Google
 

29 Haziran 2007 Cuma

Şişme uzay oteli için Amerikan uydusu


Ruslar, şişme uzay oteli yapımında kullanılacak bir Amerikan uydusunu uzaya fırlattı.
Maliyeti 500 milyon doları bulacak otel projesinin, 2015 yılında tamamlanması planlanıyor. Otel, şişirilebilir modüllerden oluşacak.
“Genesis” ve “Guardian” gibi uydularla şişme yapıların dayanıklılığı ve yapım tarzı testten geçirilecek, daha sonra “BA330” adı verilen devasa prototip yörüngeye yerleştirilecek. Bütün bu deneyler tatminkar sonuç verirse, “Bigelow Aerospace” şirketi, otel inşaatına 2011 ylında başlayacak.

BİLİŞİM 500 SONUÇLARI AÇIKLANDI


İnterpromedya tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl 8.’si yapılan, Türkiye Bilişim Sektörü’nün referans niteliğindeki tek araştırması “Bilişim 500” sonuçları açıklandı.
26 Haziran 2007 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapılan özel bir törenle ilk 10’da yer alan şirketlerin yanı sıra; yazılım, donanım, hizmet ve özel bölüm başlıkları altında toplam 49 kategorinin birincilerine plaketleri takdim edildi.

Sektörün lideri Türk Telekom...

Kuruluşların resmi belgelere dayalı beyanları ile net satış gelirleri esas alınarak yapılan Bilişim 500 Araştırması’nın bu yıl ki lideri Türk Telekom oldu. İlk üç sırayı Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone alırken, ilk 10’da yer alan şirketler sırasıyla KVK Teknoloji Ürünleri, Genpa, Avea, İndeks Bilgisayar, Netcell, Hewlett-Packard ve Teknosa oldu.

İnterpromedya Genel Müdürü Güldane Taşdemir’in açılış konuşmasıyla başlayan gecede konuk konuşmacı olarak Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul söz aldı. Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarı ve alt kategorilerine ilişkin detay bilgileri konuklar ile paylaşan İnterpromedya Araştırma Grup Müdürü Özlem Unan konuşmasında; Türkiye bilişim pazarının 2006 yılında % 11.6 büyüyerek 20.9 milyar dolar ciroya ulaştığını, bu rakamın 2007 yılında % 10 büyüyerek 23 milyar dolar büyüklüğe ulaşmasını beklediklerini belirtti. Unan konuşmasında ayrıca; Bilgi teknolojileri pazarının % 26 büyürken, iletişim teknolojileri pazarındaki büyümenin % 7 olduğuna ve ADSL internet abonelerinin hızla artmasının kişisel bilgisayar satışlarını arttırdığına dikkat çekti. Özlem Unan ayrıca, 2006 yılında en fazla büyüyen pazar grubunun % 42 ile yazılım olduğunu açıkladı.

2006 yılında iletişim teknolojileri pazarının büyümesinin beklentinin altında kaldığını belirten Özlem Unan, bu pazardaki büyümeyi internet hizmetleri ve mobil telefon satışlarının sağladığının altını çizdi. Unan, mobil telefon pazarını kapsayan telekom donanımı pazarının % 15 büyüdüğünü belirtirken, 2005 yılında üç operatörün toplam cirosunun 6.9 milyar dolar olduğunu, bu rakamın 2006 yılında 7.1 milyara yükseldiğini açıkladı.

İlk kez bir perakendeci ilk 10’da...

Bu yıl üretici firmalar ve toptancı/dağıtıcı/bayi olan firmaların ayrı ayrı değerlendirildiği Bilişim 500 Araştırması sonuçları, birçok çarpıcı rakamı ortaya koydu. Sıralamada süpriz isimlerin de yer aldığı araştırmada Teknosa ilk 10’da yer alarak bir ilke imza attı.

En fazla büyüyenler...

Bilişim sektörüne ayna tutan Bilişim 500 Araştırması’na göre, son 1 yılda en fazla büyüyen bilişim şirketi Biotekno olurken, son 5 yılda en fazla büyüyen bilişim şirketi İstanbul Bilişim Merkezi oldu.

Bilişim sektörünün referans kitabı Bilişim 500

İnterpromedya tarafından bu yıl 8.’si gerçekleştirilen Bilişim 500 Araştırması birçok veriyi de ortaya koyuyor. Tören sonunda konuklar ve basın mensupları ile paylaşılan Bilişim 500 kitabı, hem Türkçe hem İngilizce hazırlandı. Kamu ve özel sektörde görev alan üst düzey yöneticiler, satınalma ve bilgi işlem yöneticileri tarafından büyük ilgi gören Bilişim 500 kitabı, İnterpromedya tarafından ticari ateşeliklerle paylaşılıyor ve Türkiye’de olduğu gibi yurtdışındaki yatırımcılar için de bir rehber olma niteliği taşıyor. Bilişim 500 kitabı, 27 Haziran 2007 itibariyle İnterpromedya’dan temin edilebilecek.

www.interpromedya.com.tr/bilisim500

Şifre çalma sitelerinde rekor


IBM ISS X-Force ar-ge birimi son bir haftada 114,013 yeni şifre çalan web sitesi tespit etti. Anti-yemleme çalışma grubu bu sayının yeni bir rekor olduğunu bildirdi.
Belirlenen son yemleme siteleri verilerine baktığımızda, bu sitelerin %99.8’i otomatik şifre çalma kitleri kullanıyor. Geri kalan 158 (%0.2) sitenin ise herhangi bir otomatik yayılma stratejisi uygulamadığı tespit edildi.

Kayıtları incelendiğinde, söz konusu yemleme kit sitelerinin 111 adet alan adına bağlı olduğu ortaya çıktı. Bu alan adlarının %33’ü Hong Kong (.hk), %14’ü Tayvan (.tw) ve %8’i Çin (.cn) ‘e kayıtlı olduğu görüldü.

X-Force tarafından yapılan incelemede bu saldırıların %85 gibi büyük bir çoğunluğunun tek bir bankaya yönelik olduğu görüldü

Dijital gebelik testi


Artık gebelik testi uyguladığınızda acaba sorusu aklınızda kalmayacak. Birçok ev tipi gebelik testinin, kullanıcılarda emin olamama ve sonuçları net yorumlayamama sorunu yaratmasına çözüm olarak geliştirilmiş Clearblue, aynı zamanda dünyanın ilk dijital gebelik testi.
Clearblue, test süreci boyunca kadına güven verirken; sonucunu da ekranda “Pregnant” (Hamile) veya “Not Pregnant” (Hamile Değil) şeklinde kelimelerle gösteriyor. Hamilelik ile ilgili teknolojik çözümlerde dünya piyasasının %70’ini elinde bulunduran dev İngiliz şirketi Unipath’in ürettiği Dijital hamilelik Testi ile en az laboratuara gidip test yaptırdığınızdaki kadar güvenli sonuçlar alabiliyorsunuz.

Net sonuç, kolay kullanım, günün herhangi bir saatinde testi yapma rahatlığı, adetin gecikmesini beklemeden 4 gün önce kullanabilme imkanı gibi üstün özelliklerinin yanında bir kutuda 3 test olanağı da Clearblue Dijital Gebelik Testi’ni benzersiz kılıyor. Emici fitilin 5-7 saniye akan idrara tutulmasından sonra kartuşun gövdeye takılarak, "Test hazır" sembolü yanıp sönerek testin doğru şekilde okunduğunu belli etmesiyle birkaç dakika içerisinde sonuç kelimelerle ekranda görülüyor.

Yalnızca eczanelerde satılan ürünün fiyatı 30.80 YTL.

28 Haziran 2007 Perşembe

Oyunların galibi şiddet ve seks oldu


2005 yılı boyunca oyunseverler bir yandan yeni nesil oyun konsollarıyla ilgili sızan haberlerle heyecanlandı, bir yandan da çok satan oyunların devam bölümleriyle geceleri gündüze karıştırdı...


Radikal Yılın ilk ses getiren oyunu Need for Speed serisinin ikincisi NFS2 oldu. Daha fazla araba, daha geniş mekânlar ve daha çok detay, şehir yarışı tutkunları için sene boyunca heyecan hapı olarak hizmet verdi (24/01).


Geçtiğimiz sene oyun üreticileri beyazperdede başarı göstermiş mafya filmlerin oyunlarıyla uğraştı. Efsanevi 'Godfather' (Baba) ve 'Scarface' (Yaralı Yüz) filmlerinin oyunlaştırılması çalışmalarına geçtiğimiz yıl başlandı (07/02).


Seslendirmesini Sean Connery'nin yaptığı İstanbul'da geçen 'James Bond: From Russia with Love' da 2005'in beyazperde transferleri arasındaydı (08/08).


Microsoft'un oyun konsolu Xbox'ın efsane oyunu Halo'nun beyazperdeye yansıtılması için çalışmalara da mayıs ayında başlandı. Filmi çekmesi için Yüzüklerin Efendisi'nin yönetmeni Peter Jackson'ın şirketiyle anlaşıldı (05/09).


Şubat ayında piyasaya çıkan 'World of Warcraft4 ise daha ilk gününde 240 bin sattı (14/02).


Bilgisayar oyunları arasında haklı bir şöhrete sahip Tetris, geçtiğimiz sene 20. yaşını kutladı (12/12).


İlk oyun cep telefonu Nokia N'gage, satış başarısızlığı yüzünden sene başında yöneticiler tarafından eleştirilmeye başlanmıştı (24/01).


Sene sonuna doğruysa bu telefonun üretimine son verileceği açıklandı (05/12).


'Sıcak kahve' dert olduOyun tarihinin en fazla şiddet, küfür, suç ve kan içeren başlığı 'Grand Theft' Auto: San Andreas'ın içinde gizlenmiş bir özelliğin açığa çıkması seneye damgasını vurdu ve satışlarını bir kere daha patlattı. Oyun içindeki 'Hot Coffee' hilesiyle sansürlenmiş seks sahneleri tam bir 'ekran cümbüşüne' dönüyordu (11/07).


Üretici firma bir yamayla bu hileyi etkisiz hale getirdi ama mahkemeye verilmekten de kurtulamadı.Uzun süre bahsi geçen Türk oyunu 'Pusu' da yine 2005 yılında oyunseverlerle buluştu (18/04).

Telekom'da SMS dönemi


Cep operatörlerinin kullandırdığı SMS hizmeti için Türk Telekom da devrede. Yakında sabit hatlı telefonlardan SMS gönderilip alınacak


Kısa mesaj servisi (SMS), cep operatörlerinin ardından şimdi de bir sabit hat operatörü olan Türk Telekom tarafından başlatılıyor. Cep operatörleri ile karşılıklı tarifeleri belirlenen servisle, yakında sabit hatlı telefonlardan SMS gönderilip, alınabilecek. Bunun için ev ve ofislerde kullanılan telefonların, SMS gönderme/alma teknolojisini desteklemesi gerekiyor. Şu anda piyasada bulunan yeni model pek çok telefonda bu özellik var.Yeni servis ile Türk Telekom'dan, cep operatörleri Turkcell, Telsim ve Avea hatlı cep telefonlarına SMS gönderilecek. Aynı zamanda Turkcell, Telsim ve Avea hatlı cep telefonlarından da Türk Telekom şebekesindeki numaralara SMS gönderimi yapılabilecek.SMS gönderimi için sabit telefonda mesaj servis merkezi numarasını girip, ayarları yapmak yeterli olacak. Avea pahalıTürk Telekom SMS servisinin belirlenen tarifelerine göre, Telekom'dan Turkcell ve Telsim'e bir SMS gönderme ücreti 0.07 YTL, Avea'ya ise 0.13 YTL. Bu fiyatlara yüzde 18 KDV ve yüzde 15 Özel İletişim Vergisi eklenecek.Telekom'la birlikte cep operatörleri de sabit hatta gönderilecek SMS tarifelerini duyurdu. Buna göre, Turkcell ve Telsim bir SMS için 0.15 YTL, Avea ise 0.28 YTL tarife bedeli uygulayacak.Avea'da yüzde 40 payı olan Türk Telekom'un, şu anda açıklanan tarifelerde Avea ile karşılıklı olarak, diğer operatörlerin üzerine çıkmış olduğu dikkat çekiyor.


DİJİTAL OYUNCAKLAR


Yurtdışı rehberi 'cep'teCep telefonu üreticileri, yeni ürünlerinde kullandıkları pek çok farklı teknolojinin yanı sıra, uygulama alanında da sıkı rekabete girdi. BenQ-Siemens'in geçtiğimiz haftalarda piyasaya çıkardığı SL75 modeli, içerisinde bulunan 'şehir rehberi' uygulamasıyla bu rekabette son örnek. Popüler mekânlarTüm SL75'lerde bulunan bu uygulama sayesinde, Londra, Paris, New York, Tokyo ve daha pek çok farklı şehir hakkında detaylı bilgiye, cep telefonu üzerinden her an, her yerde ulaşmak mümkün oluyor. Örneğin, telefonda Londra bölümüne girildiğinde, şehrin ziyareti sırasında dikkat edilmesi gereken önemli bilgiler, otel, restoran bilgileri ve acil telefon numaraları yer alıyor. Bu bölümde ayrıca kültürel aktivitelerle ilgili detaylı bilgiler de var. Kullanıcı, ziyaret ettiği şehirlerle ilgili bölüme, kendisi de yorum girerek, bunu telefonda saklayabiliyor.SL75'in sahip olduğu teknolojiler arasında ise 1.3 megapiksel dijital kamera, müzikçalar, video oynatıcı ve hızlı internet özelliği var.

Bilgisayarın baş düşmanı "toz"!


Bilgisayarın, soğutma işlemi sırasında topladığı tozun, veri ve ekonomik kayıplara neden olmaması için en fazla 2 ayda bir bakımdan geçmesi gerekiyor

Konya'da bilgisayar satış ve bakım hizmeti veren bir şirketin İşletme Müdürü Ali Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kullanımı hızla yaygınlaşan bilgisayarın, artık pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında yerini aldığını belirtti.Sorunsuz bir bilgisayar kullanımı için, kaliteli bir bilgisayar edinmenin yeterli olmadığını, bakımının da büyük önem taşıdığını anlatan Yılmaz, ancak, Türkiye'de özellikle amatör düzeyde kişisel bilgisayar kullananların büyük bölümünün, bilgisayarın bakımı konusunda gerekli hassasiyeti göstermediğini söyledi.En sık karşılaşılan bilgisayar arızalarının başında fan sorunlarının geldiğini anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:"Bilgisayar çalışır durumdayken, 'Power dağıtıcısı' olarak bilinen ve makineye giren elektriği değişik parçalara aktaran alet ve içinde işlemlerin gerçekleştirildiği, bilgisayarın en pahalı parçası olan 'işlemci', belli sıcaklık seviyesinde tutulmalıdır. Bu iki önemli parçanın aşırı ısınmaması için de soğutucu fanlar görev yapar. Son derece sessiz çalışan bu fanların durması ya da istenen performansı gösterememesi power dağıtıcısı ve işlemcinin yanmasına neden olur.İşlemcinin yanması durumunda oluşacak ekonomik maliyetin bedeli ise 300-400 YTL'yi buluyor. Ortamdan aldığı havayı bilgisayar kasasınıniçine aktaran fanların en büyük düşmanı ise ortamdaki tozdur. Fanın ya da soğutulacak parçaların üzerine biriken tozlar, aşırı ısınmaya bağlı olarak bilgisayara ciddi arızalar verebilir." Yılmaz, evlerde, işyerlerinde ya da bürolarda, bilgisayarın bulunduğu hemen her yerde belli miktar tozun bulunmasının kaçınılmaz olduğunu, bilgisayarın tozla temas etmesinin tamamen engellenmesinin ise son derece zor olduğunu belirtti.Ekranınız donuyorsaBilgisayarın en pahalı parçası olan işlemcinin yanmasıyla sonuçlanan toz birikmesinin en net sinyalinin ise 'ekran donması' olduğunu anlatan Yılmaz, "Üzerinde çalıştığınız bilgisayarın ekranı aniden donar, mausu bile çalıştıramazsınız, bilgisayara müdahale edemezsiniz. Ancak bilgisayarı power düğmesinden kapatıp yeniden açabilirsiniz. İşte bu arıza şekli, bilgisayarın toz birikmesine bağlı sorunlar yaşamaya başladığının, en önem göstergesidir" diye konuştu.Yılmaz, kasası orijinal olmayan bilgisayarda daha sık yaşanan, toz birikmesine bağlı bu tür sorunların, veri ve ekonomik kayıplara neden olduğunu vurgulayarak, benzer sorunlarla karşılaşmamak için bilgisayara en fazla 2 ayda bir bakım yapılması gerektiğini, bu işlemin maliyetinin ise 20 ile 30 YTL arasında olduğunu sözlerine ekledi.

ADSL kullanıcılarını bekleyen tehlikeler


ADSL kullanıcılarını bekleyen çok önemli bir tehlike var. Geniş bantta hızlı hareket edebilen virüsler...


Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, ADSL kullanıcılarını bekleyen en önemli tehlikenin, genişbantta daha hızlı hareket edebilen virüs ve solucanlar olduğunu bildirdi.Özdeş, hızla düşen internet erişim ücretleri ve genişbant servis hizmetlerinin yaygınlaşmasının, interneti diğer iletişim araçlarının önüne taşıdığını belirten Özdeş, 1.5 milyon kişiye yaklaşan ADSL abonelerini de bir çok tehlikenin beklediğini ifade etti.Söz konusu tehlikelerin başında, virüs ve solucanların bulunduğunu anlatan Özdeş, e-posta yoluyla veya internet üzerinden indirilebilecek bu zararlı programların, bilgisayarı çalışamaz hale getirerek önemli bilgilerin kaybolmasına yol açabileceğini söyledi.
Casus yazılımlara dikkat
İnternet üzerinden gelebilecek diğer önemli bir tehlikenin ise casus yazılım (spyware) ve trojanlar olduğunu belirten Özdeş, bu ajan programların bilgisayarda bulundurulan her türlü parola, kredi kartı bilgileri gibi değerli kişisel bilgileri çalabildiğine dikkati çekti. Özdeş, trojanların ise bilgisayarın uzaktan ele geçirilmesine ve başka kişilerin amaçları doğrultusunda kullanılabilmesine imkan sağlayabilecek ''arka kapılar'' olduğunu kaydetti.Özdeş, son yıllarda bir genişbant kullanıcısını bekleyen bir başka tehlikenin ise ''Olta saldırısı'' (phishing) adı verilen bir yöntem olduğunu anlattı. Özdeş, bu yöntemle kullanıcının kandırılarak, önemli bilgilerinin çalınmasının hedeflendiğini belirtti.Olta saldırılarında en çok kullanılan yöntemin ''e-posta yolu ile kullanıcıların yanlış sitelere yönlendirilmesi'' olduğuna işaret eden Özdeş, özellikle internet bankacılığı kullanımının yaygınlaşmasının, olta saldırılarının bu alanda yoğunlaşmasına neden olduğunu söyledi.
"Geleneksel antivirüs programları yetersiz"
Infonet Bilgi Teknolojileri Bilgi Güvenliği Danışmanı Murat Kültür ise eskiden beri kullanılan ve sadece virüslere karşı önlem alabilen geleneksel antivirüs programlarının bugün yetersiz kaldığını bildirdi.Saldırı tiplerine göre çok amaçlı güvenlik yazılımlarının kullanılmasının önemine işaret eden Kültür, genişbant kullanıcılarına; ''düzenli olarak güncellenen bir virüs, solucan, spyware ve trojan veri tabanına sahip olan, zararlı programları tespit edebildiği gibi, temizleme işlemini yapıp sistemi ilk haline getirebilen, Web üzerinde zararlı kod içeren sitelere erişimi engelleyen, olta saldırılarının yapıldığı sitelerin güncel bilgisini bulundurup bu sitelere erişimi engelleyen, etkin ve kolay kullanılabilir güvenlik duvarı (firewall) ve atak tespit sistemi (IDS) özelliklerini bulunduran yazılımlar'' önerdiklerini belirtti.Kültür, ayrıca bu güvenlik yazılımlarının, Web üzerinden ve diğer yöntemler ile kullanılan e-posta alışverişleri sırasında e-postaları tarayabilen, zararlı programların bilgisayara bulaşmasını kolaylaştıran güvenlik açıklarını tespit edebilen ve kullanıcının belirlediği özel bilgilerin hareketini tüm sistemde izleyip bu durumu bildirebilen yapıda olması gerektiğini vurguladı.Söz konusu özellikleri sağlayan yazılımları kullanan genişbant kullanıcılarının, bahsedilen tehlikelerden büyük ölçüde korunmuş olacaklarına dikkati çeken Kültür, internet evrimini sürdürdükçe, tehlikelerin de değişip çeşitlilik göstermeye devam edeceğini, değişen ve gelişen tehlikelerden haberdar olup gerekli önlemleri almanın, güvenli bir internet kullanımı için vazgeçilmez hale geldiğini sözlerine ekledi.

Saniyede binden fazla cep telefonu satılıyor


Cep telefonu kullanıcılarının sayısı bu yıl sonuna dek dünya nüfusunun yarısına ulaşacak.


