kodak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kodak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2007 Pazartesi

Dijital fotoğrafta kablosuz trend: Wi-Fi

İnternet kullanımının artması, dijital fotoğraf makinelerini de bu alanın içine itti. Üreticilerin hedefi Wi-Fi (kablosuz internet) destekli makinelerle, fotoğrafların bilgisayar olmadan internete yüklenebilmesini sağlamak



Sony, Nikon ve Kodak’ın da aralarında bulunduğu dijital fotoğraf sektörünün önde gelen üreticileri, kablosuz iletişim teknolojilerini yeni model cihazlarında art arda kullanmaya başladı. Firmalar cihazların bilgisayar, internet ve yazıcılarla kablosuz olarak iletişim kurabilmesi için yeni model ürünlerinde Wi-Fi veya Bluetooth teknolojilerini kullanıyor. Wi-Fi, geniş alanda cihazların kablosuz olarak internete bağlanabilmesini sağlarken, bluetooth teknolojisi 10 metre çapında cihazların birbirleriyle kablosuz olarak veri alışverişi yapabilmesini sağlıyor.


PC’ye gerek yok


Sony’nin Cybershot DSC-G1 modeli, Nikon Coolpix S50c ve Kodak EasyShare One ürünleri, firmaların kablosuz teknoloji kategorisinde geliştirdiği modeller arasında yer alıyor.Yeni nesil dijital fotoğraf makineleri sayesinde kullanıcılar çektikleri fotoğrafları Wi-Fi üzerinden internette bir alana yükleyip istediği kişilerle kolaylıkla paylaşabiliyor. Wi-Fi destekli dijital fotoğraf makineleri ev, işyeri veya açık alanlardaki kablosuz internet şebekesine bağlanarak, fotoğrafların bilgisayar ve kablo olmaksızın yüklenebilmesini sağlıyor. Bu cihazlarla internete fotoğraf yüklemenin yanı sıra, Wi-Fi destekli yazıcılar sayesinde çıktı almanın da önü açılıyor. İngilizce “Wireless Fidelity” sözcüğünden gelen Wi-Fi, kablosuz şebeke anlamına geliyor.Bluetooth aracılığıyla da fotoğrafların kolay yoldan bilgisayarlara yüklenmesi veya direkt olarak yazıya gönderilerek çıktı alınabilmesi mümkün oluyor.

Kodak EasyShare One


Çözünürlük: 4.0 MPEkran: 3 inch LCDAğırlık: 225 gramZoom: 3x optikHafıza kartı: Secure Digital/MMC

Sony Cybershot DSC-G1


Çözünürlük: 6.0 MPEkran: 3.5 inch LCDAğırlık: 204 gramZoom: 3x optikHafıza kartı: Memory Stick Pro Duo

Nikon Coolpix S50c


Çözünürlük: 7.20 MPEkran: 3 inch LCDAğırlık: 125 gramZoom: 3x optikHafıza kartı: Secure Digital/MMC


YouTube formatında direkt çekim yapıyor

Casio Exilim’in iki yeni modeli S77 ve S880, çekilen videoların direkt olarak YouTube sitesine gönderilmesine olanak sağlıyor. YouTube için otomatik olarak belirlenen kayıt modunda video çekebilen ürünler, bu videoları 640x480 çözünürlükte ve H.264 formatında kaydediyor. YouTube’un dosya formatına uygun çekilen video yollandığı takdirde, dönüşüm işlemi kısa zaman alıyor ve kalite kaybının önüne geçiliyor.S77, 7.2 megapiksel çözünürlüğe, S880 ise 8.1 megapiksel çözünürlüğe sahip. 3x optik yakınlaştırma ve 2 megapiksel çözünürlüğünde saniyede 4 kare yakalayabilen hızlı çekim modu bulunan EX-S880’in 2.8 inch büyüklüğünde LCD ekranı var. EX-S77’nin ise 6 inç büyüklüğünde LCD ekranı bulunuyor.

