9 Temmuz 2007 Pazartesi

Okyanus Dalgasından elektrik üretiliyor


Siemens basın merkezinden aldığımız bir habere göre, Almanya Heidenheim'de kurulan Voith Siemens Hydro (VSH) dalga enerji sistemlerini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. VSH hali hazırda İskoçya'da test amacıyla yaklaşık 50 eve elektrik sağlayan dalga enerjisi santralini işletiyor. 2005'te İskoç şirketi Wavegen'i alan VSH son dönemde ise dalga enerjisine yoğunlaştı. 2000 yılından beri dalga enerjisi uzmanı olan Wavegen, İskoçya'nın Islay adasında pilot bir tesis işletiyor. Tesis dalgalı su sütunu teknolojisini kullanıyor. Huni şeklinde bir tavan ile kaplanan su, dalga sayesinde bu yapı içinde inip çıkıyor. Suyun bu hareketiyle huninin içerisinde sıkışan ve genleşen havanın yarattığı basınç farkı sayesinde açığa çıkan ve depolanan enerji türbin ve jeneratör yoluyla elektriğe dönüştürülüyor.Tesis şimdilik sadece yaklaşık 50 eve elektrik sağlamasına rağmen, VSH ileride bu teknolojinin büyük ölçekli ticari enerji santrallerinde kullanılması için çalışmalar yürütüyor. Uzmanlar okyanuslardaki bu enerjinin yaklaşık 1 teravatının (yaklaşık 1,400 geleneksel enerji santralinin enerjisine denk) potansiyel olarak kullanılabileceğini tahmin ediyor.

6 Temmuz 2007 Cuma

Webcam'de kusursuz fotoğraf


Video görüşmeleri ve paylaşımlarınızı yaparken eşsiz görüntü kalitesini bu kamera ile yakalayacaksınız.

Dünyanın lider webcam üreticisi Logitech ve dünyanın önde gelen optik firması Carl Zeiss video görüşmeleri ve paylaşımları için eşsiz bir görüntü kalitesi sağlamak amacıyla özel bir işbirliği yaptıklarını duyurdu. Carl Zeiss ve Logitech işbirliği webcam görüntü kalitesinde yeni bir standard yaratmak amacıyla gerçekleştirildi. .
Carl Zeiss'le birlikte tasarlanan ilk webcam’ler ise Logitech QuickCam Pro 9000 ve Logitech QuickCam Pro for Notebooks oldu. Sözkonusu ürünler Ağustos ayında Türkiye pazarında olacak.
Logitech'in webcam liderliğini Carl Zeiss'in 160 yıllık optik uzmanlığıyla birleştiren bu yeni QuickCam Pro-serisi webcam görüntü kalitesine yeni bir boyut kazandırıyor. Video görüşmelerinde mükemmel bir görüntü detayı ve gerçeğe yakın bir netlik sunuyor.
Logitech QuickCam Pro 9000 ve QuickCam Pro for Notebooks
Logitech, Carl Zeiss optikleriyle kalmıyor. Logitech QuickCam Pro 9000 ve QuickCam Pro for Notebooks webcam’leri mauel odaklanmanın yarattığı rahatsızlığı ortadan kaldırarak, hızlı ve akıcı bir odaklanma için yüksek kaliteli oto-fokus (autofocus) sistemini kullanıyor. Logitech'in oto-fokus sistemi ile webcam’ler “image-edge” keskinliğindeki değişiklikleri telafi edebiliyor. Logitech'in oto-fokus sistemi görüntüyü üç saniyeden kısa bir sürede yeniden odaklayarak en yakın çekimlerde bile görüntünün net olmasını sağlıyor.
QuickCam Pro 9000 ve QuickCam Pro for Notebooks insanların arkadaşları, aileleri, iş arkadaşları ve müşterileriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlayan yüksek pixelde görüntüler oluşturuyor.
Video iletişimi için, her iki webcam de popular video mesaj uygulamaları olan Skype, Windows Live Messenger, Yahoo! Messenger ve AIM ile sorunsuz çalışıyor.
Yüksek çözünürlüklü video fotoğrafları için QuickCam Pro 9000 ve QuickCam Pro for Notebooks saniyede 30 kareye kadar video çekimi yapabiliyor. Her iki webcam de 720 pixel yüksek çözünürlüklü video formatını desteklediği için insanlar 960'dan 720 pixele kadar kayıt yaparak inanılmaz keskin video klipleri çekip izleyebilir.
Logitech QuickCam Pro 9000 ve Logitech QuickCam Pro for Notebooks webcam’leri RightSound and RightLight 2 Teknolojisinin yanında sekiz megapixele kadar fotoğraf çekebilen iki-megapixel sensöre sahip. Tüm bu özellikler bir arada video görüşme deneyimini zenginleştiriyor.
Logitech RightLight 2 Teknolojisi yetersiz ve değişken ışık ortamlarında; örneğin bir pencerenin arka ve yan ışıklandırmayı kötü etkilediği durumlara otomatik olarak uyum sağlıyor. Logitech'in geliştirilmiş RightSound Teknolojisi ses yankılanmasını ortadan kaldırmanın yanında yeni ses engelleme özelliğiyle arka plan seslerini azaltıyor.
Bugüne kadar 15 milyon kez indirilen avatar, yüz ifadeleri ve yeni Fun Filter'lara sahip Logitech Video Effects video görüşmelerini daha eğlenceli bir hale getiriyor. Logitech Video Effects yazılımı sayesinde tamamen üç boyutlu animasyon karakterlerine (avatars) dönüşebilir ya da onların ekrandaki görüntülerine gözlük sakal ya da eğlenceli şapkalar aksesuarlar ekleyebilisiniz.
Logitech Video Effects bu özelliği destekleyen webcam'ler için ücretsiz ve yazılımı www.logitech.com/videoeffects adlı siteden indirebilirsiniz.
Logitech QuickCam Pro 9000 ofis ve evde kullanım için esnek uyumlu bir tabana sahip ki bu da webcam'in hemen her monitörün önüne rahat bir şekilde oturmasını sağlıyor. Seyahat halinde olan profesyonel kullanıcılar için ise Logitech QuickCam Pro for Notebooks koruyucu seyahat çantası ve 20 mm kalınlığındaki bir panele bile uyabilen ayarlanabilir, yaylı klips ile birlikte satılıyor. Çok yönlü QuickCam Pro for Notebooks aynı zamanda bir masa üzerine oturabilecek ve webcam'i göz seviyesine yükseltecek şık bir standa sahip.
Logitech QuickCam Pro 9000 ve QuickCam Pro for Notebooks Ağustos ayında Türkiye pazarına sunulacak.