LONDRA - İngiltere merkezli telekomünikasyon araştırma kuruluşu The Mobile World tarafından yapılan araştırmada, özellikle Çin, Hindistan ve Afrika’da cep telefonu satışlarının patlamasıyla bu yıl sonuna dek küresel kullanıcı sayısının, insanların yarısını oluşturan 3,25 milyarı bulacağı sonucuna varıldı.
Cep telefonu abonelerinin sayısının zaman içinde hızlanarak arttığına dikkat çeken Mobile World kurucularından John Tysoe, ilk 1 milyar abone sayısına ulaşmak 20 yıl almışken bu rakamın ikiye katlanmasının ancak 40 ay (3,5 yıldan az) sürdüğünü, 3 milyar sınırının aşılması için ise sadece 2 yılın yeteceğini vurguladı. Araştırma sonuçları, dünya ölçeğinde saniyede binden fazla cep telefonu satıldığını gösteriyor. Cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasında fiyatların düşmesinin önemli rol oynadığı bildiriliyor. ABD’li Motorola ve Finlandiyalı Nokia gibi sektör devlerinin sürümü artırmak için ucuz modeller geliştirmeye ağırlık vermesiyle, sakinlerinin günü gününe geçinecek geliri zor bulduğu Brezilya’nın ünlü “teneke mahalleleri” gibi, Üçüncü Dünya ülkelerinin varoşlarında bile cep telefonu kullanımının hızla tırmandığı belirtiliyor.

Windows Live için iki yeni bedava hizmet

Windows Live konsepti dahilinde internet üzerinde iki yeni ücretsiz hizmet daha kullanıma açılıyor



Google ve Yahoo ile internet üzerinde kıyasıya bir rekabet halinde bulunan Microsoft, bir süredir Windows Live adı altında sunduğu e-posta ve web üzerinde arama hizmetlerine iki yeni ücretsiz servisi daha ekliyor.Windows Live Folders ve Windows Live Photo Gallery diye adlandırılan hizmetlerin bu yılın sonunda kullanıma açılması bekleniyor. Hizmetlerin hepsini Windows Live Suite adı altında tek bir kurulum dosyasına toplamayı düşünen şirket, yeni ürünler hakkında da kısa açıklamalar yaptı.Windows Live FoldersBuna göre Live Folders'ta kullanıcılar 500 MB'a kadar veri depolama alanına sahip olacaklar. İlk aşamada sadece ABD'deki kullanıcılar test amaçlı sistemi kullanabilecekler. Geri bildirimlere göre hizmeti düzenleyip belki de kapasitenin artırılacağını açıklayan Microsoft, sayfa üzerinde kullanıcıların dosya paylaşımı yapabileceklerini ve kapasite dahilinde verilerini saklayabileceklerini belirtiyor.Windows Live Photo GalleryXP ve Vista'da yer alan fotoğraf uygulamalarının düzenlenmiş ve yenileştirilmiş hali olan Photo Gallery ise klasik olarak fotoğraf paylaşımı ve arkadaşlık ağı platformu üzerine inşa edilecek. Kullanıcılar tıpkı Google'ın Picasa veya Apple'ın iPhone uygulamalarında olduğu gibi sayfaları üzerine kolayca fotoğraf ekleme çıkarma ve paylaşabilme özelliklerine sahip olacaklar. Microsoft bu hizmetle bağlantılı olarak, eğer ortak protokol ve standartlarda anlaşma sağlanırsa Yahoo'nun Flickr'ı gibi paylaşım siteleriyle ortak görüntüleme altyapısının kullanılabileceğini de duyurdu.
Haluk Karahan
CHIP Online

27 Haziran 2007 Çarşamba

Renault'dan biyo-etanol ile çalışan otomobiller


AA - Renault'dan yapılan yazılı açıklamada, Renault'un biyoetanol E85 uyumlu motor tipleriyle Avrupa'da satışa sunduğu ilk ürün gamının Megane serisi olduğu belirtilerek, hem ekolojik hem de ekonomik olan bu yeni ürünün, Megane Hatchback ve Megane Station Wagon versiyonlarında 1.6 16v motor seçeneğiyle tüketicilerin beğenisine sunulduğu bildirildi. Açıklamada, biyoyakıt uyumlu motorlara sahip olan Megane Hatchback ve Megane Station Wagon'un, Fransa'da bu ayın sonunda piyasaya sunulacağı, biyoetanol E85 yakıtı ile çalışan Megane versiyonunun, Renault'un Avrupa'daki biyoetanol uyumlu ilk ürünü olacağı kaydedildi. Verilen bilgiye göre, biyoetanol, bitki kökenli kaynakların fermente edilmesi ve damıtılmasıyla elde ediliyor.

Deri altına hasta bilgilerini içeren çip


AA - American Medical Association (Amerikan Tıp Birliği) tarafından yayımlanan raporda, bir pirinç tanesi büyüklüğündeki çiplerin bir iğneyle deri altına yerleştirilmesinin öngörüldüğü ve dolayısıyla da kronik hastalıklardan mustarip kişilerin acil tedaviye gereksinim duyduklarında bu çiplerin doktorlara yol gösterebilmelerinin amaçlandığı belirtildi. Birliğin etik komitesi tarafından hazırlanan raporda, bu çiplerin deri altına yerleştirilmesinin hastanın tedavisinin devamı ve koordinasyonun sağlanması konusunda iyileştirmeler kaydedilmesine olanak verebileceğinin ve tıbbi hata risklerini azaltabileceğinin altı çizilirken, radyofrekans aracılığıyla tanımlama teknolojisiyle işleyen bu "akıllı etiketlerin" sevkiyat süreçlerini hızlandırmak amacıyla tüketim mamülleri dağıtım grupları tarafından halen kullanıldığı kaydedildi. Ancak, tedavilerdeki güvenlik ve etkinlikte iyileştirme sağlayabilecek olan bu sistemin bazı fiziksel riskleri de bulunuyor. Bu sistemin hastaların hastalıklarıyla ilgili gizliliği tehlikeye sokabileceği uyarısında bulunulan raporda, çok küçük olmaları yüzünden deri altına yerleştirilen çiplerin vücut içinde yer değiştirme riskleri de bulunduğu belirtildi ve çiplerin diğer elektrikli aletlerle etkileşime girebileceğine dikkat çekildi.

Suya düşen telefona mücize çözüm


Suya düşen elektronik cihazı yeniden çalıştırma alternatiflerine bir yenisi daha eklendi. İşte ilginç çözüm.
Cep telefonunuz suya ya da daha kötüsü tuvalete düşse ne yapardınız? Birçoğumuz ilk şaşkınlığı atlattıktan sonra, telefonun değerine ve düştüğü suyun temizliğine göre değişen düşünme süresinde elimizi telefonun bulunduğu yere uzatırız.
Telefonu sulu ortamdan çekip aldıktan sonra sıra ilk müdahaleyi yapmaya gelir. Kot pantolonumuzla silmek, bataryasını çıkarıp içindeki suyu boşaltmak ya da evdeysek saç kurutma makinası ile kurulamak ilk akla gelen çözümlerdir. Bu durumlarda, bir nevi çok kan kaybetmiş hastaya benzeyen cep telefonu, ilk müdahale yapıldıktan sonra yeniden aktif hale getirilmeye çalışıldığında çoğu zaman bizi hayal kırıklığına uğratır.
WASHINGTON POST YAZARINDAN MACGYVER ÇÖZÜMÜ
Böyle bir olayla karşılaşan Washington Post yazarlarından Ernesto Londoño olayın çözümü için evlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemi kullanmış. Özellikle nemli ortamlarda tuz gibi gıdaların nemini almak için kullandığımız pirinç, bu olayda kurtarıcı rolü oynamış.
Tuvalete düşen BlackBerry cihazını çıkarıp yaklaşık yarım saat saç kurutma makinası ile kurutan yazar, daha sonra cihazı içi pirinç dolu kavanoza koyarak sabaha kadar burada tutmuş. Sabaha kadar bu şekilde tutulan telefon, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başlamış.
Pirincin nemi çekme özelliğinden faydalanan Londono, bu tür pratik buluşları ile bildiğimiz MacGyver hatırlatıyor. Bu yöntemin, nem oranı az olan bir ortamda yapılması daha sağlıklı sonuç veriyor.

26 Haziran 2007 Salı

Hırsızlar dizüstü kullanarak araba çalıyorlar


Hırsızlar anahtarsız çalışan lüks araçları çalmak için dizüstü bilgisayarlar kullanmaya başladılar. Evdeki bilgisayarlarımızın virüslerle ve zararlı yazılımlarla karşı karşıya kalması yetmezmiş gibi artık arabalarımız da dijital çağın zararları ile karşı karşıya.

Teknoloji kullanılarak yapılan hırsızlıklara artık anahtarsız çalışma özelliğine sahip arabaları çalmak da eklendi. Günümüzde kullanılan anahtarsız çalışan araçların çoğu mekanik veya elektronik bir parçaya ihtiyaç duyarken lüks araçlarda tek sadece bir sinyal verici ile çalıştırılabiliyor. Bu yöntem David Beckham'ın altı ay içinde iki BMW X5 SUV'unun çalınması için kullanılmış. Hırsızlar arabanın bilgisayarını dışarıdan kırmak için dizüstü bilgisayar ve bu iş için uygun bazı programlar kullanıyorlar. Bilgisayar kırıldıktan sonra kapılar açılıyor, motor çalıştırılıyor ve lüks araç kayıplara karışıyor. Anahtarsız sistemleri kırmak ne kadar zor olsa da imkansız değil. Her sistemin olduğu gibi bu sistemin de zayıf noktaları var ve hırsızlar artık bu zayıf noktaları keşfedip kullanmaya başladılar. Arabanın bilgisayarının Şifresini çözme işlemi 20 dakika kadar sürüyor. Bu nedenle hırsızlar arabaları çalacakları zaman araba sahibinin en azından şifrenin kırılma süresi kadar zaman geçireceği yerlere gitmesini bekliyorlar. David Beckham'ın X5'ini çalmak için de aynı yöntemi izlemişler. Ünlü futbolcuyu yemek yemek için arabasını park edene kadar beklemişler ve bu süre içinde aracın şifresini kırıp çalmışlar. Arabanın güvenlik bilgisinin nerede saklandığını bilmesi gerekenler sadece otomobil üreticileri ve çilingirler olmalıyken artık bu bilgiler yanlış ellere de ulaşmış durumda. Günümüz arabalarında kullanılan tamamen anahtarsız sistemlerin tamamında hırsızla arabanız arasında sadece program bulunuyor. Bir program her zaman başka bir program tarafından kırılabildiğinden çok güvenli bir çözüm sunulmamış oluyor. Eskiden programlara ilaveten mikroçipler ile desteklenen kilitler ikinci güvenlik önlemi olarak kullanılmaktaydı fakat günümüz araçlarında sadece güvenlik programları kullanılıyor. Ve her arabanın bu programda zayıf noktaları bulunabiliyor. Günümüzde artık düşük sınıf araçlarda bile anahtarsız çözümler sunuluyor bu nedenle bu tehlike aynı teknolojiyi kullanan tüm kullanıcılarda mevcut. Kaynak:Left Lane News

Motorola C-115 Satın Alan Tüketiciler: Dikkat!


Tüketiciler Birliğinin anasayfasında yayımlanan haberin başlığı aynen bu şekilde. Haberde, Rus Prime Tass Ajansının haberine dayanılarak Motorola C-115 cep telefonlarının uluslararası standartlardan iki kat fazla radyasyon yaydığı ve bu telefonların aralarında ülkemizin de bulunduğu gümrük incelemeleri ve radyasyon ölçümleri konusunda zafiyetleri olan ülkelere gönderilmiş olabileceği konusunda uyarılar yapılıyor. Haber'in tam metni ve kaynak: http://www.tuketiciler.org

Dijital Mezar Taşı


Hollandalı bir mucit, üzerindeki LCD ekrandan fotoğraf ve videolar gösteren bir mezar taşı geliştirdi.
Mezar taşının üzerinde bir kızılötesi alıcı sayesinde, mezarın yanında biri durduğu zaman sistem aktive oluyor. Mezar taşının üzerindeki LCD ekran açılıyor ve rahmetlinin kendi sesinden vermek istediği mesajlar, fotoğraflar ve video klipler peşpeşe gösteriliyor.
De Morgen gazetesinin haberine göre, Zwolle şehrinde yaşayan 65 yaşındai Henk Rozema, dijital mezar taşı fikrine, kendi yaşgünü için hayatından kesitler gösteren bir DVD hazırladıktan sonra kapılmış.Birçok arkadaşı DVD’nin bir kopyasını isteyince, Rozema bunun bir ihtiyaç olduğuna kanaat getirmiş ve kendi dijital mezar taşını tasarlamış: “Ben bir mühendisim ve böyle bir ürünün mümkün olacağını düşündüm. Biz Çakmaktaşlar değiliz. Artık dijital çağda yaşıyoruz.”

Eski Modem Kalmasın

AirTies’dan internet kullanıcılarını özgürleştirecek kampanya… Kablosuz ağlar ve genişbant İnternet erişimi konusunda ürün ve çözümler geliştiren sektörünün lider firmalarından AirTies, kablolu ya da kablosuz modeli ne olursa olsun tüm eski modemleri 40 dolara alarak, yerine RT 211 kablosuz modem ile kablosuz USB adaptörü WUS 300’den oluşan WBN 140’ı paketini 40 dolar indirimli olarak 99 Dolar + KDV’ye veriyor.
125 Mbps gibi yüksek paylaşım hızına sahip olan WBN 140 ile kablosuz internette hız ve güvenlik unsurlarıyla kullanıcılarına tam bir özgürlük sunuyor. Tüm Türkiye’deki teknoloji mağazaları ve AirTies satış noktalarında geçerli olacak kampanya 31 Haziran tarihine kadar devam edecek.

Ücretsiz Yazılım Versem Affeder misin?


Symantec, Norton için yayınlanan güncelleştirme bilgisayarları bozunca özürünü yazılımla yaptı.

Geçtiğimiz ay Çin'de yaşanan ve Symantec firmasının yayınladığı hatalı bir Norton Antivirus güncelleştirmesinden kaynaklanan olay, binlerce bilgisayarın çökmesine neden olmuştu.Windows XP işletim sisteminin "Basitleştirilmiş Çince" dilindeki sürümünü kullanan mağdur Çinlilere Symantec ücretsiz olarak "Norton Save & Restore 2.0" yedekleme yazılımını teklif ediyor. Mağdur kullanıcıların Norton Antivirus lisanslarını da 12 ay daha uzatan Symantec, daha profesyonel kullanıcılara ise Norton Ghost Solution Suite önermeyi düşünüyor.

Sahte Ferrari yakalandı


Formula 1 yarışlarının gözde markası olarak bilinen ve otomobil severlerin rüyalarını süsleyen ''kırmızı'' Ferrariler ''marka kalpazanlarının'' eserleri arasına eklendi. Bir internet sitesinde yer alan fotoğraflar üzerine İtalya'da başlatılan soruşturma kapsamında, iki adet taklit ''F2002'' model Ferrari ele geçirilirken, olayla bağlantılı iki kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan birinin Ferrari severlerin bir araya geldiği ''Kırmızı Tutku'' klubünün Roma başkanı olduğu ve yüksek fiyatlar karşılığı sahte Ferrari'yi çeşitli fuar ve gösterilerde kiraladığı öğrenildi. Soruşturma sonucunda taklit Ferrarilerin imalatçısını Sicilya'da yakalayarak göz altına alan mali polis, ikinci taklit Ferrari'yi de İtalya'nın güneyindeki Bari şehri yakınlarında bir kasabada ele geçirdi.

Yeni BMW motorlarına yeni teknoloji


Nanoteknoloji tabanlı ürünler geliştiren Endüstriyel Nanotek (Industrial Nanotech) firması ile türbin motorlarında dünya lideri Pratt & Whitney, BMW motorlarında nanoteknoloji kullanımı çalışmaları için anlaşma imzaladı. Anlaşma dahilinde yeni nesil BMW motorlarında nanoteknolojinin nimetlerinden faydalanılacak.
Endüstriyel Nanotek (Industrial Nanotech) firması BMW ile yaptığı çalışmalarda önemli ilerleme gösteriyor. Firmanın yalıtım ve koruma amaçlı geliştirdiği kaplama maddesi Nansulate’in BMW motorlarında kullanımına yönelik değerlendirme çalışmaları başlıyor. 18 Ağustos 2006 tarihinde yapılan açıklamaya göre BMW motorlarının geliştirmesinde çalışan Industrial Nanotech firması ile NDA (non-disclosure agreement) anlaşması imzalandı. İşbirliği anlaşması ile Endüstriyel Nanotek ve Pratt & Whitney firmaları sahip oldukları teknolojileri karşılıklı olarak paylaşacaklar.

Beyinden kumanda


Japonya'da Hitachi Inc. tarafından geliştirilen "beyin makinesi arabirimi" adlı cihaz, elektronik aletleri tek bir tuşa dokunmadan, yalnızca beyin dalgalarıyla kontrol edebilme imkânı tanıyor. Cihaz, beyindeki kan akışında meydana gelen küçük değişimleri analiz edip aktiviteyi elektrik dalgalarına çeviriyor. Laboratuvar deneylerinde, optik fiber kablolarla bir eşleştirme cihazına bağlı bir kep aracılığıyla, bir bilgisayara bağlı oyuncak trenin hareket etmesi sağlandı. Araştırmada yer alan uzmanlardan Kei Utsugi, trenin hareketini, aklında yaptığı küçük hesapların, beynin problem çözmeyle ilgili ön korteksindeki aktivitenin sağladığını söyledi. Hesap yapıldığında ya da bir şarkı söylendiğinde beynin bu bölgesinin harekete geçtiği ve trenin yürüdüğü, ancak şarkı bittiğinde trenin de durduğu belirtildi. Bu teknolojinin uzaktan kumandaların, bilgisayar klavyelerinin, elektrikli tekerlekli sandalyelerin yerini alabileceği belirtiliyor.

Safari 3’e büyük talep


Apple, Beta versiyonunun ücretsiz olarak kullanıcılara sunulmasını takip eden ilk 48 saatte Windows için Safari‘nin 1 milyon kereden fazla indirildiğini duyurdu. Dünyanın en hızlı ve kullanımı en kolay tarayıcısı olma özelliğini taşıyan Safari 3, www.apple.com/safari sitesinden ücretsiz olarak indirilebiliyor.
Windows işletim sisteminde çalışan en hızlı tarayıcı olan Safari 3, sektörün standartlarını belirleyen iBench testlerinin sonuçlarına göre web sayfalarını, Internet Explorer 7’den iki kat ve Firefox 2’den de 1.6 kat daha hızlı gösterebiliyor.* Safari 3, HTML, CSS, JavaScript, SVG ve Java gibi tüm modern Internet standartlarını destekliyor. Safari ile ilgili güncellemeler, Apple’ın ‘Yazılım Güncellemeleri’ ile dün akşam hizmete sunulan ve daha önce rapor edilmiş olan hataları düzelten ‘Windows Public Beta için Safari Güncellemeleri’ aracılığıyla sunuluyor.

Windows için Safari 3, Windows XP ya da Windows Vista işletim sistemleri ile çalışabiliyor ve minimum 256 MB hafıza ve 500 MHz Intel Pentium İşlemcili sistem gerektiriyor.

*Performans, sistem konfigürasyonu, ağ bağlantısı ve diğer faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Test, Windows XP işletim sistemi ile çalışan, 1 GB RAM’e sahip iMac 2.16 GHz Intel Core 2 Duo sistem üzerinde yapılmıştır.

Pantoloncu Levi's cep telefonu pazarına giriyor



Sektörün iPhone üzerine yoğunlaştığı şu günlerde mobil dünyada farklı gelişmeler de yaşanmıyor değil. Prada'dan sonra bir diğer teksitil devi Levi's de cep telefonu pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor. Bilindiği gibi moda dünyasının önde gelen firmalarından İtalya merkezli Prada'nın tasarımcıları, elektronik devi LG ile iş birliğine giderek iPhone'dan yaklaşık 3 ay önce özellikleri ile olmasa bile en azından görüntü itibariyle ve pek tabi dokunmatik ekranıyla iPhone'a çok benzeyen LG KE850 modelinin doğmasında önemli rol üstlenmişlerdi.
Tabi global anlamda mobil pazarın büyümesi paralelinde özellikle cep telefonu ve dizüstü bilgisayar satışlarının artması farklı sektörlerden firmaların bile iştahlarını kabarttığının son örneğine Levi's ile tanık olacağız. Firmanın kurucusu Levi Strauss bugün yaşasaydı firmasının bu atağını nasıl karşılardı bilemiyoruz ama blucin devinin cep telefonu pazarına yeni bir soluk getireceği de bir gerçek.


Açıkçası Levi's'ın piysaya süreceği cep telefonun teknik detayları hakkında henüz çok fazla detay gün yüzüne çıkmış olmasa Levi's'ın yeni telefonu Paris merkezli olan ve daha çok alternatif tasrımlar ile konsept çalışmalar üzerine yoğunlaşan ModeLabs firmasının lisansı altında üretilecek. Bayanlara ve erkeklere özel olarak başta, parlak gümüş, metalik gümüş ve siyah olmak üzere farklı renk alternatifleri de olmsdı beklenen yeni telefonun yanında Levi's'ın trend yaratan bir firma olduğunu düşündüğümüzde aksesuar zengini bir kutu içeriğinin gelmesi de beklenebilir.
Gün yüzüne çıkan ilk detaylara göre Levi's telefon ile birlikte başta patenciler olmak üzere daha çok "underground" takılanlar için telefonun yanında taşımak üzere stilize tasrıma sahip çıkarılabilir zincir verebileceği de ifade ediliyor. Ayrıca yine Levi's'ın telefona özel blucin, t-shirt gibi farklı kıyafetler tasarlamasının da gündeme gelebileceği belirtilmekte.. Zira firmanın daha önce başta iPod olmak üzere zamanın bazı popüler cihazları için hazırladığı özel kreasyonlar olduğu da biliniyor.


