bunu yüzde 37,1 "Limewire", yüzde 34,9 ile "Kazaa" ve yüzde 32 ile "Winmix" izledi.

Diğer riskli arama kelimelerinin de yüzde 42 ile "screensavers" (ekran koruyucu) ve yüzde 31,1 ile "wallpapers" (duvar kağıdı) olduğu belirlendi.



iPhone 29 Haziran'da satışa çıkıyor


Apple, merakla beklenen iPhone'un satışının 29 Haziran'da başlayacağını duyurdu.
Televizyonlarda reklamları dönmeye başlayan iPhone'un 29 Haziran'da satışa çıkacağı resmi olarak duyuruldu. Reklamda iPhone'un özellikleri sırayla gösterilirken, geniş ekranı da ön plana çıkarılıyor.

500-600$ civarında satılması beklenen ürünün Avrupa ve Japonya'da ne zaman piyasaya sürüleceği ise henüz netlik kazanmadı. Ürün satışı internet, Apple ve AT&T Inc. mağazalarında gerçekleştirilecek

JFK saldırısında Google'ın rolü


John F. Kennedy Havaalanı'nın benzin borularının olduğu kesimin hedeflendiği saldırıyla ilgili gözaltına alınanların sorgulaması sonucu enteresan bilgilere ulaşıldı.

Bölge Mahkemesi'nin resmi tutanakları ve gözaltına alınanların savunmalarıyla ilgili resmi belgeler internette hızla yayılıyor. İfadelerde, saldırıyı planlayanların, saldırıyı gerçekleştirecek olan teröriste Google'ın harita servisi ve Google Earth üzerinden ilgili bölgelerin tarifini verdiği ve resim çıktıları aldığının tespit edildiği yazıyor. Aynı zamanda yakıt tanklarının konumu ve hava trafik kulesiyle ilgili çizimlerde de bu fotoğraflardan faydalanıldığı ifade ediliyor.

Amerika'da tartışılmaya başlanan konuya yapılan yorumlara ise farklı görüşler hakim. Kullanıcıların bir kısmı "Teröristler cep telefonu, kamera, CD/DVD vb. de kullanmış mı?" diyerek ironik bir şekilde olayı sorgulayıp Google tarafını savunurken bir kısım kullanıcılar da Google'ın uydular aracılığıyla herkesi izlemesinin rahatsızlık verici olduğunu ve teknolojiyi kötüye kullananların büyük sorunlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.

5 Haziran 2007 Salı

Yeni Sony Ericsson K810i




Üst segmentte yer alan Sony Ericsson K810i modelinin piyasaya sürülmesiyle birlikte Cyber-shot ailesine yeni bir üye daha eklenmiş oldu.
Sony Ericsson K790i'nin makyajlanmış hali olarak nitelendirebileceğimiz Sony Ericsson K810i, yaklaşık 5 mm daha ince bir yapıya sahip. Telefonda objektif kapağının biraz daha içeride tasarlanmış olması dikkatimizi çekiyor. Zira Sony Ericsson K790i'de objektif kapağı daha dışarıda yer alıyordu. Beyaz aydınlatmaya sahip metalik tuş takımı ve joystick telefona farklı bir hava katmasına rağmen çoğu kullanıcı için ergonomik gelmeyebilir. Sony Ericsson'un yeni nesil telefonlarında farklı bir tuş takımı dizaynına geçiş yaptığını görüyoruz. Firmanın pek çok modelinde olduğu gibi bu telefonda da joystick kullanılması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Çünkü çoğu cep telefonunda joystick mekanizması ileri vadede kimi problemler çıkarabiliyor.

Telefonda UMTS şebekesi desteği ve görüntülü görüşme için 2. kamera mevcut. UMTS alt yapısının ülkemizde devreye girmesiyle beraber 3G telefonlar daha da değer kazanacak ve bu tür telefonlara olan talep artacaktır. Ülkemizde bulunan EDGE desteği telefonda ne yazık ki yer almıyor.