4 Temmuz 2007 Çarşamba

Biyometrik kart geliyor


Kimlik kartı yerine kullanılacak olan, biyometrik veriler de içeren "elektronik vatandaşlık kartı" için çalışmalar pilot bölge oluşturularak başlayacak.
Kimlik kartı yerine kullanılacak olan, biyometrik veriler de içeren "elektronik vatandaşlık kartı" için çalışmalar başlıyor. Elektronik vatandaşlık kartı ilk aşamada belirlenecek olan pilot bölgede hayata geçecek. Vatandaşlık Kartı Projesiyle ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı Başbakanlık Genelgesi bugünkü Resmi Gazete’de yayınlandı. Genelgeye göre vatandaşlık kartının hayata geçirilmesi öncelikle sağlık ve sosyal güvenlik alanında olacak. Pilot proje 3 aşamadan oluşacak. Birinci aşamada, vatandaşlık kartı, kart okuyucular, TÜBİTAK- Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) tarafından geliştirilecek işletim sistemi ve uygulamaların testi UEKAE içerisinde yapılacak. İkinci aşamada, ilgili tarafların kararıyla belirlenecek bir ilçede, 10 bin vatandaşı kapsayan bir pilot uygulama gerçekleştirilecek. Üçüncü aşamada ise uygulama 300 bin vatandaşı kapsayacak şekilde, ikinci aşamanın uygulandığı ilçenin bağlı bulunduğu ilde denenecek. Vatandaşlık kartının basımı, dağıtımı ve sağlık hizmetlerinde kullanımına yönelik süreçlerin de test edilmesi açısından, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı da pilot uygulamaya katılacak. Pilot uygulamanın her aşamasında, bir sonraki aşamaya geçmeden önce Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve ilgili taraflar yakın işbirliği içerisinde uygulamayı değerlendirecek. Vatandaş memnuniyeti, ölçeklendirme ve uygulanabilirlik açısından başarı sağlandığında, eylemin sorumlu ve ilgili kurumlarıyla birlikte karar verilerek, bir sonraki aşamaya geçilecek. Vatandaşlık kartının, ülke geneline yaygınlaştırılması aşamasında kartın tüm vatandaşlar için üretilmesi ve dağıtılması görevini eylemin sorumlu kuruluşu Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü üstlenecek. Bu aşamada, vatandaşlık kartı eyleminin hayata geçirilmesindeki diğer yonga üretimi, kart basımı ve benzeri süreçler, işin mali ve ekonomik yönü de göz önüne alınarak, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yürütülecek.
BİYOMETRİK VERİLER KULLANILACAK
Halen kullanımda olan nüfus cüzdanının yerini alacak olan vatandaşlık kartı üzerinde sadece statik bilgiler yer alacak, değişken bilgilere yer verilmeyecek. Kart içerisinde temel olarak kart sahibine ait kimlik bilgileri bulunacak. Vatandaşlık kartı ile sağlanan hizmetlerde, hizmetin özelliğine göre farklı güvenlik seviyelerinde kimlik doğrulama yöntemleri olan şifre, fotoğraf, biyometrik veri kullanılabilecek. Biyometrik kimlik doğrulama yöntemi olarak parmak izi eşleştirmesi kullanılacak. Parmak izi verisi sadece kartın üzerinde bulunacak, merkezi herhangi bir veritabanında tutulmayacak.Başbakanlık genelgesinde proje kapsamında tüm kamu kurum ve kuruluşların eş güdüm içinde çalışması istendi.

29 Haziran 2007 Cuma

Şişme uzay oteli için Amerikan uydusu


Ruslar, şişme uzay oteli yapımında kullanılacak bir Amerikan uydusunu uzaya fırlattı.
Maliyeti 500 milyon doları bulacak otel projesinin, 2015 yılında tamamlanması planlanıyor. Otel, şişirilebilir modüllerden oluşacak.
“Genesis” ve “Guardian” gibi uydularla şişme yapıların dayanıklılığı ve yapım tarzı testten geçirilecek, daha sonra “BA330” adı verilen devasa prototip yörüngeye yerleştirilecek. Bütün bu deneyler tatminkar sonuç verirse, “Bigelow Aerospace” şirketi, otel inşaatına 2011 ylında başlayacak.

BİLİŞİM 500 SONUÇLARI AÇIKLANDI


İnterpromedya tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl 8.’si yapılan, Türkiye Bilişim Sektörü’nün referans niteliğindeki tek araştırması “Bilişim 500” sonuçları açıklandı.
26 Haziran 2007 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapılan özel bir törenle ilk 10’da yer alan şirketlerin yanı sıra; yazılım, donanım, hizmet ve özel bölüm başlıkları altında toplam 49 kategorinin birincilerine plaketleri takdim edildi.

Sektörün lideri Türk Telekom...

Kuruluşların resmi belgelere dayalı beyanları ile net satış gelirleri esas alınarak yapılan Bilişim 500 Araştırması’nın bu yıl ki lideri Türk Telekom oldu. İlk üç sırayı Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone alırken, ilk 10’da yer alan şirketler sırasıyla KVK Teknoloji Ürünleri, Genpa, Avea, İndeks Bilgisayar, Netcell, Hewlett-Packard ve Teknosa oldu.

İnterpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir’in açılış konuşmasıyla başlayan gecede konuk konuşmacı olarak Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul söz aldı. Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı ve alt kategorilerine ilişkin detay bilgileri konuklar ile paylaşan İnterpromedya Araştırma Grup Müdürü Özlem Unan konuşmasında; Türkiye bilişim pazarının 2006 yılında % 11.6 büyüyerek 20.9 milyar dolar ciroya ulaştığını, bu rakamın 2007 yılında % 10 büyüyerek 23 milyar dolar büyüklüğe ulaşmasını beklediklerini belirtti. Unan konuşmasında ayrıca; Bilgi teknolojileri pazarının % 26 büyürken, iletişim teknolojileri pazarındaki büyümenin % 7 olduğuna ve ADSL internet abonelerinin hızla artmasının kişisel bilgisayar satışlarını arttırdığına dikkat çekti. Özlem Unan ayrıca, 2006 yılında en fazla büyüyen pazar grubunun % 42 ile yazılım olduğunu açıkladı.