Eylül ayında çıkması beklenen Levi's'ın yeni telefonun olması muhtemel bazı temel özellikleri ise,
- 2MP kamera, - 1.8-inç ekran- Bluetooth - MP3 oynatımı- MicroSD slotu - Özel taşıma çantası.
Telefon hakkında gün yüzüne çıkan detaylar şimdilik bu kadar. Yeni bilgiler geldikçe paylaşmaya devam edeceğiz. Telefonun fiyatı ve satış noktaları hakkında da bir bilgi yok ama Levi's'ın son derece yaygın bayi ağına sahip olduğunu düşündüğümüzde satış konusunun pek problem olacağını da açıkçası pek düşünmüyoruz.

23 Haziran 2007 Cumartesi

Depremi 20 saniye önce haber veren sistem


Yer sarsıntılarının en çok meydana geldiği ülkelerden biri olan Japonya’da, ekim ayından itibaren uygulamaya konulacak erken uyarı sistemiyle halka deprem öncesinde korunma tedbirleri alabilmesi için 20 saniye kadar süre tanınması hedefleniyor.

TOKYO - Japonya Meteoroloji Ajansı’nın erken uyarı sisteminin, öncül ya da ilk deprem dalgasını tespit ettiğinde alarm vereceği bildirildi. Ajansın bir yetkilisinin açıklamasına göre, televizyon ve radyoda yayımlanacak uyarıyla insanların masa altlarına girmek, binalardan uzaklaşmak ya da araç kullanmayı bırakmak için 20 saniyeye kadar zamanları olacak. Yetkili, uyarıları alabilmesi için gerekli donanımları yapılmış yeni cep telefonlarının da bu yıl bitmeden satışa sunulacağını söyledi.
Deprem uyarısının, sarsıntıdan 10 ila 20 saniye önce verilebileceği, ancak depremin merkezinin yakında olması durumunda bu sürenin çok daha kısa olabileceği ya da bazen uyarı verilmesinin mümkün olamayabileceği belirtildi.Bir depremin öncül dalgası, büyük sarsıntıya yol açmazken, sarsıntıya neden olan ikincil dalgadan daha hızlı ilerler.SİSTEMİN UYGULANMASI ERTELENMİŞTİJaponya’da deprem öncesi uyarı, acil durum personeli, inşaat alanlarındaki görevliler ve makinistlere geçen yıl Ağustos ayından bu yana verilirken, sistemi tam olarak henüz anlamamış olanlar bulunabileceği ve insanlarda paniğe neden olmasının önüne geçmek için daha geniş kamuoyunun uyarıdan haberdar edilmesi ertelenmişti.Halkın uyarıyı aldıktan sonra temel olarak, sakinliğini koruması ve önce kendi güvenliğini sağlaması hedefleniyor. Ajans, deprem uyarısının alınmasından sonra sağlam masaların altına girilmesini, binaların terk edilmesini ve asansörlerden çıkılmasını tavsiye ediyor.JAPONYA BİR DEPREM ÜLKESİ Dünyadaki 6 ve üzerindeki depremlerin, yaklaşık yüzde 20’si Japonya’da meydana geliyor. Japonya’nın orta kesimini vuran 1995’deki Richter ölçeğine göre 7.3 büyüklüğündeki depremde, 6 bin 400’den fazla kişi ölmüş, yaklaşık 100 milyar dolarlık hasar meydana gelmişti. Ülkenin kuzey kesiminde 2004’te meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.8 büyüklüğündeki depremde de yaklaşık 40 kişi ölmüş, 300’den fazla kişi yaralanmıştı.

11 Eylül saldırısına 3 boyutlu simülasyon


Amerikan Purdue Üniversitesi, 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen saldırıyı 3 boyutlu bir simülasyona aktardı. 2 yıl süren çalışma, kulelerin nasıl kısa sürede yıkıldığı sorusuna yanıt veriyor. Çalışmada Türk mühendislerin de imzası bulunuyor.

INDIANAPOLIS - 11 Eylül’de yerle bir olan Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerinin kolayca yıkılmasının arkasındaki neden, Purdue Üniversitesi’nin araştırmasında ortaya çıkarılmaya çalışıldı.

Bunun için bir grup mühendis, 2 yıl süren projede saldırının ilk 3 boyutlu simülasyon görüntülerini hazırladı. Aralarında Türk mühendislerin de yer aldığı ekibe göre, kulelerin bu kadar çabuk yıkılmasının nedeni, uçağın alev almasının ardından kulelerdeki yangına dayanıklı malzemenin zarar görmesi

Ekibe göre yapısal kolonların, uçağın gövdesinden fırlayan metal parçalar ve sıcaklığın etkisiyle zayıflaması, kulelerin kendi ağırlığını taşıyamaz hale gelmesine yol açtı ve kuleler birkaç saat içinde çöktü.Çalışmanın sadece saldırının daha iyi anlaşılmasına değil, başka binalarda benzer felaketlere yönelik daha iyi önlemler alınmasına da yardımcı olması umut ediliyor. ABD’nin simgelerinden Dünya Ticaret Merkezi’ne yönelik El Kaide saldırısında, resmi rakamlara göre yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Umut buz dağlarında mı?


Antarktika Okyanusu’nda son 10 yıldır yüksek sıcaklıklar nedeniyle buz kütleleri giderek daha sık ana karadan kopuyor. Bu da buz dağlarının sayılarında artış görüldüğü anlamına geliyor.
LONDRA - Bu buz dağlarının çevreye ne gibi etkileri olduğu üzerine ilk kez bir araştırma yapıldı. Science dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, aslında buz dağları çevre üzerinde olumlu bir rol oynuyorlar. Araştırmayı yürüten bilim adamları, buz dağlarının eridikleri sırada demir yönünden zengin bir madde saçtığını söylüyor. Bu madde deniz canlılarını kendisine çeken bir plankton türünün yetişmesini sağlıyor.

Bilim adamları buz dağları üzerinde kuş, balık, yosun ve kril gruplarının yaşadığını tespit etti. Bu eko sistemler, özellikle de yosun ve kril, atmosferdeki karbondioksitin emilmesine büyük oranda yardımcı olabilir. Çalışmanın baş yazarlarından Doktor Ken Smith, araştırmanın henüz ilk aşamalarında olduğunu söylüyor. Ancak buz dağlarının karbondioksit gazı üzerindeki etkisinin şüphe götürmez olduğunu ifade ediyor. Araştırmada yer alan bilim adamları, çalışmalarını iki büyük buz dağını inceleyerek tamamlamış.İncelemeler, buz dağlarının hayli uzağında, deniz altında bir araç kullanılması süretiyle gerçekleştirilmiş.Ve araştırmaları ışığında, bu buz dağlarının çevresinde üç kilometrelik alan boyunca kuşların ve deniz canlılarının biriktiği tespit edilmiş.

Mars’a seyahat provası için gönüllü aranıyor


Avrupa Uzay Kurumu (ESA), Mars’a yapılacak “seyahat provası” için gönüllüler arıyor.

PARİS - ESA’dan yapılan açıklamaya göre, günün birinde kızıl gezegene yapılacak seyahatin yeryüzünde yapılacak bu provasında gönüllüler 2 yıl çalışacak. ESA ile Rusya Biyomedikal Problemler Enstitüsü’nün, kızıl gezegenin koşullarıyla insanların nasıl baş edebileceğini anlamak için, Mars’a yapılacak 520 günlük sanal seyahatte 6 kişilik mürettebat görevlendirmeye karar verdikleri bildirildi.

Açıklamada, seyahatin birebir taklit edileceği, mürettebatın uzay için özel hazırlanmış yemeklerden yiyeceği belirtilerek, “Mürettebat tecrit halinde bulunacak, Dünya’yı gözden kaybedecek, radyo bağlantısının bize ulaşması ve tekrar uzay kaşiflerine dönmesi 40 dakika alacak” denildi.Projenin gelecek yıl, 105 günlük bir veya iki defa yapılacak kısa seyahat çalışmasıyla başlayacağı, bunu 2008 sonu veya 2009 başında yapılacak 520 günlük tam seyahatin takip edeceği bildirildi.Çeşitli testler için toplam 12 gönüllünün alınacağı projede, gönüllüler arasında yapılacak seçim de aynen ESA’nın astronot seçim süreci gibi olacak.Seyahat için başvuru formları http://www.spaceflight.esa.int/callforcandidates adresinden elde edilebilecek.

Geleceğin Optik Diski Blu-ray Türkiye'de


Datagate, Philips & Lite-On Digital Solutions firmasının Blu-ray ürününü Türkiye pazarına sundu.
Index Grup bünyesinde faaliyet gösteren ve İMKB'nin en genç bilişim firmalarından olan Datagate Bilgisayar, Philips & Lite-On Digital Solutions (PLDS) firmasının Blu-ray (mavi lazer) ürününü Türkiye pazarına sundu. PLDS, Blu-ray üretiminde dünyanın sayılı firmaları arasında yer alıyor. Datagate Bilgisayar, Lite-On optik ürünlerinin Türkiye'deki tek dağıtıcısı durumunda.Gün geçtikçe artan veri miktarı, bu verileri depolama ve taşıma sorunlarını da beraberinde getiriyor. Kaliteleri artan resim ve ses dosyalarının yanı sıra metin tabanlı veriler de daha fazla tanımlama bilgisi ve dolayısıyla daha fazla boyut gerektiriyor. Bu noktada, 4,5 GB'lik veri yedekleyebilen DVD'ler, yerini yeni nesil optik disk formatı Blu-ray'lere bırakıyor.


Bir Blu-ray Disk 35 CD'ye EşitTüketici elektroniği, bilgisayar üretimi, içerik sağlayıcılık ve benzeri sektörlerden 170'in üzerinde üreticinin oluşturduğu Blu-ray Disk Birliği (Blu-ray Disc Association - BDA) çatısı altında geliştirilen format, özellikle yeni nesil yüksek çözünürlüklü videoların tek bir diskte saklanabilmesini sağarken, çok büyük miktarda veri depolamaya da yardımcı oluyor. Tek tabakalı bir Blu-ray diskin depolama kapasitesi, yaklaşık 35 CD'lik ya da 5 DVD'lik veriye denk geliyor. Tek tabakalı Blu-ray diskler, 25 GB'lik kapasitesiyle, 2 saatten fazla HDTV (high definition televizyon) kalitesinde görüntü saklayabiliyor. Standart çözünürlüklü görüntüde ise bu süre 13 saati buluyor. Çift tabakalı bir Blu-ray ise 50 GB'lik veri depolama kapasitesine sahip bulunuyor. Blu-ray, verileri okuyup yazmak için mavi-mor lazer kullanıyor. Bu lazer, CD ve DVD okuma ve yazmada kullanılan mevcut kırmızı lazer teknolojisinden daha net sonuç veriyor. Blu-ray için çok geniş bir biçim yelpazesi planlanıyor:BD-ROM: Yazılımlar, oyunlar ve film dağıtımları için sadece okunabilir (Read-Only) BD-R: Görüntü kaydı ve bilgisayarda veri depolamak için kaydedilebilir (Recordable) BD-RE: Görüntü kaydı ve bilgisayarda veri depolamak için yeniden yazılabilir (Rewritable)Play Station 3 KatkısıYaygınlaşmaya başlayan Blu-ray teknolojisine Play Station 3 de büyük katkı sağladı. Bu bilgisayar oyunu, üzerinde Blu-ray disk oynatıcı bulunduruyor. Play Station 3 konsolu satın alan kullanıcılar, aynı zamanda bir Blu-ray medya oynatıcısına da sahip oluyorlar. Başka bir HD disk oynatıcısına gerek duymayan kullanıcılar, Blu-ray medya satışlarının artışındaki en büyük neden olarak gösteriliyor. Büyük film şirketleri de bazı popüler filmlerin Blu-ray disk (BD) versiyonlarını piyasaya çıkarmaya başladılar. Bu, teknolojinin yaygınlaşması yönünde verilmiş önemli bir karar olarak kabul ediliyor.Dünyanın önde gelen optik üreticilerinden PLDS, Blu-ray üretimine ilk olarak 2x disklerle başladı. Bu hız, yerini Temmuz ayından tarihinden itibaren 4x ürünlere bırakacak. PLDS yetkilileri, Blu-ray teknolojisini geleceğin kanıtı olarak gösteriyor ve kapasitenin 200 GB'ye kadar büyütülebileceğini belirtiyorlar.Bilgi için: http://www.datagate.com.tr/Basın bülteninden derlenmiştir.

Vitrin camına dokunup ürün satın alma


Ralph Lauren, alışverişe yeni bir boyut getirecek teknolojik ekranları sokaklara taşıyor.

Londra'da denenmeye başlanan yeni sistemde müşteriler mağaza vitrinlerindeki dokunmatik ekran üzerinden alışveriş yapabilecekler. 24 saat kullanıma açık olacak geniş ekranlarda Ralph Lauren'in o dönemde satılan tüm ürünleri listelenecek. Ürünün detayları ve farklı açılardan çekilmiş fotoğraflarının da yer alacağı ekranların tanıtımını ünlü tenisçi Boris Becker'in yaptı. Bu sistem üzerinden alışveriş yapacak olan kullanıcılarla e-posta adresleri üzerinden veya ertesi gün telefon aracılığıyla iletişime geçiliyor.

Dövüşçü Çıtırlar


Japon oyun firmaları en keskin hatlara sahip oyun güzellerini yaratmak için büyük bir yarış içersindeler. Şu sıralar konsollardaki en iyi dövüş oyunu olarak kabul edilen Namco firmasının gözbebeği Soul Calibur'un son oyunu Soul Calibur 4 daha çekici ve daha ateşli kimlikleri oyunun albenisini doruk noktaya çıkarıyor. 2008'de piyasaya çıkması beklenen oyunun güzelleri ortalıkta dolaşmaya başladılar bile.

Creative Zen Stone Plus


Creative'den sadece müzik tutkunları için üretilmiş en son taşınabilir oynatıcı.

Küçük ve hafif yapısı, fm radyosu ve 2GB hafızasıyla Creative'in yeni ZEN'i Stone Plus piyasada. 6 değişik renk seçeneğiyle kullanıcıların beğenisine sunulan Zen Stone Plus, 9.5 saate kadar kesintisiz müzik keyfi sunuyor. Mp3 formatında ses kaydı yapabilen cihaz verdiği sağlam USB desteği sayesinde oldukça hızlı bir veri transferi sağlıyor. Türkiye'de ki satış fiyatının 150 YTL civarında olması beklenen Zen Stone Plus'ın önümüzdeki ay ülkemizde de piyasada olması bekleniyor.

26 Haziran'da internet radyoları susacak


İnternetten yayın yapan radyolar, web üzerinden yayın yapma ücretleriyle ilgili artışları protesto etmek amacıyla 26 Haziran'da yayınlarına bir gün süreyle ara vererek kararı protesto etmeye hazırlanıyorlar."Sessizlik günü" adı verilen protestoya Live365 ve AccuRadio.com başta olmak üzere pek çok site katılacağını şimdiden açıklayarak ziyaretçilerine bilgi verdi. Henüz bu konuda bir açıklama yapılmasa da protestoya bazı yerel radyolarla Yahoo, RealNetworks ve Pandora gibi daha büyük hizmetlerin de katılması bekleniyor.

22 Haziran 2007 Cuma

Beyoğlu'nda ücretsiz ve kablosuz internet erişimi


Beyoğlu Belediyesi 150'inci kuruluş yıldönümünde gerçekleştirdiği "Bağlan Beyoğlu" projesiyle İstiklal Caddesi'nde ücretsiz, kesintisiz, kablosuz internet bağlantısı sağlıyor.Beyoğlu Belediyesi, İstiklâl Caddesi boyunca her noktada mobil internet bağlantısı sağlayan, "Bağlan Beyoğlu Kesintisiz Kablosuz Erişim" projesini hayata geçirdi. Taksim Meydanı ile Tünel arasında yaklaşık 2 kilometrelik bir hat boyunca hizmete sunulan ücretsiz ve kablosuz internet erişimi, aynı anda bin kişi tarafından kullanabilecek ve 50 Mbps kapasiteli olarak hizmet verecek.Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Beyoğlu Belediyesi tarafından yürütülen "Akıllı Kent Projesi"nin bir parçası olarak uygulamaya geçen proje ile daha fazla sayıda İstanbullunun kablosuz internet olanağından ücretsiz olarak yararlanmasını ve Türkiye'nin e-dönüşüm sürecine katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Beyoğlu Belediyesi'nin yenilikler konusunda öncü olduğunu belirten Demircan, "2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti programına yakışır bir Beyoğlu hazırlıyoruz. Bağlan Beyoğlu, e-belediye vizyonumuz ve çağdaş belediyecilik anlayışımızın somutlandığı bir girişimdir" dedi. "Beyoğlu Belediyesi" isimli Bağlantı Noktaları (Access Point) vasıtasıyla sisteme bağlanacak olan her bir kullanıcı, Proxy, Firewall (Güvenlik Duvarı), virüs koruyucuların güvenliği ile e-maillerine ulaşabilecek, chat ve video konferans yapabilecek, ücretsiz olarak genişbant internet hizmeti alabilecek. (ANKA)

İngiltere, video oyunu "Manhunt 2"yi yasakladı



İngiliz sansür kurulu, 10 yıldır ilk kez yaptığı bir uygulamayla "Manhunt 2" adlı video oyununu, şiddet ve sadizm içerdiği gerekçesiyle yasakladı.İngiliz Film Sınıflandırma Kurulu (BBFC), aldığı kararla, daha önce tartışmalara yol açan "Grand Theft Auto" adlı video oyununun da yapımcısı Rockstar Games'in "Manhunt 2" oyununun satışını ülke çapında yasakladı.BBFC, 1997 yılında arabaların yayaları ezdiği "Carmageddon" adlı otomobil yarışı oyununu da yasaklamış, ancak yasak kararı temyizden dönmüştü.Kurulun müdürü David Cook, internetteki resmi sitelerinde yayımlanan açıklamasında, bir oyunu yasaklamanın kolay olmadığını, öncelikli olarak oyunda kısıtlamalar ya da değişiklikler yapmayı tercih ettiklerini, ancak bu oyunda bunun mümkün olmadığını belirtti.Cook, oyundaki cinayet yöntemlerinde sürekli ve çeşitli sadizm unsurları olduğunu da ifade etti.Açıklamada, Manhunt 2'nin üreticisi firmanın karara itiraz etme hakkının bulunduğu kaydedildi.Video oyununun 2003 yılında piyasaya çıkan ilk sürümü "Manhunt"ın 18 yaşından küçüklere satışı İngiltere'de yasaklanmıştı.İngiltere'de 2004 yılında 14 yaşındaki oğulları bıçaklanarak öldürülen bir aile, 17 yaşındaki katilin bu oyundan esinlendiğini öne sürmüştü.(AA)

Ankesörlü telefon bilgisayar mı?