9 Haziran 2007 Cumartesi

Fotoğraf makinenizin bilmediğiniz gizli güçleri


Binbir hevesle aldığımız sayısal fotoğraf makinelerinin birçok özelliğinin ya farkında değiliz, ya da sık kullanmıyoruz. Oysa pratik ve daha etkili çekimler için yardımcı olacak özellikler makine üzerinde bizi bekliyor. Bu sayımızda sık kullanılmayan fonksiyonlardan bazılarına değineceğim.Fotoğrafı çeken kişi olarak, yakınlarımızın bir arada bulunduğu karede genelde eksik olan bizler oluruz. Ya da iki kişi olarak çıkılan bir tatilden, genelde beraber çekilmiş bir poz olmadan döneriz. Halbuki makinelerimizde bulunan zaman ayarlayıcı çekim fonksiyonuyla bu son derece kolay. Yapacağınız tek şey çekim modu olarak otomatik zamanlayıcıyı seçmek. Bu mod bize farklı süre seçenekleri verir.Çekeceğimiz konu ve mesafeye göre uygun zamanı seçeriz. Sonra üç ayak kullanarak veya uygun bir yükseklik bularak makinemizi sağlam bir şekilde sabitleriz ve bizim de dahil olacağımız bir şekilde deklanşöre yarım basarak, odak kilitlemesini gerçekleştiririz. Netlemeyi ve kadrajı ayarladıktan sonra ,bu kez de deklanşöre tam basarak zamanlayıcıyı başlatırız.Daha sonra biz de kareye dahil olarak, makinemizin seçtiğimiz süre sonunda otomatik olarak çekimi gerçekleştirmesini bekleriz. Otomatik zamanlayıcıdan az ışık ortamlarında deklanşöre bastığımızda meydana gelebilecek sarsıntılardan kurtulmak için de yararlanabiliriz. Flaş kullanmadan uzun pozlama ile çekeceğimiz gece fotoğraflarında da imdadımıza yine bu fonksiyon yetişecektir. Önümüz yaz. Arka planda pırıl pırıl bir deniz varken ön planda çekeceğimiz konunun karanlık çıkması ve istenmeyen sonuçlar vermesi mümkün. Ters ışık alan bu durumlarda dolgu flaş özelliğinden, yani flaştan yararlanmamız bize yardımcı olacaktır. Bu özelliği kullanmadan çekeceğiniz karede arka plan net olurken konunuz karanlık çıkacaktır. Dolgu flaşı kullandığımızdaysa ön plandaki konumuz da, arka plandaki manzara da net çıkacaktır. Yine güneşli bir günde bir portre çekiminde oluşabilecek gölgelerden kurtulmak için de bu özellikten yararlanabiliriz. Güneşin tepede olduğu ve fotoğraf açısından çok uygun olmayan ışık ortamlarında renklerin daha ılık ve sıcak çıkması için pek kullanmadığımız bir ayardan yararlanabiliriz. Beyaz ayarı (White Balance) fonksiyonu burada imdadımıza yetişecektir. Beyaz ayarını Otomatik (Auto) moddan, "Bulutlu" moduna getirir ve fotoğrafımızı bu ayarda çekersek, daha ılık ve etkili tonlara ulaşmış oluruz. Makinelerimiz üzerinde genelde bir kare içerisindeki +/- simgesiyle gösterilen pozlama telafisi (Exposure Compensation) fonksiyonu, kullanmayı unuttuğumuz ya da ihmal ettiğimiz bir başka önemli özellik. Yine yaz örneğinden yola çıkarsak, plajda, deniz kenarında parlak ışık kaynağı çok fazla olacağından genel olarak makinenizin hesapladığı değer yanlış olabilecektir. Bu ve benzer durumlarda bu değere müdahalede bulunarak fazla ya da eksik pozlamayı lehinize çevirebilirsiniz.
Google