2006 yılında iletişim teknolojileri pazarının büyümesinin beklentinin altında kaldığını belirten Özlem Unan, bu pazardaki büyümeyi internet hizmetleri ve mobil telefon satışlarının sağladığının altını çizdi. Unan, mobil telefon pazarını kapsayan telekom donanımı pazarının % 15 büyüdüğünü belirtirken, 2005 yılında üç operatörün toplam cirosunun 6.9 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2006 yılında 7.1 milyara yükseldiğini açıkladı.

İlk kez bir perakendeci ilk 10’da...

Bu yıl üretici firmalar ve toptancı/dağıtıcı/bayi olan firmaların ayrı ayrı değerlendirildiği Bilişim 500 Araştırması sonuçları, birçok çarpıcı rakamı ortaya koydu. Sıralamada süpriz isimlerin de yer aldığı araştırmada Teknosa ilk 10’da yer alarak bir ilke imza attı.

En fazla büyüyenler...

Bilişim sektörüne ayna tutan Bilişim 500 Araştırması’na göre, son 1 yılda en fazla büyüyen bilişim şirketi Biotekno olurken, son 5 yılda en fazla büyüyen bilişim şirketi İstanbul Bilişim Merkezi oldu.

Bilişim sektörünün referans kitabı Bilişim 500

İnterpromedya tarafından bu yıl 8.’si gerçekleştirilen Bilişim 500 Araştırması birçok veriyi de ortaya koyuyor. Tören sonunda konuklar ve basın mensupları ile paylaşılan Bilişim 500 kitabı, hem Türkçe hem İngilizce hazırlandı. Kamu ve özel sektörde görev alan üst düzey yöneticiler, satınalma ve bilgi işlem yöneticileri tarafından büyük ilgi gören Bilişim 500 kitabı, İnterpromedya tarafından ticari ateşeliklerle paylaşılıyor ve Türkiye’de olduğu gibi yurtdışındaki yatırımcılar için de bir rehber olma niteliği taşıyor. Bilişim 500 kitabı, 27 Haziran 2007 itibariyle İnterpromedya’dan temin edilebilecek.

www.interpromedya.com.tr/bilisim500

Şifre çalma sitelerinde rekor


IBM ISS X-Force ar-ge birimi son bir haftada 114,013 yeni şifre çalan web sitesi tespit etti. Anti-yemleme çalışma grubu bu sayının yeni bir rekor olduğunu bildirdi.
Belirlenen son yemleme siteleri verilerine baktığımızda, bu sitelerin %99.8’i otomatik şifre çalma kitleri kullanıyor. Geri kalan 158 (%0.2) sitenin ise herhangi bir otomatik yayılma stratejisi uygulamadığı tespit edildi.

Kayıtları incelendiğinde, söz konusu yemleme kit sitelerinin 111 adet alan adına bağlı olduğu ortaya çıktı. Bu alan adlarının %33’ü Hong Kong (.hk), %14’ü Tayvan (.tw) ve %8’i Çin (.cn) ‘e kayıtlı olduğu görüldü.

X-Force tarafından yapılan incelemede bu saldırıların %85 gibi büyük bir çoğunluğunun tek bir bankaya yönelik olduğu görüldü

Dijital gebelik testi


Artık gebelik testi uyguladığınızda acaba sorusu aklınızda kalmayacak. Birçok ev tipi gebelik testinin, kullanıcılarda emin olamama ve sonuçları net yorumlayamama sorunu yaratmasına çözüm olarak geliştirilmiş Clearblue, aynı zamanda dünyanın ilk dijital gebelik testi.
Clearblue, test süreci boyunca kadına güven verirken; sonucunu da ekranda “Pregnant” (Hamile) veya “Not Pregnant” (Hamile Değil) şeklinde kelimelerle gösteriyor. Hamilelik ile ilgili teknolojik çözümlerde dünya piyasasının %70’ini elinde bulunduran dev İngiliz şirketi Unipath’in ürettiği Dijital hamilelik Testi ile en az laboratuara gidip test yaptırdığınızdaki kadar güvenli sonuçlar alabiliyorsunuz.

Net sonuç, kolay kullanım, günün herhangi bir saatinde testi yapma rahatlığı, adetin gecikmesini beklemeden 4 gün önce kullanabilme imkanı gibi üstün özelliklerinin yanında bir kutuda 3 test olanağı da Clearblue Dijital Gebelik Testi’ni benzersiz kılıyor. Emici fitilin 5-7 saniye akan idrara tutulmasından sonra kartuşun gövdeye takılarak, "Test hazır" sembolü yanıp sönerek testin doğru şekilde okunduğunu belli etmesiyle birkaç dakika içerisinde sonuç kelimelerle ekranda görülüyor.

Yalnızca eczanelerde satılan ürünün fiyatı 30.80 YTL.

28 Haziran 2007 Perşembe

Oyunların galibi şiddet ve seks oldu


2005 yılı boyunca oyunseverler bir yandan yeni nesil oyun konsollarıyla ilgili sızan haberlerle heyecanlandı, bir yandan da çok satan oyunların devam bölümleriyle geceleri gündüze karıştırdı...


Radikal Yılın ilk ses getiren oyunu Need for Speed serisinin ikincisi NFS2 oldu. Daha fazla araba, daha geniş mekânlar ve daha çok detay, şehir yarışı tutkunları için sene boyunca heyecan hapı olarak hizmet verdi (24/01).


Geçtiğimiz sene oyun üreticileri beyazperdede başarı göstermiş mafya filmlerin oyunlarıyla uğraştı. Efsanevi 'Godfather' (Baba) ve 'Scarface' (Yaralı Yüz) filmlerinin oyunlaştırılması çalışmalarına geçtiğimiz yıl başlandı (07/02).


Seslendirmesini Sean Connery'nin yaptığı İstanbul'da geçen 'James Bond: From Russia with Love' da 2005'in beyazperde transferleri arasındaydı (08/08).


Microsoft'un oyun konsolu Xbox'ın efsane oyunu Halo'nun beyazperdeye yansıtılması için çalışmalara da mayıs ayında başlandı. Filmi çekmesi için Yüzüklerin Efendisi'nin yönetmeni Peter Jackson'ın şirketiyle anlaşıldı (05/09).


Şubat ayında piyasaya çıkan 'World of Warcraft4 ise daha ilk gününde 240 bin sattı (14/02).