Yargıtay Ceza Genel Kurulu, önümüzdeki günlerde ankesörlü telefonların bilgisayar sayılıp sayılmayacağına karar verecek.Ankesörlü telefonlar bilgisayar kabul edilirse, işlenen suçlar bilişim suçu sayılacak.Düzce Asliye Ceza Mahkemesi, 500 kadar manyetik telefon kartına sahte olarak kopyalama yapan ve bu sahte telefon kartları ile değişik zamanlarda ankesörlü telefon ile görüşen sanıkların hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla 520 bin YTL ağır para cezası ile cezalandırılmalarına karar verdi.Davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanıkların hırsızlık suçundan değil, bilişim suçu kapsamına giren TCK'nın 244/4. fıkrasında yer alan "Sistemi engelleme bozma, verileri yok etme veya değiştirme" suçundan yargılanıp hüküm giymesi gerektiğine karar verdi. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin bozma kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Başsavcılık, karara itiraz gerekçesinde sanıkların işlediği suçun bilişim suçu olarak kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. Başsavcılık, itiraz yazısında şu görüşlere yer verdi: "Öğreti ve uygulamada 'bilgileri otomatik olarak işleme tabii tutan sistem' ibaresi hem tek başına bir bilgisayar hem de birden çok bilgisayar veya diğer bilişim araçlarından meydana gelen bir sistem olarak yorumlanmıştır. Bilişim sisteminde, veri iletişimi sadece bilgisayarla birlikte elektronik, manyetik veya mekanik araçlarla bir ağ üzerinden sağlanabilir. Telefon hatları ile frekanslarına hukuka aykırı olarak girilip haksız olarak yararlanılması fiilleri ortada taşınabilir bir mal bulunmaması gerekçesiyle karşılıksız yararlanma suçu olarak yaptırım altına alınmıştır"Başsavcılık, itiraz yazısında sanıkların sahte telefon kartları ile bilgileri otomatik işleme tabii tutan sisteme depolamasının mümkün olmadığını da vurgulayarak ankesörlü telefonları bu şekilde kullananların bilişim suçundan mahkum edilmesinin yasalara aykırı olduğunu kaydetti.Ceza Genel Kurulu'nun vereceği karar sonrası ankesörlü telefonlarla işlenen suçların bilişim suçu kapsamında ele alınıp alınmayacağı kesinlik kazanacak. Genel Kurul, ankesörlü telefonlardan bedelsiz yararlanmayı bilişim suçu kabul ederse bu suçu işleyenler iki yıldan altı yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaklar.(ANKA)

Google davayı kazandı, Vista değişiyor


Hatırlayacağınız gibi önceki günlerde Google tarafından Amerikan mahkemelerinde açılan davayla ilgili haberleri iletmiştik. Buna göre iddianamede Microsoft'un son işletim sistemi Vista'da tümleşik olarak gelen arama yeteneklerinin diğer yazılım firmalarının önünü tıkadığı ve kendi sistemlerini kullanmaya zorladığıyla alakalı şikayetlere yer verilmişti. Mahkemece yapılan incelemenin ardından hem Adalet Bakanlığı hem de Microsoft tarafından Vista'da değişikliğe gidileceği konusunda açıklamalar yapıldı. Karara göre Microsoft, Vista'da kullanıcılara varsayılan masaüstü arama programını seçmek için şans tanıyan ilgili seçenekleri işletim sistemine ekleyecek. Anlık arama olarak bilinen fonksiyonla kullanıcılar herhangi bir anahtar kelimeyi yazmaya başladıkları anda arama sonuçları ekranda listelenmeye başlıyordu. Aynı işlem Windows'un Başlat menüsüne ve Internet Explorer'daki arama kutucuğuna da uygulanacak. Yeniliklerin servis paketi veya güncelleştirilmiş yeni bir Vista sürümü şeklinde çıkarılması bekleniyor. Bu arada Microsoft, Vista için hazırladığı servis paketi Service Pack 1'in test sürümünün yıl sonuna doğru kullanılabileceğini de bildirdi. (CHIP)

20 Haziran 2007 Çarşamba

Kıyamet 2060'ta kopacak


İngiliz fizikçi, matematikçi, mucit, astronom Isaac Newton'un (1642-1727) elyazmaları, dün İsrail'in Kudüs Üniversitesi Milli Kütüphanesi'nde "Newton'un Sırları" başlığıyla sergilenmeye başlandı.Belgelerde ilginç bir de sır ortaya çıktı: Bütün zamanların en ünlü bilim adamı Newton'a göre dünyanın sonu 2060 yılında gelecek. İncil'de yer alan bir metne dayandırdığı bu iddia, Newton'un 1704'te yazdığı bir mektupta yer alıyor. Newton, mektubunda Eski Ahit'teki Daniel Kitabı'nda dünyanın sonunun, Batı Avrupa'daki Kutsal Roma İmparatorluğu'nun kurulmasından (800 yılı) 1260 yıl sonra geleceğinden bahseden bölüme gönderme yaptığı belirtiliyor. Newton'un çağına uygun bir şekilde batıl inançları da vardı. Bilim adamı 1670'lerde metali altına çevirebilme uğraşı olarak tanımlanabilecek simya konusunda da dört yıl çalışmıştı. Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, Newton'un elyazmalarının, 1969'dan beri ilk kez kamuoyuna sunulduğuna dikkat çekildi.

Sony, kiliseden özür diledi


Sony, Resistance: Fall of Man adlı PS3 oyununda Manchester Katedrali'nin kullanıldığı ile ilgili eleştiri karşısında Anglikan Kilisesi'nden özür diledi.Sony, Anglikan Kilisesi'nden özür diledi. Anglikan Klisesi, geçtiğimiz günlerde, Manchester Katedraline benzer bir yapının, PS3'ün en çok ilgi gören oyunlarından Resistance:Fall of Man'de savaş alanı olarak kullanıldığını belirtip, özür dilenmesini ve oyunun satışının durdurulmasını talep etmişti
Sony'nin, kiliseye gönderdiği özür mektubunda; oyunda Manchester Katedrali'nin kullanılmasının kasıtlı olmadığı ve kimsenin kalbinin kırılması amacı taşınmadığı; böyle bir şeye sebep olunduysa özür dilendiği belirtiliyor.
Mektupta ayrıca, kilise yetkilileri ile Sony arasında bir görüşme talep ediliyor. Bu talebe olumlu cevap veren kilise yetkilileri, Sony'nin özür mektubu için teşekkür ettiklerini fakat kilisenin şiddetekarşı olan tavrının da altını çizmek istediklerini belirtiyor. Klise bunun yanısıra; oyunun satışının durdurulması ve kilisenin şiddete karşı savaşan eğitim bölümüne bağış yapılması gibi isteklerini de Sony ile görüşmek istiyor.
KİLİSE BOYKOT ÇAĞRISI YAPMIŞTI
Anglikan Kilisesi, hafta başında, Japon vatandaşlarını adı geçen oyunu protesto etmek için başlatılan kampanyaya katılmaya çağırmıştı.
Kilise, Sony gibi küresel düzeyde iş yapan bir firmanın, cami, sinagog, katedral vb gibi dinsel mekanları, karşılıklı çatışmaların yapıldığı mekan olarak seçmesini inancın dışında ve sorumsuz bir davranış olarak yorumlamıştı.
Bununla birlikte tartışmaya neden olan Resistance: Fall of Man oyunun dünya genelinde şimdiye kadar 2 milyon kopyasının satıldığı belirtiliyor.
"Sony, kiliseden özür diledi";

Örümcek Adam gerçek oluyor


İngiltere'nin Bristol şehrinde faaliyet gösteren BAE Systems adlı şirket, sarp kayalara tırmanılabilecek, hatta tavanda asılı kalınabilecek yeni bir elbisenin üretim aşamasında olduğunu açıkladı. BAE Systems adlı İngiliz giysi firması, medyaya yaptığı basın açıklamasında, Gecko isminde sıcak bölgelerde yaşayan ve dikey bir camda dahi yürüyebilen bir tür kertenkeleyi örnek aldıkları kıyafetin, askerlerin, özelliklede piyade sınıfının harekatı esnasında büyük kolaylıklar sağlayacağını duyurdu. HENÜZ ÜRETİM AŞAMASINDAYIZ BAE Systems'ın yüksek teknoloji merkezinden Dr. Jeff Sargent yeni buluşla ilgili, "Henüz araştırma ve yapım aşamasındayız. Askerle işbirliği içinde çalışıyoruz. Gecko adındaki kertenkelenin ayaklarında düz ve dik yerlerde yürümeyi kolaylaştıracak tüyler mevcut. İşte bunu taklit ediyoruz. İlk aşamada birkaç denekte deneyip olumlu sonuçlar aldık. Önce aşağı, sonra yukarı hareket etmek üzere tasarlanmış, vücuda monte edilen aksesuar ve teçhizatı taşıyabilecek özellikte olmasını istiyoruz. Örümcek Adam'ın eldivenleri için biraz erken olsa da onunla da ilgili çalışmamız sürüyor" dedi.

Jon Bon Jovi, internetçileri nasıl yaktı?


İtalya’da son günlerde yaşanan Web kaynaklı bir saldırı, binlerce İnternet kullanıcısının başını ağrıttı. Sadece 48 saat içinde 2 binden fazla İtalyan Web sitesi saldırıya uğradı.
İtalya’da 2 binden fazla Web sitesi, bilgisayar korsanlarının hedefi oldu. Saldırıyı düzenleyenler, 48 saatte 2 binin üzerindeki siteyi, bir IFRAME açığını kullanarak virüs yayar hale getirdi. Jon Bon Jovi ve Rahibe Teresa ile ilgili sitelerin yanı sıra motor sporlarından otellere, spordan piyangoya hemen her telden Web sitesinin hedef alındığı saldırılar, bu siteleri ziyaret edenlerin kişisel bilgilerinin çalınması amacıyla düzenlendi.
Her 6-8 saatte bir, kurbanların sayısı ikiye katlanıyor. Trend Micro’nun TrendLabs Tehdit Araştırmacısı Ivan Macalintal’ın verdiği bilgiye göre bu Web tehditleri son derece sinsi bir şekilde ve korunmasız kullanıcıların anlayamayacağı kadar derinden vuruyor. Bu nedenle de alışılageldik virüslere göre daha fazla zarar veriyor. Saldırganlar, farklı niteliklerdeki zararlı kodları kullanıcıya gönderiyor ve son darbe olarak da bir keylogger yüklüyorlar. Kullanıcının bilgisayarına yüklenen keylogger, klavye üzerindeki her tuş hareketini kaydedip korsanlara iletiyor. Korsanlar bu kayıtları inceleyerek kişiye özel bilgileri elleriyle koymuş gibi bulabiliyorlar.
Trend Micro uzmanları, böyle bir saldırının aylar süren bir planlama gerektirdiğine ve coğrafi bir bölge ile kısıtlı olması nedeniyle de nihai amacın maddi çıkar elde etmek olduğuna inanıyor.
Trend Micro uzmanları bu tür saldırılara karşı ev kullanıcılarını, yazılım yüklemesi yapmak isteyen sitelere karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyorlar. İnternet’ten indirilen programların güvenilir antivirüs yazılımlarıyla taranarak temiz olduklarından emin olunması gerektiğini ifade eden uzmanlar, şüpheli e-postalara karşı da ihtiyatlı davranılması gerektiğinin altını çiziyorlar. İşletim sistemi ve güvenlik yazılımlarının düzenli olarak güncellemelerinin yapılmasının hayati bir öneme sahip olduğunu hatırlatan uzmanlar, ücretsiz güvenlik araçlarının http://www.trendmicro.com/ adresinden indirilebileceğini belirtiyorlar.

19 Haziran 2007 Salı

Asus'tan yeni ve ucuz dizüstü sadece 200 $


Dizüstü kampanyası furyasında Asus'un kozu 200$'lık * Eee PC 701. 7 inçlik bir ekrana sahip olan mini boyutlardaki dizüstü, 0.89kg ağırlığı ve şık beyaz tasarımıyla da dikkat çekiyor. Intel yonga seti bulunan bilgisayarda 802.11b/g WiFi desteği, ethernet, webcam, 512MB hafıza ve 4, 8 veya 16GB'lık flash drive yer alıyor.Özellikleri:Ekran: 7 inçCPU & yonga seti: Intel mobile CPU ve yonga setiİşletim sistemi: Linux/ Microsoft Windows XP İletişim: 10/100 Mbps Ethernet; 56K modem WLAN: WiFi 802.11b/gGrafik birim: Intel UMAHafıza: 512MB, DDR2-400Disk kapasitesi: 4/ 8/ 16GB Flash Webcam: 300K piksel video kameraSes: Hi-Definition Audio CODEC; tümleşik stereo hoparlör ve tümleşik mikrofonPil ömrü: 3 saat Boyutlar ve ağırlık: 22.5 x 16.5 x 2.1~3.5cm, 0.89kg
* Eee: Uzun açılımı "easy to learn, easy to play, easy to work." olan sloganda "öğrenmesi, oynaması ve çalışması kolay" ifadelerine yer veriliyor.
Piyasa Fiyatı 200 $

Geleceğin Bilgisayarı Compenion



Tasarımını Felix Schmidberger'in yaptığı Compenion, tüm dünyaya 2015 yılının dizüstü bilgisayarı olarak tanıtıldı. Konsept bir dizüstü bilgisayar olan Compenion hem monitörü hem de klavyeyi OLED dokunmatik ekranı üzerinde barındırıyor. Tüm bilgisayar sadece parmaklarınızla ekrana dokunarak ya da senstylus kalemi ekrana değdirerek kontrol ediliyor.Çok ince ve şık bir tasarıma sahip olan Compenion, küçük bir aparatla projeksiyon haline gelebiliyormuş. Tanıtım videosu önümüzdeki aylarda yayınlanacak olan Compenion'un tanıtım resimleri şimdilik internet üzerinde bolca görüntülenmekte.
Cenk YapıcıCHIP Online

Sony Vaio'dan Yeni CR Serisi


Sony Vaio CR Serisinde hemen tüm bilgisayarlarda 14.1 inçlik geniş ekran kullanılıyor. CR serisinde tercih edilen işlemciler yeni nesil Intel Centrino Duo ve Intel Core 2 Duo oldu.Sony Vaio CR serisi aslında güçlü donanım desteğinden çok dış görünüşüyle kullanıcıların kalbinde taht kuracak gibi görünüyor. Kırmızı, siyah ve pembe kasaları ile Apple'in dizaynına benzer bir tasarımla ortaya çıkan CR serisinin tüm dizüstüleri ekranın üzerine entegre bir web kamera, bir DVD yazıcı ve WLAN, Bluetooth gibi her türlü kablosuz bağlantı desteğini sunuyor. Cihazların yurt dışındaki başlangıç fiyatı 1350$.

Cybershot K850 hem telefon hem kamera



Sony Ericsson, Cybershot serisinin en yeni modeli K850'nin duyurusunu yaptı. Bu yılın son çeyreğinde satışa çıkması beklenen ürün şık tasarımının yanında geliştirilen özellikleriyle de dikkat çekiyor. Bunların arasında öne çıkan en belirgin özellikler olarak 5 megapiksellik otomatik odaklama yapabilen ve xenon flaşlı kamerası ile 30fps'de QVGA kayıt yapabilme yeteneği geliyor.Özellikleri:Servis: 850, 900, 1800, 1900 ve UMTS 850, 1900, 2100Veri: GPRS, EDGE, HSDPABoyutlar: 102mm x 48mm x 17mmAğırlık: 118gBekleme süresi: 396 saate kadarKonuşma süresi: 9 saate kadarEkran: 2.2 inç 262k renkli TFTKamera: 5 megapiksel (otomatik odaklanma)Video: 30fps, QVGA (240x320) çözünürlükMesajlaşma: MMS/SMS , e-posta için POP/IMAP/SMTPBluetooth: VarInfrared: YokJava desteği: VarMelodi: PolifonikHafıza:40MB'a kadar dahili, M2/microSD kart girişi
Fotoğraf Galerisi: Cybershot K850

YouTube'tan web tabanlı video düzenleme


Hızla yükselişe geçen ve sonunda Google tarafından satın alınan YouTube, bu geçişin ardından geliştirilme sürecine daha hızlıca devam ediyor. Adobe tarafından sunulan web tabanlı video düzenleme aracı YouTube Remixer, kullanıcıların hizmetine sunuldu.Remixer kullanıcılara daha profesyonel görünümlü videolar hazırlamak üzere yardımcı oluyor. Videoklip, fotoğraf, müzik, grafikler ve diğer efektlerin web tabanlı bir arayüz üzerinden gerçekleştirilmesine olanak sağlayan yazılım sayesinde site popülerliğini daha da artırmayı hedefliyor.Detaylar için: YouTube Remixer

16 Haziran 2007 Cumartesi

Yahoo'da büyük skandal !


İnternetin en çok ziyaret edilen sitelerinden Yahoo’nun hava durumu sayfasında İstanbul’un hava durumunu öğrenmek için İstanbul yazdığınızda karşınıza "Bizans, TR" sözcükleri çıkıyor.Bizans’ı Türkiye’nin data bilgilerine İstanbul’un adı olarak kaydeden Yahoo’ya Türklerden de büyük tepki yükseldi. ABD’deki Türkler Yahoo’nun sitesine girdiklerinde karşılaştıkları bu durumu terbiyesizlik olarak niteliyorlar. Berk Sevinç isimli bir Yahoo kullanıcısı tepkisini şu şekilde dile getirdi. "Ne zaman ki İstanbul yazdım, karşıma "Byzantion,TR" yazısı çıktı. Bazı insanlara tarihi tekrar öğretmek mi lazım. Bilemem ama gerekli adımları atmanızı, internet üzerinden bir protestoya ön ayak olmanızı istiyorum."

FBI'ın zombi savaşı


FBI, şu anda yürütülmekte olan proje kapsamında, 1 milyon internet kullanıcısıyla ortaklaşa yaptığı çalışmayla siber suçluları avlıyor. Hackerların virüslerini yaymak için kullandığı bir çok internet ağı ve "Zombi bilgisayar" tespit edildi. Zombi bilgisayar virüs yaymak için kullanılan bilgisayarlara deniyor. Hackerların kimliklerini bu ağlara sızarak tespit ediliyor ve hukuksal işlemler başlatılıyor. Yapılan açıklamada "zombi bilgisayarların" iç güvenlik için çok ciddi bir sorun olduğu açıklandı. Bir yetkili verdiği ropörtajda "Bilgisayarlarına girilen çoğu kullanıcı bunun farkında olmadığı için tehditin büyüklüğünün farkında değiller" diye konuştu.

Bilgisayar hakkındaki yanlışlar


Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şahap Kükner, bilgisayar ekranının görme bozukluğu yaptığına dair bir bulgunun var olmadığını kaydetti.
Şeker hastalığı daha zararlıBilgisayarın göze sanıldığı kadar fazla zararı olmadığını söyleyen Prof. Dr. Şahap Kükner, "şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol sigara, alkol, hayvan iç yağı göze zarar verir" dedi.
Belli yaştan sonra bazı insanlarda 'göz kuruluğu' görüldüğünü belirten Prof. Dr. Kükner, bu rahatsızlığı bulunanların bilgisayar ekranından daha fazla etkileneceklerini vurguladı.
Göz kuruluğu şikayetiEkran başında göz kırpma sıklığının daha azalması sebebiyle göz kuruluğu olanlarda şikayetlerin artacağını belirten Prof. Dr. Kükner, beslenme alışkanlıklarının göz sağlığını etkilediğini ifade etti.
Yüksek kolesterollü beslenmenin göz için zararlı olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Kükner, hayvan iç yağları, sigara ve alkolün göz rahatsızlıklarına sebep olduğunu, yemeklerde zeytinyağına ağırlık verilmesi gerektiğini kaydetti.
Prof. Dr. Kükner, sigaranın da halk arasında 'sarı nokta' olarak bilinen 'makula dejenerasyonu hastalığı' riskini artırdığını bildirdi.

İstanbul’a Akıllı Taksiler geliyor


Çok yakında İstanbul trafiğinde gezmeye başlayacak Akıllı Taksiler, müşterilere daha rahat ve güvenli ulaşım hizmeti verirken taksicilerin can güvenliğinin sağlanmasına da katkıda bulunacak.
Turkcell’in iş ortaklarından teknoloji şirketi Teknobil ile birlikte geliştirdiği proje kapsamında çok yakında İstanbul trafiğinde Akıllı Taksiler yolcu taşımaya başlayacak. Turkcell’in sağladığı GSM/GPRS altyapısı ve taksiler için özel geliştirilen Akıllı Taksi uygulaması sayesinde İstanbul halkı daha güvenli, rahat ve yüksek kalitede taksi hizmeti alacak; taksicinin can güvenliği korunacak ve ileriki fazlarda taksicilerin müşteri bulmak için boş olarak trafikte seyretmeleri önlenecek. Akıllı Taksi’nin pilot uygulamasının ilk etapta İstanbul’da 30 taksi durağında 200 taksi için hayata geçirilmesi ve hızla yaygınlaştırılmaya başlanması planlanıyor.
Akıllı taksiler için oluşturulacak İmdat Çağrı Merkezi sayesinde takside herhangi bir acil durum olduğunda taksi şoförü alarm düğmesine basarak İmdat Çağrı Merkezinintaksiyi yakın takibe almasını sağlayacak. İmdat Çağrı merkezindeki operatör casus dinleme sistemini devreye sokarak taksinin içini dinleyebilecek ve gerekli görüldüğü takdirde polisin devreye girerek aracı takibe almasını koordine edebilecek.
Projenin ilerleyen aşamalarında Akıllı Taksi Çağrı Merkezi’ne tahsis edilen özel numarayı arayan müşterilerin bulundukları yere en yakın taksinin gönderilmesi planlanıyor. Çağrı sistemine abone olan müşteriler taksi isteklerini SMS göndererek ya da e-posta atarak da bildirebilecek. Müşteriye her taksi çağırma için verilen rezervasyon kodu ve gelecek taksinin plaka bilgisi sayesinde güvenli seyahat sağlanacak.
Çağrı Merkezi devreye girdikten sonra Akıllı Taksi sistemi sayesinde taksilerin yolcu bulmak için trafikte boş bir şekilde seyretmelerine gerek kalmayacak ve bu yolla hem İstanbul trafiğinin rahatlaması hem de yakıt tasarrufu sağlanacak.
Akıllı Taksi sistemine dahil edilecek navigasyon cihazı yol durumu hakkında taksicileri bilgilendirecek, taksicilerin can güvenliğinin sağlanması kolaylaşacak ve vatandaşlara en yakın taksiyi yönlendirmek mümkün olabilecek.
Mynet

15 Haziran 2007 Cuma

İnternetten evinizi izleyin




Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte hırsızlık olaylarının artması nedeniyle vatandaşlar, evlerini ve iş yerlerini korumak için güvenlik sistemlerine yoğun talep gösteriyor. Eskiden evlerini bekçi köpekleriyle korumaya çalışan vatandaşlar, artık teknolojinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan algılamalı alarm sistemleri ve internet üzerinden yürütülen kameralı takip sistemlerini tercih ediyor.Konya'daki bir güvenlik şirketi sahibi olan Ömer Faruk Kablama, ev ve iş yerlerine güvenlik sistemi taktırmak isteyen vatandaşların, daha çok algılamalı ve aramalı alarm sistemlerini tercih ettiğini bildirdi. Bu sistemin kişinin evde bulunmadığı zamanlarda hareketi algılayan dedektör sayesinde işlediğini ifade eden Kablama, kapının ya da pencerenin açılmasıyla devreye giren sistemin daha önceden hafızaya alınan telefon numarasına ulaşarak, ev sahibini bilgilendirdiğini ifade etti.İNTERNETTEN EVİNİZİ İZLEYİNBunun yanı sıra son zamanlarda kameralı takip sistemine yoğun ilgi gösterildiğini bildiren Kablama, eve kurulan kamera sistemi sayesinde kişinin, dünyanın her yerinden internette IP numarasını girerek istediği zaman evini ya da iş yerini izleyebildiğini kaydetti.Kablama, bu sistemle bilgisayarın hard diskine yedekleme yapıldığını, böylece daha önceden kameraya alınan görüntülerin de izlenebildiğini bildirdi. İş yerlerinde de özellikle personel takip sisteminin kullanılmaya başlandığını belirten Kablama, çalışanının performansını değerlendirmek isteyen iş verenlerin kamera sistemi kullanımının arttığını, bu sistemin özellikle sanayi kesiminde tercih edildiğini ifade etti.TELEFONLA HIRSIZA 'EV BOŞ DEĞİL' MESAJIKablama, hırsızlık olaylarına karşı geliştirilen son teknolojinin ise akıllı ev otomasyon sistemleri kapsamında tasarlanan, evdeki lambaların ya da müzik seti, televizyon gibi eşyaların telefonla uzaktan çalıştırılması olduğunu söyledi. Bu sistemle kişinin evde yokken, nerede olursa olsun istediği saatte ev ya da iş yerinin telefonunu arayıp daha önceden belirlenen kodu girdiğini bildiren Kablama, kodla verilen komut doğrultusunda evdeki ışığın açılıp kapatılabildiğini ya da müzik setinin çalıştırılabildiğini ifade etti.Kablama, böylece evde birilerinin olduğu izlenimi verilerek, hırsızlık olaylarına karşı önlem alındığını kaydetti.