Sony Ericsson K810i'de 3.2 megapiksel çözünürlüğünde otomatik odaklama özelliğine sahip kamera ve xenon flaş kullanılmış. Xenon flaş özellikle loş mekanlarda klasik led flaşlara oranla çok daha başarılı performans sergiliyor. Telefonda Cybershot menüsü ve detaylı kamera ayarlarına yer verilmiş. (Alacakaranlık modu, plaj modu, manzara modu vb) Ayrıca PhotoDJ yazılımıyla karanlık çıkan fotoğraflar üzerinde düzenlemeler gerçekleştirebiliriz. Telefonla 176x144 piksel 3GP formatında video kaydı yapılabiliyor. Ancak günümüzdeki telefonlarda 352x288 piksel MPEG4 video kaydı gitgide standart hale gelmeye başladı. Sony Ericsson'un kısa süre içinde video kaydı konusunda gelişimlere gitmesi gerekiyor. Firma ileride video kaydı konusunda ön plana çıkan farklı bir seriyle karşımıza çıkabilir.

Telefonda 2.0 inç 240x320 piksel (QVGA) 262.144 renk TFT ekran kullanılmış ve 64 MB'lık büyük dahili belleğe yer verilmiş. Memorystick Micro hafıza kartlarıyla telefonun bellek kapasitesini 2 GB'a kadar arttırabiliyoruz.

Sony Ericsson K810i MP3, AAC, AAC+, E-AAC+, WAV, WMA, M4A ve MIDI gibi ses formatlarını destekliyor. Sony Ericsson'un izlediği farklı pazarlama stratejisi gereği Walkman telefonlarda yer alan ‘'Megabass özelliği bu telefonda bulunmuyor. Ancak telefonda stereo genişletme özelliğinin bulunması avantaj olarak düşünülebilir. Sony Ericsson, RDS destekli FM radyo özelliğini de eksik etmemiş. Bu özelliği destekleyen radyo istasyonların sunduğu bilgileri telefonda görebiliriz. Telefonda yer alan multi-tasking özelliğiyle birden çok işlemi aynı anda gerçekleştirebiliriz. Örneğin arka planda müzik çalarken internette gezinebiliriz.
Sony Ericsson K810i'de zengin bağlantı seçenekleri bulunuyor. Bluetooth V2.0 ve kızılötesi portuyla rahatça diğer bilgisayarlar ya da telefonlarla kablosuz veri aktarımı yapabiliriz. Telefon ayrıca USB 2.0 desteği de bulunuyor. Telefonda A2DP profili desteği iyi düşünülmüş. Böylece telefonda rahatça stereo Bluetooth kulaklık kullanabiliriz. Firmanın telefonda kullandığı 950mAH değerine sahip lityum polimer batarya 400 saate kadar bekleme ve 10 saate kadar konuşma süresi vaat ediyor. Ancak bu değerlerin laboratuvar ortamlarında en iyi şartlarda belirlendiğinin altını çizmek gerekir.



Hem kredi kartı, hem kol saati


MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink'le ilk kol saati kredi kartı uygulamasını hayata geçirdi. MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saatin lansmanı Cardist Kart Teknolojileri Fuar'ında yapıldı. Pratik ve hızlı kullanımı ile düşük bedelli harcamalarda bozuk para derdine son veren MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saat ile kartlı ödemede yeni bir dönem başlıyor. Kredi kartı anlayışında yeni bir çağ başlatan MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink ile Avrupa'nın ilk kol saati kredi kartını kullanıcıların hizmetine sundu. MasterCard, PayPass ile kredi kartı kullancılarını nakit para ve bozuk para taşıma derdinden, slip imzalama zahmetinden ve vakit kaybından kurtarıyor, hızlı ve kolay ödeme imkanı sağlıyor. Bonus Trink PayPass lansmanının üzerinden 10 ay gibi kısa bir süre geçmesinin ardından şimdi de PayPass teknolojisini kredi kartı formundan çıkartarak kol saatine taşınıyor Kredi kartında yeni formlar, yeni trendler... MasterCard işbirliğiyle kullanıma sunulan PayPass kredi kartı özelliğine sahip Bonus Trink saat, klasik kredi kartı anlayışını yıkarak yeni bir trend yaratıyor. Aynı zamanda şık bir aksesuvar olmasından dolayı tüketicilerin her zaman yanlarında taşıyabilecekleri Garanti Bonus Trink Saat, cüzdan taşıma, kredi kartı çıkarma derdine son verirken 35 YTL'nin altındaki işlemleri saati kart okuma cihazına dokundurarak ödemeye olanak sağlıyor. Garanti Bankasının MasterCard PayPass özellikli saatleri, Bonus Trink kartların geçerli olduğu Burger King, Cine Bonus, Pizza Hut, Kentucky Fried Chicken, Toyzz Shop, BAT Airport Cafe, Remzi Kitabevleri, İstanbul Denizcilik İşletmeleri (İDO), TAV otoparkları, Coca Cola otomatları gibi PayPass terminaline sahip 1.200'ü aşkın noktada kullanılabilecek. Ayrıca Bonus Trink kredi kartında olduğu gibi, Bonus Trink saatler de tüm dünyada MasterCard PayPass terminaline sahip 46.000 üye işyerinde geçerli olacak.