Bilgisayar oyunları arasında haklı bir şöhrete sahip Tetris, geçtiğimiz sene 20. yaşını kutladı (12/12).


İlk oyun cep telefonu Nokia N'gage, satış başarısızlığı yüzünden sene başında yöneticiler tarafından eleştirilmeye başlanmıştı (24/01).


Sene sonuna doğruysa bu telefonun üretimine son verileceği açıklandı (05/12).


'Sıcak kahve' dert olduOyun tarihinin en fazla şiddet, küfür, suç ve kan içeren başlığı 'Grand Theft' Auto: San Andreas'ın içinde gizlenmiş bir özelliğin açığa çıkması seneye damgasını vurdu ve satışlarını bir kere daha patlattı. Oyun içindeki 'Hot Coffee' hilesiyle sansürlenmiş seks sahneleri tam bir 'ekran cümbüşüne' dönüyordu (11/07).


Üretici firma bir yamayla bu hileyi etkisiz hale getirdi ama mahkemeye verilmekten de kurtulamadı.Uzun süre bahsi geçen Türk oyunu 'Pusu' da yine 2005 yılında oyunseverlerle buluştu (18/04).

Telekom'da SMS dönemi


Cep operatörlerinin kullandırdığı SMS hizmeti için Türk Telekom da devrede. Yakında sabit hatlı telefonlardan SMS gönderilip alınacak


Kısa mesaj servisi (SMS), cep operatörlerinin ardından şimdi de bir sabit hat operatörü olan Türk Telekom tarafından başlatılıyor. Cep operatörleri ile karşılıklı tarifeleri belirlenen servisle, yakında sabit hatlı telefonlardan SMS gönderilip, alınabilecek. Bunun için ev ve ofislerde kullanılan telefonların, SMS gönderme/alma teknolojisini desteklemesi gerekiyor. Şu anda piyasada bulunan yeni model pek çok telefonda bu özellik var.Yeni servis ile Türk Telekom'dan, cep operatörleri Turkcell, Telsim ve Avea hatlı cep telefonlarına SMS gönderilecek. Aynı zamanda Turkcell, Telsim ve Avea hatlı cep telefonlarından da Türk Telekom şebekesindeki numaralara SMS gönderimi yapılabilecek.SMS gönderimi için sabit telefonda mesaj servis merkezi numarasını girip, ayarları yapmak yeterli olacak. Avea pahalıTürk Telekom SMS servisinin belirlenen tarifelerine göre, Telekom'dan Turkcell ve Telsim'e bir SMS gönderme ücreti 0.07 YTL, Avea'ya ise 0.13 YTL. Bu fiyatlara yüzde 18 KDV ve yüzde 15 Özel İletişim Vergisi eklenecek.Telekom'la birlikte cep operatörleri de sabit hatta gönderilecek SMS tarifelerini duyurdu. Buna göre, Turkcell ve Telsim bir SMS için 0.15 YTL, Avea ise 0.28 YTL tarife bedeli uygulayacak.Avea'da yüzde 40 payı olan Türk Telekom'un, şu anda açıklanan tarifelerde Avea ile karşılıklı olarak, diğer operatörlerin üzerine çıkmış olduğu dikkat çekiyor.


DİJİTAL OYUNCAKLAR


Yurtdışı rehberi 'cep'teCep telefonu üreticileri, yeni ürünlerinde kullandıkları pek çok farklı teknolojinin yanı sıra, uygulama alanında da sıkı rekabete girdi. BenQ-Siemens'in geçtiğimiz haftalarda piyasaya çıkardığı SL75 modeli, içerisinde bulunan 'şehir rehberi' uygulamasıyla bu rekabette son örnek. Popüler mekânlarTüm SL75'lerde bulunan bu uygulama sayesinde, Londra, Paris, New York, Tokyo ve daha pek çok farklı şehir hakkında detaylı bilgiye, cep telefonu üzerinden her an, her yerde ulaşmak mümkün oluyor. Örneğin, telefonda Londra bölümüne girildiğinde, şehrin ziyareti sırasında dikkat edilmesi gereken önemli bilgiler, otel, restoran bilgileri ve acil telefon numaraları yer alıyor. Bu bölümde ayrıca kültürel aktivitelerle ilgili detaylı bilgiler de var. Kullanıcı, ziyaret ettiği şehirlerle ilgili bölüme, kendisi de yorum girerek, bunu telefonda saklayabiliyor.SL75'in sahip olduğu teknolojiler arasında ise 1.3 megapiksel dijital kamera, müzikçalar, video oynatıcı ve hızlı internet özelliği var.

Bilgisayarın baş düşmanı "toz"!


Bilgisayarın, soğutma işlemi sırasında topladığı tozun, veri ve ekonomik kayıplara neden olmaması için en fazla 2 ayda bir bakımdan geçmesi gerekiyor

Konya'da bilgisayar satış ve bakım hizmeti veren bir şirketin İşletme Müdürü Ali Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kullanımı hızla yaygınlaşan bilgisayarın, artık pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında yerini aldığını belirtti.Sorunsuz bir bilgisayar kullanımı için, kaliteli bir bilgisayar edinmenin yeterli olmadığını, bakımının da büyük önem taşıdığını anlatan Yılmaz, ancak, Türkiye'de özellikle amatör düzeyde kişisel bilgisayar kullananların büyük bölümünün, bilgisayarın bakımı konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini söyledi.En sık karşılaşılan bilgisayar arızalarının başında fan sorunlarının geldiğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:"Bilgisayar çalışır durumdayken, 'Power dağıtıcısı' olarak bilinen ve makineye giren elektriği değişik parçalara aktaran alet ve içinde işlemlerin gerçekleştirildiği, bilgisayarın en pahalı parçası olan 'işlemci', belli sıcaklık seviyesinde tutulmalıdır. Bu iki önemli parçanın aşırı ısınmaması için de soğutucu fanlar görev yapar. Son derece sessiz çalışan bu fanların durması ya da istenen performansı gösterememesi power dağıtıcısı ve işlemcinin yanmasına neden olur.İşlemcinin yanması durumunda oluşacak ekonomik maliyetin bedeli ise 300-400 YTL'yi buluyor. Ortamdan aldığı havayı bilgisayar kasasınıniçine aktaran fanların en büyük düşmanı ise ortamdaki tozdur. Fanın ya da soğutulacak parçaların üzerine biriken tozlar, aşırı ısınmaya bağlı olarak bilgisayara ciddi arızalar verebilir." Yılmaz, evlerde, işyerlerinde ya da bürolarda, bilgisayarın bulunduğu hemen her yerde belli miktar tozun bulunmasının kaçınılmaz olduğunu, bilgisayarın tozla temas etmesinin tamamen engellenmesinin ise son derece zor olduğunu belirtti.Ekranınız donuyorsaBilgisayarın en pahalı parçası olan işlemcinin yanmasıyla sonuçlanan toz birikmesinin en net sinyalinin ise 'ekran donması' olduğunu anlatan Yılmaz, "Üzerinde çalıştığınız bilgisayarın ekranı aniden donar, mausu bile çalıştıramazsınız, bilgisayara müdahale edemezsiniz. Ancak bilgisayarı power düğmesinden kapatıp yeniden açabilirsiniz. İşte bu arıza şekli, bilgisayarın toz birikmesine bağlı sorunlar yaşamaya başladığının, en önem göstergesidir" diye konuştu.Yılmaz, kasası orijinal olmayan bilgisayarda daha sık yaşanan, toz birikmesine bağlı bu tür sorunların, veri ve ekonomik kayıplara neden olduğunu vurgulayarak, benzer sorunlarla karşılaşmamak için bilgisayara en fazla 2 ayda bir bakım yapılması gerektiğini, bu işlemin maliyetinin ise 20 ile 30 YTL arasında olduğunu sözlerine ekledi.