Emniyetten şifre uyarısı


Bilgisayarlarda kullanılan kolay şifrelerin internet üzerinden dolandırıcılık yapan hackerlere davetiye çıkardığı bildirildi.
İnternet bankacılığı, kredi ve banka kartı işlemlerinde en önemli hususlardan birisinin şifre seçimi olduğu vurgulayan uzmanlar, şifre seçimindeki en temel problemin, kullanıcıların şifreyi bir erişim engeli olarak görmeleri olduğu belirtiyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığının internet sitesinden bilgisayar kullanıcıların kolay şifre kullanmaması konusunda uyarılarda bulunuluyor.
İnternet bankacılığı, kredi ve banka kartı işlemlerinde en önemli hususlardan birisinin şifre seçimi olduğu vurgulayan bilişim suçlarını takip eden uzmanlar, şifre seçimindeki en temel problemin, internet kullanımı, internet bankacılığı, kredi kartı ve banka kartları gibi onlarca işlem aşamasında şifre sorulması ve buna karşılık ise kullanıcıların şifreyi kendileri için bir erişim engeli olarak görmeleri olduğu belirtiyor.
Kullanıcıların hatırlanması kolay şifreler seçtiğine dikkat çeken uzmanlar, "Şifrenin nasıl seçildiği, şifre sahibi hakkında da ipuçları vermektedir. İnsanlar genellikle şifre olarak kendi isimleri ile lakaplarını kullanırken, önemli bir bölümü ise en sevdikleri yıldızı, tuttukları takımın adını ya da hemen çevresinde yer alan öğelerden birini kullanıcı adı veya şifre olarak kullanırlar. Buda hackerlerin işini kolaylaştıran bir unsurdur." diyor.
İnternet üzerinden yapılan şifre girişlerinde "şifremi kaydet" veya "beni hatırlasın" seçenekleri kesinlikle kullanılmaması gerektiğini hatırlatan uzmanlar, kullanılan şifrelerin büyük çoğunluğunun genel ve tahmin edilmesi kolay şifreler olmamasına özen gösterilmesi gerektiğini kaydediyor.
Şifrenin mümkün olduğu kadar hızlı girilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, şifrelerin önemli bir kısmının elektronik programlarla değil, şifreyi yazanı gözleyen kişiler tarafından çalındığını vurgulayarak, "Bu kişiler bazen çok yakında durmamalarına rağmen, şifreyi yazanın kol hareketinden şifreyi tespit edebilmektedirler. Bu yüzden şifre kodlanırken kolu hareket ettirmeden, parmaklarla girilmesi gerekmektedir. Şifreyi tek bir kelimeden oluşturmak yerine, unutulmaması için, kişinin geçmişinden anlamlı gelen, ancak normal hayatla bağlantılı olmayan iki kelime birleştirilerek kullanılabilir." şeklinde konuştu.

Çerçeveler dijitalleşti


Dünyanın ilk Bluetooth teknolojisine sahip dijital fotoğraf çerçevesi üreticisi Parrot, yeni Bluetooth’lu dijital fotoğraf çerçevesi Parrot Photo Viewer 7”’yi 399 YTL fiyat ile Türkiye pazarına sundu.
2006 yılının Mart ayında dünyanın ilk Bluetooth teknolojisine sahip dijital fotoğraf çerçevesi olarak 3.5 inç ekrana sahip Parrot Photo Viewer’ı Türkiye pazarına sunan Parrot, geliştirdiği teknoloji ile Parrot Photo Viewer’ın ekran büyüklüğünü 7 inç’e çıkardı. Fotoğrafları albüm sayfaları, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarına sıkışıp kalmaktan kurtaran Bluetooth teknolojisinin dünya liderlerinden Parrot, Türkiye’de satışa sunduğu 7 inç ekranlı yeni Parrot Photo Viewer 7” ile şimdi daha çok fotoğrafı daha büyük boyutlarda sergileme imkanı sağlıyor.

Bluetooth aracılığı ile tek bir tuşa basarak Parrot Photo Viewer 7”’ye gönderilen fotoğraflar saniyeler sonra çerçevenin ekranında beliriyor. Bilgisayar ve cep telefonlarını yavaşlatan büyük boyutlu fotoğrafları sıkıştıran Parrot Photo Viewer 7”, 500‘den fazla fotoğraf saklama kapasitesi ile kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Bluetooth teknolojisine sahip tüm kameralı cep telefonu, bilgisayar ve fotoğraf makinesiyle uyumlu olan Parrot Photo Viewer 7”’nin pozisyonu değiştirilse bile fotoğraflar anında bu değişime uyum sağlıyor.

En güzel fotoğraflarınıza en şık çerçeveler

Her zevke ve stile uygun olarak gerçek deriden üretilen Parrot Photo Viewer 7” birbirinden değişik renk ve model seçenekleriyle evlerin en şık ve en teknolojik aksesuarlarından olacak. Optik sensoru ile bulunduğu ortamın ışığına göre ekran parlaklığını ayarlayan Parrot Photo Viewer 7” karanlıkta ise otomatik olarak kapanıyor. Parrot Photo Viewer 7”’i kullanmak da oldukça kolay. Cep telefonunuzdan göndermek istediğiniz bir veya birden çok fotoğrafı, daha sonra da Parrot Photo Viewer seçeneğini işaretliyorsunuz ve Bluetooth aracılığıyla çerçeveye gönderiyorsunuz. Seçtiğiniz fotoğraflar, LCD ekranlı çerçevede saniyeler içinde beliriyor.

399 YTL fiyat ile Türkiye’de satışa sunulan Parrot Photo Viewer 7”; Teknosa, D&R gibi perakende ve zincir mağazaları, online kanallar ve Kanyon Alışveriş Merkezi Parrot Satış Noktası’ndan temin edilebiliyor.

Parrot hakkında detaylı bilgi için: http://www.parrot.com.tr/

Xerox’tan bedava toner kampanyası


Lazer yazıcı, fotokopi ve renkli tarayıcı özellikleri olan ve 185 dolar + KDV fiyatlı Xerox WorkCentre 3119’u alan tüketiciler, 87 dolar + KDV değerinde 3000 sayfa kapasiteli yedek tonere ücret ödemeden sahip olabilecek.
Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, ev ve küçük ofislerdeki lazer baskı teknolojileri kullanılmasını artırmaya yönelik düzenlediği çalışmalara yeni bir kampanya ile devam ediyor. Siyah-beyaz fotokopi, yazıcı ve renkli tarayıcı özelliklerine sahip Xerox WorkCentre 3119’u alan müşteriler, mevcut toner haricinde, yaklaşık 87 dolar + KDV değerinde ve 3000 sayfa kapasiteli yedek bir tonere bedava sahip olacaklar. Xerox satış noktalarında uygulanacak olan bu kampanya, 07-30 Haziran 2007 tarihleri arasında geçerli olacak.

Fazla yer kaplamayan bir tasarıma sahip Xerox WorkCentre 3119 ile dakikada 18 A4 sayfa çıkış alınabiliyor. İlk sayfa çıkışını 11 saniyede verebilen Xerox WorkCentre 3119, 600 x 600 dpi çözünürlüğünde kaliteli baskı alabiliyor. Ağırlığı 60 ile 120 gram arasındaki kağıtlara baskı alabilen Xerox WorkCentre 3119, 4800 dpi çözünürlüğünde renkli tarama yapıyor. Xerox WorkCentre 3119’un üzerinde yer alan PaperPort SE 10.0 yazılımı ile taranan kağıt dokümanlar Word, Excel, PDF, JPEG ve TIFF gibi formatlara dönüştürülebiliyor. Kağıt dokümanların kolayca dijital ortamda arşivlenmesini sağlayan bu özellik, bilginin kaydedilmesi ve paylaşımını kolaylaştırıyor. Ayrıca kimlik kopyalama özelliğine sahip WorkCentre 3119 ile kimlik kartı veya ehliyet gibi belgelerin her iki tarafı, sayfanın bir yüzüne tek seferde fotokopi çekilebiliyor.

N-up baskı (tek sayfaya çoklu baskı) özelliğine sahip WorkCentre 3119, toner tasarruf modu sayesinde toner kullanım ömrünü yüzde 25 uzatıyor ve baskı maliyetini en aza indiriyor. Kolay kullanılabilir Türkçe ön gösterge paneli ile hem PC hem de Macintosh ortamında çalışabilen Xerox WorkCentre 3119, yüksek hızlı USB 2.0 bağlantısını destekliyor. Xerox WorkCentre 3119, 185 $ +KDV fiyatıyla, Xerox’un ofis grubu distribütörleri Albim, Arena, Datagate aracılığı ve 2 yıl Xerox garantisi ile tüketicilere sunuluyor.

70 gramlık ‘dev ekran’


Tesan'ın teknoloji ürünleri markası Ttec Plus, Türkiye'nin ilk giyilebilir video ekranı Ttec Plus Video EyeWear GVD520'yi piyasaya sundu. Sadece 70 gram ağırlığında olan ürün, 122 cm.'lik ekran eşdeğerinde görüntü sağlıyor.
Sadece 70 gramlık ağırlığıyla 122 cm.'lik ekran eşdeğerinde görüntü sağlayan ve her yere taşınabilen minik dev ekran Ttec Plus Video EyeWear, uzun yolculukları ve can sıkıcı beklemeleri eğlenceye dönüştürüyor.

Dışarıdan bakıldığında fütüristik bir gözlük görünümüne sahip olan Ttec Plus Video EyeWear, içindeki 920.000 piksellik mikro-LCD'ler sayesinde benzersiz bir video deneyimi sunuyor. Video EyeWear, göze takıldığında 2 metre uzaklıktan izlenen 122 cm'lik bir ekrana eşdeğer görüntü sağlarken, bütünleşik stereo kulaklığıyla da kişisel video zevkini tamamlıyor.

Taşınabilir DVD çalarlar, PlayStation, Nintendo gibi oyun konsolları, iPod ve diğer taşınabilir medya oynatıcılar ve hatta video kameralar gibi bir çok cihazla uyumlu olan Ttec Plus Video EyeWear, dahili lityum bataryası sayesinde saatlerce elektrik ihtiyacı duymadan çalışabiliyor.

Ses seviyesi ayar düğmelerinin yer aldığı kontrol ünitesi üzerinde ayrıca sesleri başka bir kulaklıktan dinlemek isteyenler için bir de kulaklık çıkışı bulunuyor. Çeşitli video kaynaklarına bağlantıyı sağlamak için 3 farklı sinyal kablosunun yanı sıra standart, USB ve otomobil şarj adaptörleri de Video EyeWear'in ürün paketinde sunuluyor.

Ttec Plus Video EyeWear'i, 475 $+ KDV'ye Tesan Burada satış noktalarında ve elektronik marketlerde bulabilirsiniz. Tesan Burada satış noktalarının listesine www.tesan.com.tr, Ttec Plus ürünleri hakkında detaylı bilgilere ise www.ttecplus.com adresinden ulaşılabiliyor.

14 Haziran 2007 Perşembe

Second Life’ta ilk Türk markası: Vestel


Teknolojinin Türkçesi” sloganıyla yaşamı kolaylaştıran en gelişmiş teknoloji ürünlerini Türkiye’ye ve dünyaya sunan Vestel, dayanıklı tüketim malları sektöründeki iddiasını internetin ilk ve tek gerçek yaşam simülasyonu Second Life’ta da sürdürecek. Tüm dünyada ortalığı kasıp kavuran Second Life’a ilk Türk markası olarak katılan Vestel, yaklaşık 7,2 milyon kullanıcısı olan Second Life online oyununda, kendi adasında Vestel ürünlerini tüm dünya ile buluşturacak.Vestel Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama A.Ş. Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Buket Besen Kafalı, Vestel’in Second Life’a katılmasının ardında kurumun yüzü dünyaya dönük genç kimliğinin yer aldığını belirterek “Teknolojinin öncüsü Vestel’in, bu konuda da öncülük etmesi tesadüf değil. Internet, tüketiciye ulaşmada önemli bir mecra oldu ve bu önem hızla ilerliyor. Özellikle teknolojik vaadi ve yepyeni ürün gamıyla genç Türk tüketicisinin büyük beğenisini kazanan Vestel, teknolojiyi geliştirmenin yanı sıra, internet kullanıcılarına ulaşmak için teknolojinin olanaklarını da kullanıyor. Second Life’da yaratıcılığın sınırı yok. Tek ihtiyacınız olan, yaratıcılığınız ile teknolojiyi buluşturmak. Burada Vestel’in vizyoner yaklaşımıyla uçmak isteyenlere açık davetimiz var. Adayı ziyaret edenler kuşkusuz çok eğlenecek; hayal gücümüz sınır tanımayacak” diye konuştu. Second Life’ın en büyük Türk kullanıcı topluluğu Second Life Türkiye ve Türkiye’nin ilk ve tek Second Life sistem geliştiricisi Brand Institute ekibi ile yapılan işbirliğiyle sisteme katılan Vestel, Second Life'in ilk ve tek Türk sermayeli alışveriş merkezi Alexandre Trade Center’da faaliyetlerine başladı. Kısa süre sonra tasarımı tamamlanacak Vestel Country adası da site sakinlerinin hizmetine sunulacak. Vestel’in son teknoloji eseri yaklaşık 60 ürününün tanıtılacağı ve 2010 yılı bayi çözümlerinin sergileneceği 64 bin m²’lik adada birçok sürpriz hediye de kullanıcıları bekliyor olacak. Vestel, adada verilecek konser ve partilerle eğlencede sınır tanımazken, düzenlenen yarışmalarla ödüller de kazandıracak. Eğlenmekten bitkin düşenler palmiyelerin altında kumlara serilerek dinlenirken balonla gezintiye de çıkabilecek.

MSN şifresi çalınanlara iyi haber


Kişisel haberleşme ve sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber. Ankara Adliyesi, MSN şifresinin çalındığı iddiasıyla kendilerine yapılan başvurularda olumlu sonuçlar aldıklarını belirtti.Teknolojinin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan haberleşmelerde büyük oranda bir artış meydana geldi. İnternet üzerinden yapılan haberleşmelerin büyük bir bölümünü de kullanıcıların karşılıklı kullandığı MSN programı oluşturuyor. Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine 'MSN şifremi çaldılar' şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, "MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz" haberini verdi.MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı: "Microsoft Corporation'un Türkiye Temsilciliği İstanbul’du. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz. Yaptığımız başvuru üzerine şirket, IP noların, tarih ve saatlerin olduğu dökümü bize gönderiyor. Daha sonra IP noları, karşısındaki tarih ve saatleri İl Telekom Müdürlüklerine göndererek kullanıcıları tespit ediyoruz" (ANKA)

Bu külot radyasyondan koruyor!


Isabodywear firması tarafından gümüşten yapılan iplikle üretilen ve cep telefonlarının zararlı radyasyonunu uzaklaştırdığı iddia edilen külotun ne kadar etkili olduğunu anlamak için, mobil telefonu yaklaştırmanın ve bağlantının kesildiğini görmenin yeterli olduğu belirtiliyor.Şimdiye dek 4 bin adet üretilen iç çamaşırını denemeye ve konuyla ilgili araştırmaya katılmak isteyen ilk 500 kişiye, bir külot satın almaları durumunda ikincisi bedava verilecek.Söz konusu ürünün adedi 29,90 İsviçre Frangına (yaklaşık 31 YTL) satılacak.

Kağıt gibi TV ekranı!


Televizyonlar, cep telefonları ve diğer teknoloji cihazları için en ince ekran üretme yarışında Sony, geliştirdiği kağıt gibi ince ve görüntünün gösterildiği anda bile bükülebilen ekranla öne geçti.Sony'nin web sayfasında da tanıttığı 2,5 inç (yaklaşık 5 cm) genişliğindeki yeni ekranın kalınlığı sadece 0,3 mm.Tanıtım filminde, renkli görüntüyü oynatırken bir kağıt gibi eğilip bükülebilen, yere düşünce kırılmayan ekran, Japon firması tarafından bu hafta Kaliforniya'da yapılacak akademik bir sempozyumda sunulacak.Sony sözcüsü Chisato Kitsukawa, organik ince film transistörü veya TFT teknolojisiyle geliştirilen bu ekranın ticari bir ürün olarak kullanılıp kullanılmamasına henüz karar verilmediğini belirterek, "Ancak, gelecekte bu ekran bir lamba etrafına veya bir kişinin bileğine sarılabilir, hatta bir kumaş gibi üste giyilebilir ya da duvar kağıdı gibi kullanılabilir" diye konuştu.TV ekranını geliştiren Nagoya Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği'nden Prof Tatsuo Mori de, ekranın ufak tefek eksikliklerinin kaldığını, daha büyütüp, sağlamlığını arttıracaklarını ve üretim giderini azaltacaklarını söyledi.

"Akıllı Tekstil" sağlığımızı izleyecek


Bilim insanları, insan sağlığını izleyebilecek "akıllı tekstil" geliştiriyor...
AB tarafından finanse edilen Biotex programı çerçevesinde geliştirilmekte olan kıyafet, kan ve ter gibi vücut sıvılarını izlemek üzere tasarlanan iliştirilmiş sensörler içeriyor. Program, nekahat dönemindeki ve kronik rahatsızlıkları olan hastalar ile sakat sporcuların durumunu izleyebilecek giysi üretmeyi amaçlıyor. Biotex programına 8 kuruluş katılıyor. Çoklu sensörlere sahip deneme amaçlı bir kumaşın üretiminin tamamlanmak üzere olduğu, bir sonraki aşamanın bu kumaşı gönüllüler üzerinde denemek olacağı belirtiliyor.Projenin koordinatörü İsviçre'nin teknoloji şirketi CSEM'den Jean Luprano, The Engineer dergisine yaptığı açıklamada, sensörlerin üretilerek laboratuvar ortamında denendiğini, çoklu sensörlerin yerleştirildiği kumaşın yakında hazır olacağını söyledi. İlk kıyafetin ter vasıtasıyla asit, tuzluluk ve terleme oranını ölçmesi, bu teknolojinin ileride yaraların iyileşmesi, hastalığın yerinin belirlenmesi ve enfeksiyonu ilk aşamalarında tespit etmesi gibi amaçlarla kullanılması planlanıyor.