Sivilceli fotoğraflara son


HP, 7 megapiksellik yeni dijital fotoğraf makinesi Photosmart R837’yi Türkiye’de satışa sunduğunu duyurdu. R837, makine üzerinde cilt kusurlarını giderme ve beden inceltme özellikleri ile adeta bir dijital güzellik merkezini andırıyor. Sadece HP dijital fotoğraf makinelerinde bulunan HP Tasarım Galerisi sayesinde kullanıcılar, çok sayıda çerçeve ve renk efekti ile filtre arasından istediklerini çektikleri fotoğraflara uygulayabiliyor. Efektler arasında çizgi film ve sepya efektinin yanı sıra önceki modellerin bazılarında yer verilen ve hayli ilgi gören inceltme efekti de bulunuyor. Fotoğrafı çekilen kişileri, bu özelliği kullanarak 2 beden inceltmek mümkün. Yeni efektler arasında öne çıkan bir başkası da rötuş efekti. Bu efekt ile kullanıcılar, fotoğrafını çektikleri kişinin yüzündeki sivilce, ben gibi kusurları makine üzerinde işaretleyip temizleyebiliyor. Böylece Photosmart R837 sahipleri, fotoğrafta bebek tenli ve olduğundan daha ince görünmeyi tercih edenlerin gönlünde taht kurmayı da başarıyor. HP Photosmart R837, 3x optik zumu, 7 megapiksel çözünürlüğü, 7,6 cm.lik oldukça büyük LCD ekranı ve kamera üzerinde yerleşik fotoğraf işleme özellikleriyle dikkati çekiyor. Gün ışığında bile çekilen fotoğrafların rahatlıkla görüntülenmesini sağlayan ekran, ekstra geniş görüş açısıyla da rahat bir paylaşım zemini yaratıyor. Ekranın büyüklüğü, fotoğraf kompozisyonu oluşturmanın yanı sıra, çekilmiş fotoğrafların edit edilmesini de kolaylaştırıyor. Makine, kaliteli ve sesli video çekimi de yapabiliyor. 640x480 çözünürlükteki video kaydından istenirse tek tek kareler seçilerek fotoğrafa dönüştürülebiliyor. Işık ve Gölge Arasında Denge Yüksek kontrastlı fotoğrafların seçilen kısımlarını otomatik olarak parlaklaştırarak daha canlı görüntüler sağlayan HP Adaptive Lighting teknolojisi, fotoğraflarda karanlık ve aydınlık alanlar arasındaki dengeyi sağlıyor. Dijital fotoğraf makinesi içinde kırmızı göz giderme özelliğini dünyada ilk başaran HP olmuştu. Bu özellik, R837’de de bulunuyor. Üstelik, sadece insan gözlerindeki kırmızılığı değil, hayvanların gözlerinde oluşan kırmızılığı da giderecek şekilde geliştirildi. Makine üzerinde HP tarafından geliştirilen sallanmaya karşı sabit fotoğraf çekme modu da bulunuyor. Çekim sırasında ellerin titremesi neticesinde oluşan bulanıklık da bu şekilde ortadan kaldırılıyor. Böylece, konser, müze gibi karanlık ortamlarda bile başarılı ve net çekimler yapmanın önü açılmış oluyor. Önceki Photosmart serisi makinelerin birçoğunda olduğu gibi R837 de kullanıcısına panoramik fotoğraf çekme özelliği sunuyor. 5 kareye kadar çekilen fotoğraflar, doğrudan makine üzerinde bilgisayara ihtiyaç duyulmadan birleştirilebiliyor ve böylece en güzel doğa ve manzara fotoğrafları çekilebiliyor. Makinenin üstün özelliklerinden biri de deklanşör gecikmesinin sadece 0,37 saniye olması. Dijital fotoğraf makinelerinde hareketli objelerin çekilmesini zorlaştıran deklanşör gecikmesi, R837’de 0,37 saniyeye kadar düşürülmüş. Böylece, küçük çocukların ya da evcil hayvanların fotoğraflarının çekilmesi kolaylaşıyor. Şık ve ince bir tasarıma sahip olan ürünün pilsiz ağırlığı ise sadece 150 gram.
Google