ADSL kullanıcılarını bekleyen tehlikeler


ADSL kullanıcılarını bekleyen çok önemli bir tehlike var. Geniş bantta hızlı hareket edebilen virüsler...


Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, ADSL kullanıcılarını bekleyen en önemli tehlikenin, genişbantta daha hızlı hareket edebilen virüs ve solucanlar olduğunu bildirdi.Özdeş, hızla düşen internet erişim ücretleri ve genişbant servis hizmetlerinin yaygınlaşmasının, interneti diğer iletişim araçlarının önüne taşıdığını belirten Özdeş, 1.5 milyon kişiye yaklaşan ADSL abonelerini de bir çok tehlikenin beklediğini ifade etti.Söz konusu tehlikelerin başında, virüs ve solucanların bulunduğunu anlatan Özdeş, e-posta yoluyla veya internet üzerinden indirilebilecek bu zararlı programların, bilgisayarı çalışamaz hale getirerek önemli bilgilerin kaybolmasına yol açabileceğini söyledi.
Casus yazılımlara dikkat
İnternet üzerinden gelebilecek diğer önemli bir tehlikenin ise casus yazılım (spyware) ve trojanlar olduğunu belirten Özdeş, bu ajan programların bilgisayarda bulundurulan her türlü parola, kredi kartı bilgileri gibi değerli kişisel bilgileri çalabildiğine dikkati çekti. Özdeş, trojanların ise bilgisayarın uzaktan ele geçirilmesine ve başka kişilerin amaçları doğrultusunda kullanılabilmesine imkan sağlayabilecek ''arka kapılar'' olduğunu kaydetti.Özdeş, son yıllarda bir genişbant kullanıcısını bekleyen bir başka tehlikenin ise ''Olta saldırısı'' (phishing) adı verilen bir yöntem olduğunu anlattı. Özdeş, bu yöntemle kullanıcının kandırılarak, önemli bilgilerinin çalınmasının hedeflendiğini belirtti.Olta saldırılarında en çok kullanılan yöntemin ''e-posta yolu ile kullanıcıların yanlış sitelere yönlendirilmesi'' olduğuna işaret eden Özdeş, özellikle internet bankacılığı kullanımının yaygınlaşmasının, olta saldırılarının bu alanda yoğunlaşmasına neden olduğunu söyledi.
"Geleneksel antivirüs programları yetersiz"
Infonet Bilgi Teknolojileri Bilgi Güvenliği Danışmanı Murat Kültür ise eskiden beri kullanılan ve sadece virüslere karşı önlem alabilen geleneksel antivirüs programlarının bugün yetersiz kaldığını bildirdi.Saldırı tiplerine göre çok amaçlı güvenlik yazılımlarının kullanılmasının önemine işaret eden Kültür, genişbant kullanıcılarına; ''düzenli olarak güncellenen bir virüs, solucan, spyware ve trojan veri tabanına sahip olan, zararlı programları tespit edebildiği gibi, temizleme işlemini yapıp sistemi ilk haline getirebilen, Web üzerinde zararlı kod içeren sitelere erişimi engelleyen, olta saldırılarının yapıldığı sitelerin güncel bilgisini bulundurup bu sitelere erişimi engelleyen, etkin ve kolay kullanılabilir güvenlik duvarı (firewall) ve atak tespit sistemi (IDS) özelliklerini bulunduran yazılımlar'' önerdiklerini belirtti.Kültür, ayrıca bu güvenlik yazılımlarının, Web üzerinden ve diğer yöntemler ile kullanılan e-posta alışverişleri sırasında e-postaları tarayabilen, zararlı programların bilgisayara bulaşmasını kolaylaştıran güvenlik açıklarını tespit edebilen ve kullanıcının belirlediği özel bilgilerin hareketini tüm sistemde izleyip bu durumu bildirebilen yapıda olması gerektiğini vurguladı.Söz konusu özellikleri sağlayan yazılımları kullanan genişbant kullanıcılarının, bahsedilen tehlikelerden büyük ölçüde korunmuş olacaklarına dikkati çeken Kültür, internet evrimini sürdürdükçe, tehlikelerin de değişip çeşitlilik göstermeye devam edeceğini, değişen ve gelişen tehlikelerden haberdar olup gerekli önlemleri almanın, güvenli bir internet kullanımı için vazgeçilmez hale geldiğini sözlerine ekledi.

Saniyede binden fazla cep telefonu satılıyor


Cep telefonu kullanıcılarının sayısı bu yıl sonuna dek dünya nüfusunun yarısına ulaşacak.