Telekom'dan yeni evlilere bedava kablosuz telefon


Türk Telekom, 24 aylık kontrat karşılığı Panasonic'in SMS gönderen kablosuz sabit telefonunu yeni evli çiftlere bedava veriyor..
Türk Telekom 15 Mayıs-30 Eylül 2007 tarihleri arasında evlenecek çiftler için kampanya başlattı. Bedava telefon kampanyasında cep telefonu operatörlerinden sonra ilk adım sabit telefon için Türk Telekom'dan geldi. Türk Telekom yeni evlenen çiftler için düzenlediği kampanya ile Panasonic'in kablosuz telefonunu 24 aylık kontrat karşılığı verecek. Vodafone'un Telsim'i satın aldığı sırada gündeme gelen bedava telefon kampanyaları için ilk adımın mobil operatörlerden gelmesi bekleniyordu. Mobil operatörler fatura garantili kampanyalara başladı. Türk Telekom 2006 kablosuz dect telefonların satışlarının Türkiye'de patlaması üzerine kablosuz telefon kampanyası düzenliyor.KISA MESAJ GÖNDERİYOR Yeni evli çiftlerin yeni telefon hattı alması ve kablosuz sabit telefonlarda telefon defteri özelliği, kampanyanın düzenlenmesinin bir diğer sebebi. Kullanıcılar rehber için cep telefonunu kullandığından sabit telefon kullanılmıyordu. Yeni sabit kablosuz telefonlarda rehber özellikleri de son derece gelişmiş durumda. Türk Telekom konuşma dışında gelirlerini büyütmek için bu tür telefonların kullanımını artırmayı hedefliyor. Kısa mesaj da gönderebilen telefonlar için başvuru yapmak gerekiyor. Kablosuz sabit telefonların özellikleri de artıyor. Renkli ekran ve kısa mesaj gönderme, kablosuz sabit telefonlarda sabit özellik olarak ortaya çıkmaya başladı. Ayrıca internet telefonu özelliğine sahip telefonlar da evdeki hızlı internet hattı üzerinden bedava görüşme yapmayı sağlıyor. Geçtiğimiz yıl Siemens, 399 litre yakıt alana bir dect telefon bedava kampanyasıyla satışları önemli ölçüde artırmıştı. 2006 yılında Siemens A140 modeli ile gerçekleştirilen kampanya ile Türkiye'de toplam dect telefonu satışından daha fazla telefon satılmıştı.

11 Haziran 2007 Pazartesi

Kablo tarihe karışıyor

Temelleri geçen yıl atılan kablosuz güç aktarımı projesi, ilk kez somut bir çalışmayla başarısını gösterdi. ABD’li bilimadamları, elektrik kablolarına gerek kalmadan 2 metre uzaklıktaki 60 vatlık bir ampülü aydınlatmayı başardı. Deney, öncü bir çalışma niteliği taşıyor. Bilimadamları, bu teknoloji sayesinde özellikle taşınabilir cihazların elektrik kablolarından kurtulmasını sağlamaya çalışıyor. Teknolojinin temelinde anten görevi gören iki bakır bobin bulunuyor. Bu bobinler arasında enerji, elektromanyetik dalgalarla taşınıyor. Bazı uzmanlar, elektromanyetik dalgaların kansere yol açabileceğini, dolayısıyla teknolojinin tehlikeli olduğunu savunuyor. Ancak projenin mimarlarına göre 10 megahertzlik dalgaların kullanıldığı yöntem, düşük frekanslı olduğu için insanlar için zararsız. Şimdilik yüzde 40 verimlilik gösteren projenin gelecekte kablosuz hayatın kapılarını açabileceği belirtiliyor.
Kaynak: ntvmsnbc.com.tr

09 Haziran 2007 Cumartesi

En akıllı dokunmatik ekran


HTC'nin yeni PDA telefonu, parmakla dokunarak menüler arasında ve İnternet’te dolaşmaya yeni bir boyut getiriyor.
Microsoft Windows Mobile tabanlı akıllı cihazlar pazarında dünya lideri HTC Corp., şaşırtıcı derecede küçük ve tasarım harikası mobil telefonu HTC Touch'u tüm dünyada pazara sundu. HTC Touch, sezgisel dokunmatik ekran navigasyonuna yenilikçi bir yaklaşım ve günümüzde kullanıcıların istediği güçlü ve çok fonksiyonlu mobil cihaz deneyimine yepyeni bir sadelik getiriyor.

Temelleri HTC'nin mobil telefon yenilikleriyle dolu 10 yıllık zengin tarihine dayanan HTC Touch, yoğun Ar-Ge çalışmaları ve parmak ucuyla kontrolünün daha verimli, doğal ve sezgisel dokunmatik ekran dolaşımına olanak tanıdığı inancıyla tasarlandı. Çığır açan HTC Touch, parmağı tanıyarak ve ekran üzerindeki hareketlerine tepki vererek dokunmatik ekran tabanlı cihazların kontrolünde yeni ve benzersiz bir yol sunuyor. Öyle ki cihaz ekrana dokunan parmakla kalem arasındaki farkı algılayıp ona göre tepki veriyor.

HTC Touch, HTC tarafından geliştirilen dokunmatik ekran teknolojisinin temelini oluşturan TouchFLO özelliğine sahip ilk cihaz olma özelliğini taşıyor. Kullanıcıların "Kişiler", "Medya" ve "Uygulamalar" başlıkları altında 3 ekranı kapsayan, 3 boyutlu hareketli arayüze erişmek için sadece parmaklarını yukarı doğru hareket ettirmeleri yetiyor. Ekranın sağına veya soluna parmak hareketleriyle, arayüz dönebiliyor. Bu da kullanıcıların en çok kullandıkları özelliklere kolay erişmelerini sağlıyor. TouchFLO ayrıca Web siteleri, dokümanlar, mesajlar ve kişi listelerinde parmak dokunuşuyla kaydırarak gezinmeye de olanak tanıyor.

Akıllı, şık ve çok fonksiyonlu HTC Touch, kullanıcıların iş yaşamlarıyla özel hayatlarını dengelemelerine olanak tanıyan iletişim, eğlence ve iş yaşamıyla ilgili birçok özelliği bir araya getiriyor. HTC tarafından tasarlanan yeni ekran e-posta, mesajlar, takvim randevuları ve kişilere, dünya çapında yüzlerce şehrin hava durumuyla ilgili bilgilere tek bir dokunuşla erişim olanağı sunuyor.

Windows Mobile 6 Professional işletim sisteminin çok sayıda fonksiyonuna sahip olan HTC Touch, Outlook Mobile, Office Mobile, Windows Live ve binlerce 3. parti uygulamayı çalıştırabilecek özellikleri içinde barındırıyor. Kullanıcılar Internet Explorer'la İnternet’te gezinebiliyor, e-posta alıp gönderebiliyor, Messenger'da sohbet edebiliyor ve Windows Live ile Web'de kendi alanlarına dosya gönderebiliyorlar.

Fotoğraf makinenizin bilmediğiniz gizli güçleri


Binbir hevesle aldığımız sayısal fotoğraf makinelerinin birçok özelliğinin ya farkında değiliz, ya da sık kullanmıyoruz. Oysa pratik ve daha etkili çekimler için yardımcı olacak özellikler makine üzerinde bizi bekliyor. Bu sayımızda sık kullanılmayan fonksiyonlardan bazılarına değineceğim.Fotoğrafı çeken kişi olarak, yakınlarımızın bir arada bulunduğu karede genelde eksik olan bizler oluruz. Ya da iki kişi olarak çıkılan bir tatilden, genelde beraber çekilmiş bir poz olmadan döneriz. Halbuki makinelerimizde bulunan zaman ayarlayıcı çekim fonksiyonuyla bu son derece kolay. Yapacağınız tek şey çekim modu olarak otomatik zamanlayıcıyı seçmek. Bu mod bize farklı süre seçenekleri verir.Çekeceğimiz konu ve mesafeye göre uygun zamanı seçeriz. Sonra üç ayak kullanarak veya uygun bir yükseklik bularak makinemizi sağlam bir şekilde sabitleriz ve bizim de dahil olacağımız bir şekilde deklanşöre yarım basarak, odak kilitlemesini gerçekleştiririz. Netlemeyi ve kadrajı ayarladıktan sonra ,bu kez de deklanşöre tam basarak zamanlayıcıyı başlatırız.Daha sonra biz de kareye dahil olarak, makinemizin seçtiğimiz süre sonunda otomatik olarak çekimi gerçekleştirmesini bekleriz. Otomatik zamanlayıcıdan az ışık ortamlarında deklanşöre bastığımızda meydana gelebilecek sarsıntılardan kurtulmak için de yararlanabiliriz. Flaş kullanmadan uzun pozlama ile çekeceğimiz gece fotoğraflarında da imdadımıza yine bu fonksiyon yetişecektir. Önümüz yaz. Arka planda pırıl pırıl bir deniz varken ön planda çekeceğimiz konunun karanlık çıkması ve istenmeyen sonuçlar vermesi mümkün. Ters ışık alan bu durumlarda dolgu flaş özelliğinden, yani flaştan yararlanmamız bize yardımcı olacaktır. Bu özelliği kullanmadan çekeceğiniz karede arka plan net olurken konunuz karanlık çıkacaktır. Dolgu flaşı kullandığımızdaysa ön plandaki konumuz da, arka plandaki manzara da net çıkacaktır. Yine güneşli bir günde bir portre çekiminde oluşabilecek gölgelerden kurtulmak için de bu özellikten yararlanabiliriz. Güneşin tepede olduğu ve fotoğraf açısından çok uygun olmayan ışık ortamlarında renklerin daha ılık ve sıcak çıkması için pek kullanmadığımız bir ayardan yararlanabiliriz. Beyaz ayarı (White Balance) fonksiyonu burada imdadımıza yetişecektir. Beyaz ayarını Otomatik (Auto) moddan, "Bulutlu" moduna getirir ve fotoğrafımızı bu ayarda çekersek, daha ılık ve etkili tonlara ulaşmış oluruz. Makinelerimiz üzerinde genelde bir kare içerisindeki +/- simgesiyle gösterilen pozlama telafisi (Exposure Compensation) fonksiyonu, kullanmayı unuttuğumuz ya da ihmal ettiğimiz bir başka önemli özellik. Yine yaz örneğinden yola çıkarsak, plajda, deniz kenarında parlak ışık kaynağı çok fazla olacağından genel olarak makinenizin hesapladığı değer yanlış olabilecektir. Bu ve benzer durumlarda bu değere müdahalede bulunarak fazla ya da eksik pozlamayı lehinize çevirebilirsiniz.

Bahis oynatan firmalara sanal ortam bayiliği

Sanal ortam altyapısı kapsamında bulunan cep telefonu, interaktif dijital televizyonu ve internet altyapısına sahip, sanal ortamda bahis oynatacak firmalara bayilik verilecek.Futbolda müşterek bahis oyunları uygulama yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, sanal ortam bayilerine, sanal ortam alt yapısı kapsamında bulunan cep telefonu, interaktif dijital televizyonu ve internet alt yapı platformlarından en az bir tanesinde müşterek ve sabit ihtimalli bahis oyunlarını oynatmak zorunluluğu getiriliyor. Ayrıca, teşkilat tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda uygun görülmesi kaydıyla yukarıda anılan platformlardan en az bir tanesinde müşterek ve sabit ihtimalli bahis oynatma olanağına sahip firmalara sanal ortam bayiliği verilecek. Bu yönetmelik hükümlerini Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu bakanlık yürütecek.SPOR TOTO’DA DEĞİŞİKLİKBu arada Spor Toto Teşkilat Başkanlığı reklam yönetmeliğinde de değişiklik yapıldı. Yönetmelikte, il özel idareleri ibaresinden sonra gelmek üzere “köylere hizmet götürme birlikleri” eklendi. Her türlü spor saha ve tesislerinin yapımı, yarım kalan tesisin onarım bedelinin tesisin tamamlanmasına yeterli olmaması halinde, reklam alanlarının genişletilmesi kaydıyla aynı tesise yeniden reklam bedeli verilmesi Genel Müdürlük Tesisler Dairesi Başkanlığı’nca onaylanacak proje bedeli esas alınarak Yönetim Kurulunca belirlenecek. Ayrıca, federasyonların ulusal veya uluslar arası faaliyetlerine verilecek reklam bedeli, Genel Müdürlük Spor Faaliyetleri Dairesi Başkanlığı tarafından tespit edilerek Teşkilat Başkanlığına bildirilen bedelini aşmamak kaydıyla, Yönetim Kurulunca belirlenecek.

‘Uzay yolculuğu’ başlıyor


İnsanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını, ilk harita çizimlerinden Apollo’nun uzay yolculuğuna kadar kapsamlı konuları içeren Yeryüzü ve Uzay yazılımı piyasaya sürüldü.
Türkiye’nin tecrübeli ve lider interaktif eğitim yazılımları üreticisi EuroSoft, BigSoft markasıyla çocukların eğitimine kaynak oluşturan Yeryüzü ve Uzay adını taşıyan bilgisayar yazılım setini tüketicisiyle buluşturuyor. İnsanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını, ilk harita çizimlerinden Apollo’nun uzay yolculuğuna kadar kapsamlı konuları içeren program KDV dahil 50 YTL’den satışa sunuldu.

Zengin ve güncel bilgi kaynağı

EuroSoft Pazarlama Müdürü Mahmut Karcı “Yeryüzü ve Uzay” yazılım programında en güncel bilgi, fotoğraf ve video görüntülerinin yer aldığı zengin bilgi hazinesi olduğunu belirterek, “Program özellikle ilköğretim çağındaki çocuklar için eşsiz bir kaynak, yetişkinler için ise genel kültür bilgilerini tazeleyecekleri yardımcı olacak” dedi.

Programda neler var?

Yeryüzü ve Uzay yazılım programında dünyamızın oluşumunu; kıtaların evrimini; insanların yeryüzü ve gökyüzünü tanımlamaya çalışmalarını; keşifleri ve haritacılığı; Amerika ve Avustralya’nın keşif öykülerini; güneş sistemi ve gezegenleri; Hubble uzay teleskopu ile evrenin keşfini; Apollo projesi ve Aya yolculuğun öyküsünü ve Cassini uydusu ile Satürn’ün keşfini bulmam mümkün. Gökyüzü ve insanoğlunun keşfetme macerası çok ayrıntılı bir şekilde ve tamamen görsel olarak anlatıldı. Birçok fotoğraf, grafik, resim ve haritadan oluşan birbirinden çok farklı bölümleri bu yazılım setinde bir arada yer alıyor.

Kitap yerine CD’de daha ekonomik

Yeryüzü ve Uzay yazılım seti, tamamen dijital teknolojiler kullanılarak hazırlandı. Bu nedenle programda fotoğraflar gerçeği kadar renkli; sesler doğadaki kadar gerçekçi ve filmlerin kalitesi bu kadar zengin şekilde hazırlandı. Ve hepsinden önemlisi, içeriği bu kadar zengin bir kaynak seti, bu kadar ekonomik olarak tasarlandı.

Zarafet ve zeka buluştu


Mobil iletişimde dünya devi Nokia, yeni modelleri Nokia 6500 Classic ve Nokia 6500 Slide'ı, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da tanıttı. 3G özelliğine sahip bu yeni modeller, son derece gelişmiş teknolojileri, çarpıcı tasarımlarla sunuyor.
Finlandiyalı mobil iletişim devi Nokia, 31 Mayıs Perşembe günü, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Ordrupgaard Müzesi'nde düzenlediği bir etkinlikle yeni modellerini tanıttı. Nokia 6500 Classic ve Nokia 6500 Slide, Nokia'nın 3G teknolojisini tüm fiyat seviyelerindeki cep telefonlarına entegre etme vizyonunun en son kanıtlarını oluşturuyor. Her iki telefon da, geniş tuşları, ergonomik boyutları ve yüzeyleriyle kusursuz kullanım sağlıyor. 3G teknolojisine, zarif ve çağdaş tasarımlara sahip olan bu yeni cihazlar, kalıcı bir güzellik sunuyor.

Nokia 6500 Classic

360 derece yekpare anodize alüminyum plakalardan çıkarılarak, hiçbir ek yeri olmaksızın üretilen gövdesiyle Nokia 6500 Classic, ayrıntılara gösterilen eşsiz özenin, sadece 9,5 mm inceliğindeki bir kanıtını oluşturuyor. Cep telefonunun "kullanıcısını yansıttığı" gerçeğinden yola çıkan her bir Nokia 6500 Classic tek tek zımparalanıyor. Böylece hiçbiri tam anlamıyla birbirinin aynısı olmuyor. Ekran kenarlarındaki hafif eğimli kısımda elmas cila kullanılırken, soğuk baskı logo da kusursuz bir el işçiliğini yansıtıyor.

Nokia 6500 Classic'te ayrıntılara gösterilen özen bu kadarla da sınırlı değil. Hızlı ve kolay indirme (download) ve tarama işlemleri için çift bant 3G teknolojisi ve dünyanın her yerinde 'roaming' olanağı sunan dört bant GSM şebekesi seçeneğiyle Nokia 6500 Classic, cep telefonundan çok şey bekleyen kullanıcılar için en gelişmiş bağlantı olanaklarını sunuyor. 1 GB dahili hafıza, Nokia 6500 Classic'in aynı kategorideki diğer cep telefonlarından daha fazla resim, görüntü, kişi bilgileri, şarkı, mesaj ve başka içerikler saklayabilmesini sağlıyor.

Nokia'nın kullanım kolaylığına verdiği önem, Nokia 6500 Classic'te de görülüyor. Bu cep telefonu, dünya çapında milyonlarca kişinin kullandığı Nokia Series 40 arayüzü sayesinde, çift LED flaşlı 2 megapiksel kamera ve entegre müzikçalar gibi özelliklere kolayca erişilmesine olanak tanıyor. Bütünleşik mikro-USB bağlantı, şarj, ses ve veri bağlantılarını tek bir kompakt portta buluşturarak basitleştiriyor. Böylece Nokia 6500 Classic tek bir kablo aracılığıyla, yüksek kapasiteli bir flaş sürücü olarak kullanılabiliyor ya da bir dizüstü bilgisayardan doğrudan şarj edilebiliyor.

Nokia 6500 Classic'in, 2007 yılının 3. çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Nokia 6500 Slide

Carl Zeiss optik destekli 3,2 megapiksel kamerası ve resimleri, görüntüleri ve görüntülü aramaları televizyonda kolayca paylaşma özelliğiyle Nokia 6500 Slide, kendi kategorisinde benzersiz bir görüntüleme ve paylaşım deneyimi sunuyor. Ayrıca Nokia 6500 Slide, zarif paslanmaz çelik cilası ve kayarak açılan kapağıyla son derece seçkin bir his yaratıyor.

Nokia 6500 Slide cep telefonundaki Carl Zeiss optik destekli 3,2 megapiksel kamera ile, bu kategoride ilk defa Carl Zeiss optiklerinin çarpıcı görüntüleme özellikleri kullanılıyor. Otofokus, çift LED flaş ve 8x dijital zum özelliklerinin de eklenmesiyle, Nokia 6500 Slide son derece kaliteli görüntüler yaratıyor. 3G teknolojisi sayesinde, bu resimler ve görüntüler dünyanın herhangi bir yerindeki dostlarla hızlı bir şekilde paylaşılabiliyor. TV çıkışı, görüntülerin standart RCA girişi olan herhangi bir televizyonda kolayca izlenebilmesini sağlıyor. “TV-out” özelliği, çok sayıda kişinin aynı anda görüntülü arama yapmasını da mümkün kılıyor.

Nokia 6500 Slide'ın paslanmaz çelik gövdesi, zamanın ötesinde bir güzellik sunarken, eşsiz sert kaplaması, darbelere, çizilmelere ve hatta parmak izlerine karşı koruma sağlıyor. Kayarak açılan kapak mekanizmasının kusursuz sistemi, Nokia 6500 Slide'ın kullanımını son derece kolaylaştırıyor.

Nokia 6500 Slide'ın, 2007 yılının 3. çeyreğinde piyasaya sunulması bekleniyor.

07 Haziran 2007 Perşembe

Teröre MSN'de güllü tepki


Türkiye teröre duyduğu tepki ile ayakta. Kimileri şehit cenazesinde haykırıyor bu tepkiyi, kimi de sessizce lanet ediyor kan dökenlere... Şimdi o sessiz çoğunluk bir gül ile tepkisini ortaya koyuyor. MSN'de nicklerin başına kondurulan güllerin bir anlamı var. "Sende teröre tepkini göster" diyenler bu "gül"lü protestoya çağırıyor herkesi... Şöyle diyorlar http://www.tamyeri.net/ adresinde; "Tunceli'de Şehit olan kardeşlerimiz için millet olarak hep beraber sesimizi duyuralım. Tandoğan'da, Çağlayan'da gösterdiğimiz gücü onlar için de gösterelim. Biz solan gül değil, gül koyalım nicklerimizin başına. Artık Güllerimiz Solmasın. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE"

Telekom'un tekeli bitiyor


Türk Telekom'un dışındaki diğer telekom firmaları da şehiriçi görüşme hizmeti verecek. Böylece fiyatlar yüzde 80 ucuzlayacak.
Uzak mesafe telefon işletmecilerinin (UMTH) büyük bir umutla beklediği şehiriçi görüşmeler için lisans kararı Telekomünikasyon Kurumu'ndan çıktı. Türk Telekom'un pazardaki tekelini ortadan kaldıracak karar sonrası şehiriçi görüşmeler yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacak.
Referans Gazetesi'nde Feray Akşit imzasıyla yer alan habere göre Türk Telekom'un (TT) uzak mesafe telekom hizmeti (UMTH) veren şirketler karşısındaki en büyük kozu olan şehiriçi görüşmeler de rekabete açılıyor.
YENİ OPERATÖRE NASIL GEÇİLECEK
* Tüketicinin ilk yapması gereken farklı fiyat tarifeleri hazırlayacak olan operatörlerden birine karar vermesi.
* Seçilen operatöre 'Türk Telekom aboneliğinden çıkıp X operatörün abonesi olmak istiyorum" şeklinde bir dilekçe yazıp verilecek.* Bundan sonra inisiyatif tamamen operatörde olacak. Operatör Türk Telekom'a başvuracak "X aboneniz bizim abonemiz olmak için başvuruda bulundu" diyecek ve geçiş işlemlerini yürütecek.* Firmalar arasında geçiş işlemi en geç 10 gün içinde tamamlanacak. Faturaları da Türk Telekom değil, yeni operatör gönderecek.* Eğer abone isterse numara değişikliğine de gidebilecek. Bu numaranın başında ise tıpkı GSM operatörlerinde olduğu g2ibi üç haneli bir rakam bulunacak.
UMTH firmalarının uzun zamandır beklediği, şehiriçi görüşme lisansları haziran sonunda verilmeye başlanacak. İsminin açıklanmasını istemeyen bir üst düzey Telekomünikasyon Kurumu (TK)yetkilisi, şehiriçi sabit hat pazarını bu ay sonunda rekabete açma kararı aldıklarını söyledi. Lisansların verilmesiyle A tipi lisans sahibi olan tüm telekom firmaları için şehiriçi abone kazanma yolu açılacak. Firmalar şehirlerarası, uluslararası ve GSM aramalarındaki gibi şehiriçinde de tüketiciyi ucuza konuşturacak.
Sabit hatlardan şehiriçini aramanın yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacağı belirtiliyor. Birçok alternatif telekom operatörünün şehiriçi görüşmeler için altyapısı hazır.
Şehiriçi kavga çıkarmıştı
2004'te sabit telefon pazarında, şehirler ve milletlerarası görüşme hizmeti için lisanslarının verilmesiyle, başlayan serbestleşme süreci haziran sonunda şehiriçi görüşme hizmet lisanslarının dağıtılmasıyla tamamlanacak.
Böylece sektördeki rekabet iyice kızışacak ve UMTH firmaları, sadece uzak mesafede değil, şehiriçinde de TT'nin rakibi olacak. TT'nin martta açıkladığı yeni tarifede de kavga, şehiriçi görüşmelerdeki düzenlemeden kaynaklanmıştı. TT, şehiriçi görüşmelerde yüzde 25'e varan oranlarda zam yaparken, uzak mesafe ve GSM görüşmelerinde yüzde 57 civarında indirime gitti. Bu durum ise UMTH firmalarını ayaklandırdı. UMTH firmaları "TT tekel olduğu için şehiriçi görüşmelerde zam yaptı. Uzak mesafede ise fiyat kırdı" diyerek isyan etti.
ADSL İÇİN TELEFON ŞART DEĞİL
Türk Telekomun ADSL hizmeti sırasında vatandaşlara sabit hat çekilmesi yolundaki şartını Kocaeli Tüketici Hakem Heyeti reddetti. Karara göre artık ADSL için sabit telefon edinme mecburiyetine gerek kalmadı, hakem heyeti bu kararını ülke genelinde yaygınlaştıracak.
Yüzde 100 alternatif
Uzak mesafe telefon görüşmelerini ucuza getirmek için telekom firmalarını kullanan tüketiciler, lisansların verilmesiyle şehiriçi görüşmelerini de bu operatörler üzerinden yapabilecek. Sabit hatlardan şu anda UMTH operatörleri vasıtasıyla görüşme farklı alternatiflerle yapılıyor. Bunlar arasında "calling card" ve A tipi lisansların verilmesi ile başlayan "sürekli abonelik" alternatifleri var. Calling card'da görüşmeler arama kartındaki bir numarayla yapılırken, diğer sistemde ise operatörün abonesi olunuyor.
Uzak mesafe görüşmelerini sürekli abone olarak alternatif operatörlerden yapan tüketicilere 2 fatura gidiyor. Uzak mesafe görüşmelerin faturası alternatif operatörlerden şehiriçi görüşmelerinki ise TT'den geliyor. Şehiriçi lisansların verilmesinden sonra alternatif operatörler şehiriçini de kapsayan tek fatura gönderebilecek.
ABONE UCUZA KONUŞACAK
Şehiriçi görüşmeler için lisanslar Haziran sonunda verilmeye başlanacak
A tipi lisans sahibi firmalar şehiriçi abone kazanma yolu açılacak.
UMTH firmaları şehiriçinde de Türk Telekom'un rakibi olacak.Böylece Türk Telekom'un pazardaki tekeli ortadan kalkacak.
Şehiriçi telefon görüşmeleri, yüzde 80'lere varan oranlarda ucuzlayacak.
Türk Telekom'dan ayrılmak isteyenlerin işlemleri 10 günde tamamlanacak.Geçiş işleminde abonenin kullandığı eski numara değişmeyecek.
"Ben artık TT abonesi olmak istemiyorum" diyen tüketiciler, alternatif operatöre abone başvurusu yapacak. Alternatif operatör de dilekçe ile TT'ye başvurarak geçiş işlemini yapacak. Geçiş işleminin en geç 10 günde tamamlanacak.
Şehiriçi bedava olabilir
Telekom firmalarının şehiriçi hizmeti verebilmesi için öncelikle A tipi lisansa sahip olmaları gerektiğini belirten Süperonline Genel Müdürü Savaş Ünsal, TK ile bunun dışında ayrıca bir lisans anlaşması daha imzalanacağını söyledi.
Şehiriçi görüşmelerinin rekabete açılmasıyla serbestleşmenin tamamlanacağını belirten Ünsal, "Geçen hafta yerel alan paylaşımı anlaşması imzaladık. Bundan sonra TT santrallarının içine kendi santrallarımızı de koyabileceğiz. Bu büyük bir gelişme. Şehiriçi görüşmelerini de yaptırmaya başlamamız ile birlikte artık sektör tam serbest hale gelecek. Yeni bir dönem başlıyor" dedi.
TT dışında diğer operatörlerin de şehiriçi görüşmeler yaptırmaya başlamasıyla fiyatların "bedava" denecek seviyelere kadar ineceğini belirten Ünsal, "Tek eksiğimiz vardı o da şehiriçi hizmeti verememek. Örneği eskiden ABD ile görüşme 1 dolara yapılırken nasıl 8 cente indiyse, şehiriçi görüşmeler de ucuzlayacak. Hatta planlarımız arasında ABD'deki gibi, düşük bir ücret karşılığında abonelerimizi şehiriçi ile bedava konuşturmak bile var" diye konuştu.

'Süper bilgisayar'da Türk imzası


HP ve Intel'in desteği ve Proline'nin entegratörlüğünde İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ) kurulan ''süper bilgisayar'' sistemi, iklim modellemelerinden, savaş simülasyonlarına, araç çarpışma testlerinden uzun vadeli ve gerçekçi ekonomik öngörülere kadar pek çok hesaplanması güç işlemi yapabilecek.İTÜ'deki sistem, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, finans, otomotiv ve savunma sanayi temsilcileri ve yerel yönetim uzmanlarının katıldığı bir toplantıyla tanıtıldı.Sistemin tanıtımına ilişkin gerçekleştirilen teknik sunumun ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Proline HPC (Yüksek Başarımlı Hesaplama Çözümler) İş Geliştirme Müdürü İlker Rodoplu, süper bilgisayarın, normalde bilgisayarların hesaplayamayacağı çok büyük problemleri çözen sistemler olduğunu söyledi.Bu teknolojinin çok geliştiğini dile getiren Rodoplu, pratik ortamda görülen deneylerin bilgisayar ortamında gerçekleştirilebildiğini anlattı.Sistem ile araç çarpışma testlerinin yapılabildiğini anlatan Rodoplu, şunları kaydetti:''Her bir araç çarpışmasında bir araç harcanıyor. Biz bunları bilgisayar ortamında sanallaştırarak, bu deneylerin maliyetini sıfıra indirebiliriz. Süper bilgisayarlar hayatımıza her konuda giren bir sistem. Örneğin global ısınma olabilir, bunun geniş etkilerini bekleyerek, görerek anlayabiliriz. Ancak süper bilgisayar sistemleriyle bunların simülasyonlarını yaparak, ileride 10 yıl 30 yıl sonra ne durumda oluruz, çok kısa sürede görebiliriz. Bu sistem sayesinde bir nükleer patlama olduğunda ne gibi zararları olabilir, kaç kişi ölür, kaç kişide hasar oluşur, serpintilerin yayılma modellemeleriyle birlikte bunları bilmemiz mümkün. Aynı şekilde savunma sanayi tarafında savaş simülasyonları yapabiliriz. Artık her bir üretim için prototip üretmek zorunda değiliz, bilgisayar ortamında prototipimizi üretiyoruz, testini bilgisayar ortamında yapıyoruz. Bütün bunlar bizim maliyetlerimizi çok kısıyor.''Saniyede 6 trilyon işlemBugün gerçekleştirilen toplantıda, İTÜ'deki sistemin tanıtımının amaçlandığını ve diğer kuruluşlara uygulanabilirliğinin anlatıldığını belirten Rodoplu, İTÜ'de, sistem sayesinde iklim modeli araştırması yapıldığını anlattı.Süper bilgisayarların otomotiv, uçak tasarımı, gemi inşa gibi pek çok sektörde kullanılabileceğini ifade eden Rodoplu, şöyle devam etti:''Şu an sistemimize çok büyük bir talep var. Buradaki süper bilgisayar şu an dünyanın 3. en güçlü bilgisayarı özelliğine sahip. Bu bilgisayar saniyede 6 trilyon işlem yapabiliyor. Normal bilgisayarın 2000-3000 katı daha hızlı bir sistem. Hesaplama gücü çok fazla, bunları normal bir bilgisayarda yapamayız. Yapmak istediğimizde sonucunu alabilmemiz belki 100 yıl sürer. Nükleer serpinti olaylarını, ilkim değişikliklerini, savaş simülasyonlarını sadece bu bilgisayardan hesaplayabiliriz.'' Rodoplu, sistemin maliyetine ilişkin olarak ise maliyetlerin bir kaç yıl öncesine göre ucuzladığını, 1 milyon dolara kurulan sistemi artık 50 bin dolara kurmanın mümkün olabildiğini anlattı.Proline'ın, firmaların kullanım alanlarına göre proje geliştirdiğini, maliyetlerin de yabancı firmalara göre çok daha düşük olduğunu ifade eden Rodoplu, önümüzdeki dönemde en fazla talebi otomotiv sektörü ve akademik çevrelerden almayı düşündüklerini sözlerine ekledi.

06 Haziran 2007 Çarşamba

Nette Bu 4 Kelimeden Uzak Durun


Uzmanlar, arama motorunda bulunan siteye tıklandığında yüzde 4 casus yazılım ve virüsü bulaşma ihtimali bulunduğunu açıkladı.

Bilgisayar güvenliği uzmanları, bir internet arama motorundan bulunan siteye tıklandığında yüzde 4 casus yazılım veya bilgisayar virüsü bulaşma ihtimali bulunduğu uyarısı yaptılar.

Anti virüs yazılım şirketi McAfee tarafından yapılan bir araştırmada, sadece ABD’deki kullanıcıların kendilerini online güvenlik sitelerine götürmesi amacıyla ayda 276 milyon civarında arama yaptıkları ortaya çıktı.

Virüsle mücadele şirketinin, internetin beş büyük arama motoru, webdeki aramaların yüzde 93’ünü oluşturan Google, Yahoo, MSN, AOL ve Ask’da yaptığı araştırmada, American On Line (AOL) şirketi en güvenli, Yahoo ise en riskli çıktı. AOL’de yapılan aramalarda sitelerin yüzde 2,9’u, Yahoo’da ise yüzde 5,4’ünün riskli olduğu belirlendi.

McAfee şirketinin araştırmasında, webde yapılacak en tehlikeli aramaların da dijital müzik paylaşımının olduğu P2P siteleri olduğu ortaya çıktı.

"Bearshare" P2P sitesi yüzde 45,9 ile en riskli sonucu verirken, bunu yüzde 37,1 "Limewire", yüzde 34,9 ile "Kazaa" ve yüzde 32 ile "Winmix" izledi.

Diğer riskli arama kelimelerinin de yüzde 42 ile "screensavers" (ekran koruyucu) ve yüzde 31,1 ile "wallpapers" (duvar kağıdı) olduğu belirlendi.



iPhone 29 Haziran'da satışa çıkıyor


Apple, merakla beklenen iPhone'un satışının 29 Haziran'da başlayacağını duyurdu.
Televizyonlarda reklamları dönmeye başlayan iPhone'un 29 Haziran'da satışa çıkacağı resmi olarak duyuruldu. Reklamda iPhone'un özellikleri sırayla gösterilirken, geniş ekranı da ön plana çıkarılıyor.

500-600$ civarında satılması beklenen ürünün Avrupa ve Japonya'da ne zaman piyasaya sürüleceği ise henüz netlik kazanmadı. Ürün satışı internet, Apple ve AT&T Inc. mağazalarında gerçekleştirilecek

JFK saldırısında Google'ın rolü


John F. Kennedy Havaalanı'nın benzin borularının olduğu kesimin hedeflendiği saldırıyla ilgili gözaltına alınanların sorgulaması sonucu enteresan bilgilere ulaşıldı.

Bölge Mahkemesi'nin resmi tutanakları ve gözaltına alınanların savunmalarıyla ilgili resmi belgeler internette hızla yayılıyor. İfadelerde, saldırıyı planlayanların, saldırıyı gerçekleştirecek olan teröriste Google'ın harita servisi ve Google Earth üzerinden ilgili bölgelerin tarifini verdiği ve resim çıktıları aldığının tespit edildiği yazıyor. Aynı zamanda yakıt tanklarının konumu ve hava trafik kulesiyle ilgili çizimlerde de bu fotoğraflardan faydalanıldığı ifade ediliyor.

Amerika'da tartışılmaya başlanan konuya yapılan yorumlara ise farklı görüşler hakim. Kullanıcıların bir kısmı "Teröristler cep telefonu, kamera, CD/DVD vb. de kullanmış mı?" diyerek ironik bir şekilde olayı sorgulayıp Google tarafını savunurken bir kısım kullanıcılar da Google'ın uydular aracılığıyla herkesi izlemesinin rahatsızlık verici olduğunu ve teknolojiyi kötüye kullananların büyük sorunlar yaratabileceğine dikkat çekiyor.

05 Haziran 2007 Salı

Yeni Sony Ericsson K810i




Üst segmentte yer alan Sony Ericsson K810i modelinin piyasaya sürülmesiyle birlikte Cyber-shot ailesine yeni bir üye daha eklenmiş oldu.
Sony Ericsson K790i'nin makyajlanmış hali olarak nitelendirebileceğimiz Sony Ericsson K810i, yaklaşık 5 mm daha ince bir yapıya sahip. Telefonda objektif kapağının biraz daha içeride tasarlanmış olması dikkatimizi çekiyor. Zira Sony Ericsson K790i'de objektif kapağı daha dışarıda yer alıyordu. Beyaz aydınlatmaya sahip metalik tuş takımı ve joystick telefona farklı bir hava katmasına rağmen çoğu kullanıcı için ergonomik gelmeyebilir. Sony Ericsson'un yeni nesil telefonlarında farklı bir tuş takımı dizaynına geçiş yaptığını görüyoruz. Firmanın pek çok modelinde olduğu gibi bu telefonda da joystick kullanılması bir eksiklik olarak değerlendirilebilir. Çünkü çoğu cep telefonunda joystick mekanizması ileri vadede kimi problemler çıkarabiliyor.

Telefonda UMTS şebekesi desteği ve görüntülü görüşme için 2. kamera mevcut. UMTS alt yapısının ülkemizde devreye girmesiyle beraber 3G telefonlar daha da değer kazanacak ve bu tür telefonlara olan talep artacaktır. Ülkemizde bulunan EDGE desteği telefonda ne yazık ki yer almıyor.

Sony Ericsson K810i'de 3.2 megapiksel çözünürlüğünde otomatik odaklama özelliğine sahip kamera ve xenon flaş kullanılmış. Xenon flaş özellikle loş mekanlarda klasik led flaşlara oranla çok daha başarılı performans sergiliyor. Telefonda Cybershot menüsü ve detaylı kamera ayarlarına yer verilmiş. (Alacakaranlık modu, plaj modu, manzara modu vb) Ayrıca PhotoDJ yazılımıyla karanlık çıkan fotoğraflar üzerinde düzenlemeler gerçekleştirebiliriz. Telefonla 176x144 piksel 3GP formatında video kaydı yapılabiliyor. Ancak günümüzdeki telefonlarda 352x288 piksel MPEG4 video kaydı gitgide standart hale gelmeye başladı. Sony Ericsson'un kısa süre içinde video kaydı konusunda gelişimlere gitmesi gerekiyor. Firma ileride video kaydı konusunda ön plana çıkan farklı bir seriyle karşımıza çıkabilir.

Telefonda 2.0 inç 240x320 piksel (QVGA) 262.144 renk TFT ekran kullanılmış ve 64 MB'lık büyük dahili belleğe yer verilmiş. Memorystick Micro hafıza kartlarıyla telefonun bellek kapasitesini 2 GB'a kadar arttırabiliyoruz.

Sony Ericsson K810i MP3, AAC, AAC+, E-AAC+, WAV, WMA, M4A ve MIDI gibi ses formatlarını destekliyor. Sony Ericsson'un izlediği farklı pazarlama stratejisi gereği Walkman telefonlarda yer alan ‘'Megabass özelliği bu telefonda bulunmuyor. Ancak telefonda stereo genişletme özelliğinin bulunması avantaj olarak düşünülebilir. Sony Ericsson, RDS destekli FM radyo özelliğini de eksik etmemiş. Bu özelliği destekleyen radyo istasyonların sunduğu bilgileri telefonda görebiliriz. Telefonda yer alan multi-tasking özelliğiyle birden çok işlemi aynı anda gerçekleştirebiliriz. Örneğin arka planda müzik çalarken internette gezinebiliriz.
Sony Ericsson K810i'de zengin bağlantı seçenekleri bulunuyor. Bluetooth V2.0 ve kızılötesi portuyla rahatça diğer bilgisayarlar ya da telefonlarla kablosuz veri aktarımı yapabiliriz. Telefon ayrıca USB 2.0 desteği de bulunuyor. Telefonda A2DP profili desteği iyi düşünülmüş. Böylece telefonda rahatça stereo Bluetooth kulaklık kullanabiliriz. Firmanın telefonda kullandığı 950mAH değerine sahip lityum polimer batarya 400 saate kadar bekleme ve 10 saate kadar konuşma süresi vaat ediyor. Ancak bu değerlerin laboratuvar ortamlarında en iyi şartlarda belirlendiğinin altını çizmek gerekir.



Hem kredi kartı, hem kol saati


MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink'le ilk kol saati kredi kartı uygulamasını hayata geçirdi. MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saatin lansmanı Cardist Kart Teknolojileri Fuar'ında yapıldı. Pratik ve hızlı kullanımı ile düşük bedelli harcamalarda bozuk para derdine son veren MasterCard PayPass özelliğine sahip Bonus Trink saat ile kartlı ödemede yeni bir dönem başlıyor. Kredi kartı anlayışında yeni bir çağ başlatan MasterCard PayPass, Garanti Bonus Trink ile Avrupa'nın ilk kol saati kredi kartını kullanıcıların hizmetine sundu. MasterCard, PayPass ile kredi kartı kullancılarını nakit para ve bozuk para taşıma derdinden, slip imzalama zahmetinden ve vakit kaybından kurtarıyor, hızlı ve kolay ödeme imkanı sağlıyor. Bonus Trink PayPass lansmanının üzerinden 10 ay gibi kısa bir süre geçmesinin ardından şimdi de PayPass teknolojisini kredi kartı formundan çıkartarak kol saatine taşınıyor Kredi kartında yeni formlar, yeni trendler... MasterCard işbirliğiyle kullanıma sunulan PayPass kredi kartı özelliğine sahip Bonus Trink saat, klasik kredi kartı anlayışını yıkarak yeni bir trend yaratıyor. Aynı zamanda şık bir aksesuvar olmasından dolayı tüketicilerin her zaman yanlarında taşıyabilecekleri Garanti Bonus Trink Saat, cüzdan taşıma, kredi kartı çıkarma derdine son verirken 35 YTL'nin altındaki işlemleri saati kart okuma cihazına dokundurarak ödemeye olanak sağlıyor. Garanti Bankasının MasterCard PayPass özellikli saatleri, Bonus Trink kartların geçerli olduğu Burger King, Cine Bonus, Pizza Hut, Kentucky Fried Chicken, Toyzz Shop, BAT Airport Cafe, Remzi Kitabevleri, İstanbul Denizcilik İşletmeleri (İDO), TAV otoparkları, Coca Cola otomatları gibi PayPass terminaline sahip 1.200'ü aşkın noktada kullanılabilecek. Ayrıca Bonus Trink kredi kartında olduğu gibi, Bonus Trink saatler de tüm dünyada MasterCard PayPass terminaline sahip 46.000 üye işyerinde geçerli olacak.