LONDRA - İngiltere merkezli telekomünikasyon araştırma kuruluşu The Mobile World tarafından yapılan araştırmada, özellikle Çin, Hindistan ve Afrika’da cep telefonu satışlarının patlamasıyla bu yıl sonuna dek küresel kullanıcı sayısının, insanların yarısını oluşturan 3,25 milyarı bulacağı sonucuna varıldı.
Cep telefonu abonelerinin sayısının zaman içinde hızlanarak arttığına dikkat çeken Mobile World kurucularından John Tysoe, ilk 1 milyar abone sayısına ulaşmak 20 yıl almışken bu rakamın ikiye katlanmasının ancak 40 ay (3,5 yıldan az) sürdüğünü, 3 milyar sınırının aşılması için ise sadece 2 yılın yeteceğini vurguladı. Araştırma sonuçları, dünya ölçeğinde saniyede binden fazla cep telefonu satıldığını gösteriyor. Cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasında fiyatların düşmesinin önemli rol oynadığı bildiriliyor. ABD’li Motorola ve Finlandiyalı Nokia gibi sektör devlerinin sürümü artırmak için ucuz modeller geliştirmeye ağırlık vermesiyle, sakinlerinin günü gününe geçinecek geliri zor bulduğu Brezilya’nın ünlü “teneke mahalleleri” gibi, Üçüncü Dünya ülkelerinin varoşlarında bile cep telefonu kullanımının hızla tırmandığı belirtiliyor.

Windows Live için iki yeni bedava hizmet

Windows Live konsepti dahilinde internet üzerinde iki yeni ücretsiz hizmet daha kullanıma açılıyor



Google ve Yahoo ile internet üzerinde kıyasıya bir rekabet halinde bulunan Microsoft, bir süredir Windows Live adı altında sunduğu e-posta ve web üzerinde arama hizmetlerine iki yeni ücretsiz servisi daha ekliyor.Windows Live Folders ve Windows Live Photo Gallery diye adlandırılan hizmetlerin bu yılın sonunda kullanıma açılması bekleniyor. Hizmetlerin hepsini Windows Live Suite adı altında tek bir kurulum dosyasına toplamayı düşünen şirket, yeni ürünler hakkında da kısa açıklamalar yaptı.Windows Live FoldersBuna göre Live Folders'ta kullanıcılar 500 MB'a kadar veri depolama alanına sahip olacaklar. İlk aşamada sadece ABD'deki kullanıcılar test amaçlı sistemi kullanabilecekler. Geri bildirimlere göre hizmeti düzenleyip belki de kapasitenin artırılacağını açıklayan Microsoft, sayfa üzerinde kullanıcıların dosya paylaşımı yapabileceklerini ve kapasite dahilinde verilerini saklayabileceklerini belirtiyor.Windows Live Photo GalleryXP ve Vista'da yer alan fotoğraf uygulamalarının düzenlenmiş ve yenileştirilmiş hali olan Photo Gallery ise klasik olarak fotoğraf paylaşımı ve arkadaşlık ağı platformu üzerine inşa edilecek. Kullanıcılar tıpkı Google'ın Picasa veya Apple'ın iPhone uygulamalarında olduğu gibi sayfaları üzerine kolayca fotoğraf ekleme çıkarma ve paylaşabilme özelliklerine sahip olacaklar. Microsoft bu hizmetle bağlantılı olarak, eğer ortak protokol ve standartlarda anlaşma sağlanırsa Yahoo'nun Flickr'ı gibi paylaşım siteleriyle ortak görüntüleme altyapısının kullanılabileceğini de duyurdu.
Haluk Karahan
CHIP Online

27 Haziran 2007 Çarşamba

Renault'dan biyo-etanol ile çalışan otomobiller


AA - Renault'dan yapılan yazılı açıklamada, Renault'un biyoetanol E85 uyumlu motor tipleriyle Avrupa'da satışa sunduğu ilk ürün gamının Megane serisi olduğu belirtilerek, hem ekolojik hem de ekonomik olan bu yeni ürünün, Megane Hatchback ve Megane Station Wagon versiyonlarında 1.6 16v motor seçeneğiyle tüketicilerin beğenisine sunulduğu bildirildi. Açıklamada, biyoyakıt uyumlu motorlara sahip olan Megane Hatchback ve Megane Station Wagon'un, Fransa'da bu ayın sonunda piyasaya sunulacağı, biyoetanol E85 yakıtı ile çalışan Megane versiyonunun, Renault'un Avrupa'daki biyoetanol uyumlu ilk ürünü olacağı kaydedildi. Verilen bilgiye göre, biyoetanol, bitki kökenli kaynakların fermente edilmesi ve damıtılmasıyla elde ediliyor.

Deri altına hasta bilgilerini içeren çip


AA - American Medical Association (Amerikan Tıp Birliği) tarafından yayımlanan raporda, bir pirinç tanesi büyüklüğündeki çiplerin bir iğneyle deri altına yerleştirilmesinin öngörüldüğü ve dolayısıyla da kronik hastalıklardan mustarip kişilerin acil tedaviye gereksinim duyduklarında bu çiplerin doktorlara yol gösterebilmelerinin amaçlandığı belirtildi. Birliğin etik komitesi tarafından hazırlanan raporda, bu çiplerin deri altına yerleştirilmesinin hastanın tedavisinin devamı ve koordinasyonun sağlanması konusunda iyileştirmeler kaydedilmesine olanak verebileceğinin ve tıbbi hata risklerini azaltabileceğinin altı çizilirken, radyofrekans aracılığıyla tanımlama teknolojisiyle işleyen bu "akıllı etiketlerin" sevkiyat süreçlerini hızlandırmak amacıyla tüketim mamülleri dağıtım grupları tarafından halen kullanıldığı kaydedildi. Ancak, tedavilerdeki güvenlik ve etkinlikte iyileştirme sağlayabilecek olan bu sistemin bazı fiziksel riskleri de bulunuyor. Bu sistemin hastaların hastalıklarıyla ilgili gizliliği tehlikeye sokabileceği uyarısında bulunulan raporda, çok küçük olmaları yüzünden deri altına yerleştirilen çiplerin vücut içinde yer değiştirme riskleri de bulunduğu belirtildi ve çiplerin diğer elektrikli aletlerle etkileşime girebileceğine dikkat çekildi.

Suya düşen telefona mücize çözüm


Suya düşen elektronik cihazı yeniden çalıştırma alternatiflerine bir yenisi daha eklendi. İşte ilginç çözüm.
Cep telefonunuz suya ya da daha kötüsü tuvalete düşse ne yapardınız? Birçoğumuz ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, telefonun değerine ve düştüğü suyun temizliğine göre değişen düşünme süresinde elimizi telefonun bulunduğu yere uzatırız.
Telefonu sulu ortamdan çekip aldıktan sonra sıra ilk müdahaleyi yapmaya gelir. Kot pantolonumuzla silmek, bataryasını çıkarıp içindeki suyu boşaltmak ya da evdeysek saç kurutma makinası ile kurulamak ilk akla gelen çözümlerdir. Bu durumlarda, bir nevi çok kan kaybetmiş hastaya benzeyen cep telefonu, ilk müdahale yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilmeye çalışıldığında çoğu zaman bizi hayal kırıklığına uğratır.
WASHINGTON POST YAZARINDAN MACGYVER ÇÖZÜMÜ
Böyle bir olayla karşılaşan Washington Post yazarlarından Ernesto Londoño olayın çözümü için evlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemi kullanmış. Özellikle nemli ortamlarda tuz gibi gıdaların nemini almak için kullandığımız pirinç, bu olayda kurtarıcı rolü oynamış.
Tuvalete düşen BlackBerry cihazını çıkarıp yaklaşık yarım saat saç kurutma makinası ile kurutan yazar, daha sonra cihazı içi pirinç dolu kavanoza koyarak sabaha kadar burada tutmuş. Sabaha kadar bu şekilde tutulan telefon, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başlamış.
Pirincin nemi çekme özelliğinden faydalanan Londono, bu tür pratik buluşları ile bildiğimiz MacGyver hatırlatıyor. Bu yöntemin, nem oranı az olan bir ortamda yapılması daha sağlıklı sonuç veriyor.

26 Haziran 2007 Salı

Hırsızlar dizüstü kullanarak araba çalıyorlar


Hırsızlar anahtarsız çalışan lüks araçları çalmak için dizüstü bilgisayarlar kullanmaya başladılar. Evdeki bilgisayarlarımızın virüslerle ve zararlı yazılımlarla karşı karşıya kalması yetmezmiş gibi artık arabalarımız da dijital çağın zararları ile karşı karşıya.

Teknoloji kullanılarak yapılan hırsızlıklara artık anahtarsız çalışma özelliğine sahip arabaları çalmak da eklendi. Günümüzde kullanılan anahtarsız çalışan araçların çoğu mekanik veya elektronik bir parçaya ihtiyaç duyarken lüks araçlarda tek sadece bir sinyal verici ile çalıştırılabiliyor. Bu yöntem David Beckham'ın altı ay içinde iki BMW X5 SUV'unun çalınması için kullanılmış. Hırsızlar arabanın bilgisayarını dışarıdan kırmak için dizüstü bilgisayar ve bu iş için uygun bazı programlar kullanıyorlar. Bilgisayar kırıldıktan sonra kapılar açılıyor, motor çalıştırılıyor ve lüks araç kayıplara karışıyor. Anahtarsız sistemleri kırmak ne kadar zor olsa da imkansız değil. Her sistemin olduğu gibi bu sistemin de zayıf noktaları var ve hırsızlar artık bu zayıf noktaları keşfedip kullanmaya başladılar. Arabanın bilgisayarının Şifresini çözme işlemi 20 dakika kadar sürüyor. Bu nedenle hırsızlar arabaları çalacakları zaman araba sahibinin en azından şifrenin kırılma süresi kadar zaman geçireceği yerlere gitmesini bekliyorlar. David Beckham'ın X5'ini çalmak için de aynı yöntemi izlemişler. Ünlü futbolcuyu yemek yemek için arabasını park edene kadar beklemişler ve bu süre içinde aracın şifresini kırıp çalmışlar. Arabanın güvenlik bilgisinin nerede saklandığını bilmesi gerekenler sadece otomobil üreticileri ve çilingirler olmalıyken artık bu bilgiler yanlış ellere de ulaşmış durumda. Günümüz arabalarında kullanılan tamamen anahtarsız sistemlerin tamamında hırsızla arabanız arasında sadece program bulunuyor. Bir program her zaman başka bir program tarafından kırılabildiğinden çok güvenli bir çözüm sunulmamış oluyor. Eskiden programlara ilaveten mikroçipler ile desteklenen kilitler ikinci güvenlik önlemi olarak kullanılmaktaydı fakat günümüz araçlarında sadece güvenlik programları kullanılıyor. Ve her arabanın bu programda zayıf noktaları bulunabiliyor. Günümüzde artık düşük sınıf araçlarda bile anahtarsız çözümler sunuluyor bu nedenle bu tehlike aynı teknolojiyi kullanan tüm kullanıcılarda mevcut. Kaynak:Left Lane News

Motorola C-115 Satın Alan Tüketiciler: Dikkat!


Tüketiciler Birliğinin anasayfasında yayımlanan haberin başlığı aynen bu şekilde. Haberde, Rus Prime Tass Ajansının haberine dayanılarak Motorola C-115 cep telefonlarının uluslararası standartlardan iki kat fazla radyasyon yaydığı ve bu telefonların aralarında ülkemizin de bulunduğu gümrük incelemeleri ve radyasyon ölçümleri konusunda zafiyetleri olan ülkelere gönderilmiş olabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Haber'in tam metni ve kaynak: http://www.tuketiciler.org

Dijital Mezar Taşı


Hollandalı bir mucit, üzerindeki LCD ekrandan fotoğraf ve videolar gösteren bir mezar taşı geliştirdi.
Mezar taşının üzerinde bir kızılötesi alıcı sayesinde, mezarın yanında biri durduğu zaman sistem aktive oluyor. Mezar taşının üzerindeki LCD ekran açılıyor ve rahmetlinin kendi sesinden vermek istediği mesajlar, fotoğraflar ve video klipler peşpeşe gösteriliyor.
De Morgen gazetesinin haberine göre, Zwolle şehrinde yaşayan 65 yaşındai Henk Rozema, dijital mezar taşı fikrine, kendi yaşgünü için hayatından kesitler gösteren bir DVD hazırladıktan sonra kapılmış.Birçok arkadaşı DVD’nin bir kopyasını isteyince, Rozema bunun bir ihtiyaç olduğuna kanaat getirmiş ve kendi dijital mezar taşını tasarlamış: “Ben bir mühendisim ve böyle bir ürünün mümkün olacağını düşündüm. Biz Çakmaktaşlar değiliz. Artık dijital çağda yaşıyoruz.”

Eski Modem Kalmasın

AirTies’dan internet kullanıcılarını özgürleştirecek kampanya… Kablosuz ağlar ve genişbant İnternet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren sektörünün lider firmalarından AirTies, kablolu ya da kablosuz modeli ne olursa olsun tüm eski modemleri 40 dolara alarak, yerine RT 211 kablosuz modem ile kablosuz USB adaptörü WUS 300’den oluşan WBN 140’ı paketini 40 dolar indirimli olarak 99 Dolar + KDV’ye veriyor.
125 Mbps gibi yüksek paylaşım hızına sahip olan WBN 140 ile kablosuz internette hız ve güvenlik unsurlarıyla kullanıcılarına tam bir özgürlük sunuyor. Tüm Türkiye’deki teknoloji mağazaları ve AirTies satış noktalarında geçerli olacak kampanya 31 Haziran tarihine kadar devam edecek.

Ücretsiz Yazılım Versem Affeder misin?


Symantec, Norton için yayınlanan güncelleştirme bilgisayarları bozunca özürünü yazılımla yaptı.

Geçtiğimiz ay Çin'de yaşanan ve Symantec firmasının yayınladığı hatalı bir Norton Antivirus güncelleştirmesinden kaynaklanan olay, binlerce bilgisayarın çökmesine neden olmuştu.Windows XP işletim sisteminin "Basitleştirilmiş Çince" dilindeki sürümünü kullanan mağdur Çinlilere Symantec ücretsiz olarak "Norton Save & Restore 2.0" yedekleme yazılımını teklif ediyor. Mağdur kullanıcıların Norton Antivirus lisanslarını da 12 ay daha uzatan Symantec, daha profesyonel kullanıcılara ise Norton Ghost Solution Suite önermeyi düşünüyor.

Sahte Ferrari yakalandı


Formula 1 yarışlarının gözde markası olarak bilinen ve otomobil severlerin rüyalarını süsleyen ''kırmızı'' Ferrariler ''marka kalpazanlarının'' eserleri arasına eklendi. Bir internet sitesinde yer alan fotoğraflar üzerine İtalya'da başlatılan soruşturma kapsamında, iki adet taklit ''F2002'' model Ferrari ele geçirilirken, olayla bağlantılı iki kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan birinin Ferrari severlerin bir araya geldiği ''Kırmızı Tutku'' klubünün Roma başkanı olduğu ve yüksek fiyatlar karşılığı sahte Ferrari'yi çeşitli fuar ve gösterilerde kiraladığı öğrenildi. Soruşturma sonucunda taklit Ferrarilerin imalatçısını Sicilya'da yakalayarak göz altına alan mali polis, ikinci taklit Ferrari'yi de İtalya'nın güneyindeki Bari şehri yakınlarında bir kasabada ele geçirdi.

Yeni BMW motorlarına yeni teknoloji


Nanoteknoloji tabanlı ürünler geliştiren Endüstriyel Nanotek (Industrial Nanotech) firması ile türbin motorlarında dünya lideri Pratt & Whitney, BMW motorlarında nanoteknoloji kullanımı çalışmaları için anlaşma imzaladı. Anlaşma dahilinde yeni nesil BMW motorlarında nanoteknolojinin nimetlerinden faydalanılacak.
Endüstriyel Nanotek (Industrial Nanotech) firması BMW ile yaptığı çalışmalarda önemli ilerleme gösteriyor. Firmanın yalıtım ve koruma amaçlı geliştirdiği kaplama maddesi Nansulate’in BMW motorlarında kullanımına yönelik değerlendirme çalışmaları başlıyor. 18 Ağustos 2006 tarihinde yapılan açıklamaya göre BMW motorlarının geliştirmesinde çalışan Industrial Nanotech firması ile NDA (non-disclosure agreement) anlaşması imzalandı. İşbirliği anlaşması ile Endüstriyel Nanotek ve Pratt & Whitney firmaları sahip oldukları teknolojileri karşılıklı olarak paylaşacaklar.

Beyinden kumanda


Japonya'da Hitachi Inc. tarafından geliştirilen "beyin makinesi arabirimi" adlı cihaz, elektronik aletleri tek bir tuşa dokunmadan, yalnızca beyin dalgalarıyla kontrol edebilme imkânı tanıyor. Cihaz, beyindeki kan akışında meydana gelen küçük değişimleri analiz edip aktiviteyi elektrik dalgalarına çeviriyor. Laboratuvar deneylerinde, optik fiber kablolarla bir eşleştirme cihazına bağlı bir kep aracılığıyla, bir bilgisayara bağlı oyuncak trenin hareket etmesi sağlandı. Araştırmada yer alan uzmanlardan Kei Utsugi, trenin hareketini, aklında yaptığı küçük hesapların, beynin problem çözmeyle ilgili ön korteksindeki aktivitenin sağladığını söyledi. Hesap yapıldığında ya da bir şarkı söylendiğinde beynin bu bölgesinin harekete geçtiği ve trenin yürüdüğü, ancak şarkı bittiğinde trenin de durduğu belirtildi. Bu teknolojinin uzaktan kumandaların, bilgisayar klavyelerinin, elektrikli tekerlekli sandalyelerin yerini alabileceği belirtiliyor.

Safari 3’e büyük talep


Apple, Beta versiyonunun ücretsiz olarak kullanıcılara sunulmasını takip eden ilk 48 saatte Windows için Safari‘nin 1 milyon kereden fazla indirildiğini duyurdu. Dünyanın en hızlı ve kullanımı en kolay tarayıcısı olma özelliğini taşıyan Safari 3, www.apple.com/safari sitesinden ücretsiz olarak indirilebiliyor.
Windows işletim sisteminde çalışan en hızlı tarayıcı olan Safari 3, sektörün standartlarını belirleyen iBench testlerinin sonuçlarına göre web sayfalarını, Internet Explorer 7’den iki kat ve Firefox 2’den de 1.6 kat daha hızlı gösterebiliyor.* Safari 3, HTML, CSS, JavaScript, SVG ve Java gibi tüm modern Internet standartlarını destekliyor. Safari ile ilgili güncellemeler, Apple’ın ‘Yazılım Güncellemeleri’ ile dün akşam hizmete sunulan ve daha önce rapor edilmiş olan hataları düzelten ‘Windows Public Beta için Safari Güncellemeleri’ aracılığıyla sunuluyor.

Windows için Safari 3, Windows XP ya da Windows Vista işletim sistemleri ile çalışabiliyor ve minimum 256 MB hafıza ve 500 MHz Intel Pentium İşlemcili sistem gerektiriyor.

*Performans, sistem konfigürasyonu, ağ bağlantısı ve diğer faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Test, Windows XP işletim sistemi ile çalışan, 1 GB RAM’e sahip iMac 2.16 GHz Intel Core 2 Duo sistem üzerinde yapılmıştır.
Google