Sivilceli fotoğraflara son


HP, 7 megapiksellik yeni dijital fotoğraf makinesi Photosmart R837’yi Türkiye’de satışa sunduğunu duyurdu. R837, makine üzerinde cilt kusurlarını giderme ve beden inceltme özellikleri ile adeta bir dijital güzellik merkezini andırıyor. Sadece HP dijital fotoğraf makinelerinde bulunan HP Tasarım Galerisi sayesinde kullanıcılar, çok sayıda çerçeve ve renk efekti ile filtre arasından istediklerini çektikleri fotoğraflara uygulayabiliyor. Efektler arasında çizgi film ve sepya efektinin yanı sıra önceki modellerin bazılarında yer verilen ve hayli ilgi gören inceltme efekti de bulunuyor. Fotoğrafı çekilen kişileri, bu özelliği kullanarak 2 beden inceltmek mümkün. Yeni efektler arasında öne çıkan bir başkası da rötuş efekti. Bu efekt ile kullanıcılar, fotoğrafını çektikleri kişinin yüzündeki sivilce, ben gibi kusurları makine üzerinde işaretleyip temizleyebiliyor. Böylece Photosmart R837 sahipleri, fotoğrafta bebek tenli ve olduğundan daha ince görünmeyi tercih edenlerin gönlünde taht kurmayı da başarıyor. HP Photosmart R837, 3x optik zumu, 7 megapiksel çözünürlüğü, 7,6 cm.lik oldukça büyük LCD ekranı ve kamera üzerinde yerleşik fotoğraf işleme özellikleriyle dikkati çekiyor. Gün ışığında bile çekilen fotoğrafların rahatlıkla görüntülenmesini sağlayan ekran, ekstra geniş görüş açısıyla da rahat bir paylaşım zemini yaratıyor. Ekranın büyüklüğü, fotoğraf kompozisyonu oluşturmanın yanı sıra, çekilmiş fotoğrafların edit edilmesini de kolaylaştırıyor. Makine, kaliteli ve sesli video çekimi de yapabiliyor. 640x480 çözünürlükteki video kaydından istenirse tek tek kareler seçilerek fotoğrafa dönüştürülebiliyor. Işık ve Gölge Arasında Denge Yüksek kontrastlı fotoğrafların seçilen kısımlarını otomatik olarak parlaklaştırarak daha canlı görüntüler sağlayan HP Adaptive Lighting teknolojisi, fotoğraflarda karanlık ve aydınlık alanlar arasındaki dengeyi sağlıyor. Dijital fotoğraf makinesi içinde kırmızı göz giderme özelliğini dünyada ilk başaran HP olmuştu. Bu özellik, R837’de de bulunuyor. Üstelik, sadece insan gözlerindeki kırmızılığı değil, hayvanların gözlerinde oluşan kırmızılığı da giderecek şekilde geliştirildi. Makine üzerinde HP tarafından geliştirilen sallanmaya karşı sabit fotoğraf çekme modu da bulunuyor. Çekim sırasında ellerin titremesi neticesinde oluşan bulanıklık da bu şekilde ortadan kaldırılıyor. Böylece, konser, müze gibi karanlık ortamlarda bile başarılı ve net çekimler yapmanın önü açılmış oluyor. Önceki Photosmart serisi makinelerin birçoğunda olduğu gibi R837 de kullanıcısına panoramik fotoğraf çekme özelliği sunuyor. 5 kareye kadar çekilen fotoğraflar, doğrudan makine üzerinde bilgisayara ihtiyaç duyulmadan birleştirilebiliyor ve böylece en güzel doğa ve manzara fotoğrafları çekilebiliyor. Makinenin üstün özelliklerinden biri de deklanşör gecikmesinin sadece 0,37 saniye olması. Dijital fotoğraf makinelerinde hareketli objelerin çekilmesini zorlaştıran deklanşör gecikmesi, R837’de 0,37 saniyeye kadar düşürülmüş. Böylece, küçük çocukların ya da evcil hayvanların fotoğraflarının çekilmesi kolaylaşıyor. Şık ve ince bir tasarıma sahip olan ürünün pilsiz ağırlığı ise sadece 150 gram.

Keyif,sizin keyfiniz!


Yazın gelmesiyle birlikte sevdiklerinizle beraber açık havada daha çok zaman geçireceğiniz kesin..Muhteşem barbeküler,bahçede geçirilen güzel saatler,sohbetler vs.
Ailenizle,arkadaşlarınızla birlikte güzel bir ziyafet çektikten sonra bahçenizde püfür püfür rüzgar eserken iyi bir film izlemek de hiç fena olmaz,değil mi?
İşte,”Outdoor Entertainment Set” sert tahta çerçeveli sahnesi ve büyük ekranı ile muhteşem bir gece geçirmeniz için size bir fırsat sunuyor.
İç mekanlarda kolaylıkla muhafaza edilebilen bu set,ayrıca su da geçirmiyor!!
Fiyatı 1,899$

Blu-ray Oynatıcıda İndirim


Sony'nin piyasaya sunduğu Blu-ray oynatıcısının yurtdışı fiyatında 100 dolar indirime gitmesiyle şuan ki fiyat 499 dolar oldu. Şimdiki fiyat, ürünün altı ay önce çıkan ilk sürümünün neredeyse yarısı kadar.Sony, önceki modeline göre daha küçük olan fakat aynı işlevleri yerine getiren, yeni Blu-ray oynatıcısının yurtdışı fiyatını 100 dolar daha indi. Sony, BDP-S300 adlı Blu-ray oynatıcı için şubat ayında 599 dolarlık satış fiyatı belirlemişti. Şirket, bu hafta içerisinde satışa sunacağı yeni ürün için daha önce belirlemiş olduğu fiyatı, 499 dolara çekti.

Sony'den yapılan açıklamada indirimin gerekçesi olarak, düşen üretim maliyetleri ve Blu-ray ürünlerine artan talep olduğu bildirildi.

Son yapılan indirim ile birlikte yeni ürünün fiyatı, şirketin bundan altı ay önce benzer özellikler ile sunduğu BDP-S1'e göre yarı yarıya düşmüş oldu.


Blu-ray Nedir?

Blu-ray Disc (BD) olarak ta bilinen yeni nesil optik disk formatıdır. Aralarında Apple, Dell, Hitachi, HP, JVC, LG, Mitsubishi, Panasonic, Pioneer, Philips, Samsung, Sharp, Sony, TDK ve Thomson’ın da bulunduğu dünyanın önde gelen üreticilerinin Blu-ray Disc birliği (Blu-ray Disc Association - BDA) adı altında geliştirdikleri yeni format özellikle yeni nesil yüksek çözünürlüklü (HD) videoların tek bir diskte saklanabilmesinde yardımcı olurken aynı zamanda çok büyük miktarda veri depolamaya da yardımcı oluyor. Tek tabakalı bir Blu-ray disk 25 GB’lık kapasitesi ile iki saatten fazla HDTV kalitesinde görüntü veya onüç saat civarında standart çözünürlüklü görüntü saklayabiliyor. Çift tabakalı biçimi ise 50 GB veri depolama kapasitesine sahip. Blu-ray ileride kolayca genişletilebilsin diye ayrıca çoklu-katman desteğide barındırıyor, herbir katmanda 25 GB veri ile ileride veri kapatisesi 100-200 GB seviyelerinde olabilmesi planlanmaktadır.

Microsoft Windows Live Messenger 8.5


Microsoft'un son derece popüler anında mesajlaşama yazılımı olan Windows Live Messenger'ın 8.5 versiyonuna adım adım yaklaşılıyor. Firma 8.5 versiyonuna yönelik olarak 8.5.1235.0517 sürüm numaralı yeni bir beta yayınladı.

Microsoft Live Messenger şu an BETA aşamasında olduğu için kullanım sırasında beklenmeyen sorunlar da çıkarabilir. Bu konuya dikkat edenlerin tamamlanmış sürümü beklemesinde fayda var.
Deneme sürümü için tıklayınız.

04 Haziran 2007 Pazartesi

İlk Siber Savaşın Galibi `Kızıl Ordu`


Geçtiğimiz ay sessiz sedasız ve yöntem olarak benzersiz bir savaş yaşandı. Rusya, Estonya`ya organize bir saldırı düzenledi ve ülkenin ticaret ve kamu düzenini dize getirmeyi başardı. 1918 yılında Alman ordularına yenilen Rusya`dan bağımsızlığını ilan eden Estonya, aynı Almanya`nın Rusya ile yaptığı gizli bir anlaşmanın ardından 1940 yılında Rus askerlerinin işgaliyle başlayan süreçte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği`nin bir üyesi olmak zorunda kalmıştı. 1989`da şarkılarla başlayan kıpırdanmanın ardından 1991 yılında sonunda Estonya yeniden bağımsızlığını kazandı. Ancak bu yeni süreçte Rusya`nın Estonya üstündeki hâkimiyet arzusunun söndüğü de söylenemez. Bunun son örneklerinden biri de geçtiğimiz günlerde internette yaşandı. Sebep bir savaş anıtı İnternetin yoğun olarak kullanıldığı ve büyük bir siber ekonomiye sahip Estonya geçtiğimiz ayın hemen her gününde web sunucularında ciddi bir yavaşlamaya; hatta devre dışı kalmaya sahne oldu. Sistem yöneticilerinin yaptığı araştırmanın sonucunda bütün bu saldırının Rusya`dan yönetildiği ve çıkış noktasının 27 Nisan`da Rusya`nın bir savaş anıtının kaldırılması olduğu ortaya çıktı. Bu olay o kadar ciddi boyuta ulaştı ki araya NATO, ABD ve Avrupa Birliği girerek durumu protesto etmek zorunda kaldı. Ancak web tabanlı saldırılar durmadı. Birçok site hack edildi, silindi veya işlemez hale getirildi. Altı Bakanlık sitesinin hizmeti durdu, birçok e-ticaret sitesi de çalışamaz hale geldi. Birçok elektronik para transferi de gerçekleşemediği için ekonomide aksamalar yaşandı. Estonya Savunma Bakanı Jaak Aaviskoo saldırının biçimi ve sonuçlarından dolayı olayı ABD`ye yapılan 11 Eylül saldırılarına benzetti ve NATO`nun duruma el koymasını talep etti. Estonya siber güvenlik birimlerinin yaptığı inceleme öncü saldırıların bizzat Rusya`daki kamu bilişim sistemlerinden geldiğini ortaya koydu. Bireysel uzmanların da yer aldığı saldırıda aynı zamanda hacker`ların içine yüklediği virüsler sayesinde sahibinden habersiz kontrol ettiği yüz binlerce bilgisayardan oluşan bot ağlarını aynı amaçla kullandığı ortaya çıktı. Yeni bir cephe doğdu Saldırının ardından ülkelerin siber ağlarının ne kadar kritik konuma geldiği ve öncelikli savunulması gereken yapılardan biri olduğu bir kere daha ortaya çıkmış oldu. Bu gelişmelerin ardından konuyla ilgili birbiri ardına açıklamalar yapan güvenlik yazılım firmalarının temsilcileri NATO`dan önce devletlerin kendi ağ sistemlerini güçlendirmeleri gerektiğini hatırlattılar. (Radikal)

02 Haziran 2007 Cumartesi

Google Earth Artık Sesli



BBC'nin haberine göre, merkezi Kaliforniya'da bulunan bir yazılım şirketi, Google Earth programı için bir ek paket geliştirdi. Dünyanın her yerinde 3 bin 500 saat kayıt yapan şirket, programdaki haritalarda görünen yerlere özgü sesleri kullanıcılara iletecek. Google yetkilileri, firma ile görüşmelerde bulunduklarını fakat henüz resmi bir anlaşmaya gidilmediğini açıkladı. Sesli yazılımın yöneticisi Bernie Krause, BBC'ye yaptığı açıklamada "Bir resim size binlerce kelimelik anlamı gösterebilir. Bir ses ise binlerce resmi ifade edebilir. Bu sesleri toplamak için 40 yılımı harcadım. Şehirlerden, dağlardan, ormanlardan, çöllerden, denizlerden ve hayvanlardan 15 binden fazla ses kaydettim" dedi.Dünyanın en büyük doğal ses kütüphanesine sahip olduğunu ifade eden Krause, "Hazırladığımız yazılım sayesinde Google Earth'de zoom yaptığınız bir alanın kendisine özgü sesleri de ekran başındakilere eşlik edecek. Yazılımımız, çok yararlı bir eklenti olacak" diye konuştu. 'Where 2.0' adı verilen program 29 Mayıs'ta Kaliforniya'nın San Jose şehrinde gazetecilere tanıtılacak.

EA Games'ten Need for Speed ProStreet


Oyun devi Electronic Arts, ünlü oyun serisi Need For Speed'in yeni versiyonu ProStreet'i duyurarak, oyunun ekran görüntüleri ve videolarını oyunseverlerle paylaştı.Firma yetkilisi Larry LaPierre, ProStreet ile adrenalin yüklü sokak yarışı deneyimini meraklılarıyla buluşturacaklarını belirterek, etkileyici derecede üstün grafikleri ve geliştirilmiş "Autosculpt" özelliği ile yeni oyunun gerçekçiliği zorlayacağını dile getirdi. Need for Speed: Carbon'da da yer alan "Autosculpt" ile, ileri seviyede modifiyeye olanak sağlanarak, kullanıcıların araçlarını diledikleri gibi kişiselleştirebilmeleri sağlanıyor. Artık yeni eklemeler direk olarak aracın performansına da etki edecek.

Need for Speed ProStreet, Xbox 360, PlayStation 3, Wii, PlayStation 2, Nintendo DS, PSP, PC ve mobil platformlar için geliştirilecek. 2007 yılının Kasım ayında raflarda yerini alması beklenen oyunun, diğer ekran görüntüleri ve yüksek kalitede tanıtım videolarına http://www.needforspeed.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

En Hızlı Böyle Zengin Olunuyor


Çadırda kurduğu siteyi 141 milyon dolara sattı
İngiliz Richard Jones (24), çadır evinde kurduğu müzik sitesi Last FM’i, ABD’li yatırım devi CBS’ye 141 Milyon dolara sattı.
Bilgisayar Mühendisi Jones, harabeyi andıran evinde geliştirdiği proje sayesinde bugün Londra’nın en lüks evlerinden birini bile satın alabilecek servete kavuştu. Projesi için geceli gündüzlü çalıştığı dönemde arkadaşlarının alay konusu olan Jones, sitesinin yönetimine daha sonra Avusturyalı Martin Stiksel ve Alman Felix Miller’i de alarak çalışmalarını hızlandırdı. Jones’un, kurduğu Last FM, 15 milyon kayıtlı dinleyicisiyle internet üzerinde en fazla dinlenen müzik programlarından biri.

01 Haziran 2007 Cuma

Google Maps, E.T.'yi yakaladı!


Google Maps'in yeni özelliği olan Street View'da ilginç bir görüntü var. New York'a ait görüntülerden birinde E.T'yi açıkça görebilirsiniz!Google Maps'in kısa bir süre önce hizmete soktuğu Street View özelliği belli bölgelerin fotoğraflarını 360 derece olarak internetten kullanıcıların görmesine olanak sağlıyor. Bu resimlerden bir tanesi ise oldukça ilginç; meşhur E.T. benzeri bir yaratık uzaya doğru bir lazer gönderiyor. Google şaka mı yapıyor bilinmez ama resim oldukça garip. Aşağıda ki Google Maps linkinden resmi görebilirsiniz.

Türk Hackerlar Microsoft Fransa'yı Çökertti


Yazılım devi Microsoft'un Fransa'daki web sitesi olan experts.microsoft.fr adresi bu haftasonu bir grup Türk hacker tarafından çökertildi.

Microsoft'un sunucularına girmeyi başaran hackerlar ana sayfaya, 'Sisteminiz Türkler tarafından ele geçirilmiştir', 'redLine size sahip oldu', 'SacRedSeer ve RudeBoy'a özel teşekkürler' gibi mesajlar yazdı. Ayrıca TiTHack (The Bekir ve Tüm Türk Hackerlar) imzası atıldı.

Microsoft yetkilileri saldırının eğlence için yapılmış olsa da Fransa'daki sisteme ve Microsoft'un imajına büyük zarar verdiğini söyledi. Yetkililer ayrıca Türk hackerların, Microsoft görevlilerinin sorunu ne kadar sürede çözebildiğine bakarak da kendi kendilerine eğlendiklerini belirtti. Saldırıya uğrayan Fransa'daki Microsoft'un sitesi bir gün boyunca kullanılamadı.

Türk Telekom'dan yalanlama

Türk Telekom, Tüketiciler Birliğinin, kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğini ifade etti.
Tüketiciler Birliği'nin 26 Mayıs 2007 tarihli basın açıklamasında yer alan "Görüşme ücretlerinin kontör bazında tahakkuk ettirilmesi nedeniyle tüketiciden yüzde 35 daha fazla bedel tahsil edildiği, haksız yere alınan bu bedellerin toplamının da, yıllık 3 milyar dolar olduğu" ifadesi dayanaksız ve gerçeğe aykırı olup, açıkça Türk Telekom'un ticari itibarını hedef almaktadır.

Türk Telekom'un görüşme ücretlerini kontör bazında tahakkuk ettirmesi nedeniyle tüketiciden yüzde 35 daha fazla bedel tahsil ettiği iddiası tamamen yanlıştır. Ayrıca, Türk Telekom'un 2006 yılındaki ev ve iş telefonlarından yapılan tüm aramalardan elde etmiş olduğu konuşma gelirlerinin 2.4 milyar dolar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu açıklamada iddia edildiği gibi Türk Telekom'un 3 milyar dolarlık haksız kazanç elde ettiği ifadesi gerçeklere aykırı ve kötü niyetlidir.

Bilindiği gibi, Türk Telekom'un tüm uygulamaları gibi tarife ile ilgili uygulamaları da, telekomünikasyon sektöründe düzenleme ve denetleme yapma görev ve yükümlülüğü altında bulunan Telekomünikasyon Kurumu onayı ile gerçekleştirilmektedir. Türk Telekom'un abonelik, tüketici işlemleri, tarife uygulamaları ve aynı şekilde kontör bazlı ücret uygulaması da Telekomünikasyon Kurumu tarafından Avrupa Topluluğu regülasyonları dikkate alınarak düzenlenmektedir. Dolayısı ile bu konuda Türk Telekom'un keyfi veya hukuka aykırı hareket ettiğinden söz etmek mümkün değildir.

Türk Telekom'un yeni tarifelerinde ücretlendirme metodu kontör bazlı değil, süre bazlıdır. Aramalar, arama yönüne göre 0,8 saniyeden 60 saniyeye kadar değişen sürelerle ücretlendirilmektedir. Bu uygulama, sadece Türk Telekom'a özgü olmayıp, ülkemizde GSM operatörleri dahil, tüm telekom şirketleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Telekomünikasyon Kurumu ile, saniye bazlı ücretlendirmeye geçiş için yürütülen çalışmalar devam etmekte ve bu çalışmaların sonucunda Kurum'un onayına bağlı olarak Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi saniye bazlı ücretlendirme sistemine geçilmesi söz konusu olabilecek, ancak bu durumda yine Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi çağrı başlatma ücreti uygulaması devreye girecektir.

Tüketiciler Birliği'nin, Telekomünikasyon Kurumu veya Türk Telekom'dan kolayca elde edebileceği böyle bir bilgiyi araştırmaksızın ve somut kaynaklar göstermeden yapmış olduğu bu açıklamanın gerçekleri yansıtmadığını, toplumu doğru bilgilendirmekle yükümlü bir sivil toplum kuruluşunun sorumluluğu çerçevesinde tüketicileri yanlış yönlendiren bu tip açıklamalardan kaçınması gerektiğini belirtmek isteriz.

Google'dan cep telefonu uygulamaları

Takvim özellikleri barındıran servisin cep telefonu için uyarlanmış sürümünün duyurusu yapıldı.Google sene başında internette kullanılan hizmetlerinin büyük bir bölümünü cep telefonlarına da uygulayacağını duyurmuştu. Google Maps harita hizmeti başta olmak üzere pek çok servis için bu yolda ilerleyeceğini ifade eden şirket, son olarak Google Calendar'ı henüz daha beta sürümündeyken cep telefonlarına uyarladı.

Hizmetten faydalanmanın yolu ise basit. Cep telefonunuzdaki tarayıcıyla mobile.google.com/calendar adresine girerek Google hesap bilgilerinizle sisteme giriş yapıyorsunuz. Hemen ardından daha önceden girmiş olduğunuz ve önümüzdeki günlerde yapılacakların listesi ekranınıza otomatik olarak geliyor. Listede tarih, zaman, mekan, açıklama bölümleri ve ziyaretçi bilgileri yer alıyor.

Detaylı bilgi için: Google Calendar

"SPAM Kralı" yakalandı


SPAM Kralı" olarak ün salan 27 yaşındaki Rober Solowoy tutuklandı. Solowoy'un tutuklanması ile e-postalara gelen SPAM sayısında belirgin bir düşüş yaşanması bekleniyor.

"SPAM Kralı" olarak da tanınan 27 yaşındaki Robert Solowoy tutuklandı. Çarşamba günü gerçekleşen tutuklamanın, e-posta adreslerine gelen SPAM sayısında gözle görülür bir azalış yaratması bekleniyor.

Botnetler oluşturarak milyonlarca kullanıcıya SPAM e-posta göndermek ile suçlanan Soloway, kişisel bilgi hırsızlığı, kara para aklama ve sahte e-posta göndermek suçları iddiası ile de sorgulandıktan sonra Seattle'de tutuklandı.

Kasım 2003 ila Mayıs 2007 tarihleri arasında, kendisine ait internet pazarlama şirketinin satış yaptığı internet sitelerine ait reklamları, 10 milyonlarca e-posta adresine gönderen Soloway, suçlu bulunduğu takdirde 250 bin dolar tazminat ödeyip, 65 yıldan fazla da hapis cezası çekecek

(veteknoloji)

Google paniği


Google’ın canlı kameralarla internette başlattığı yeni servisi olay çıkardı. Seks shopa girerken görüntülenen adam dava açtı.

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Google’ın önceki gün hizmete soktuğu harita servisi Amerika’da olay yarattı. ABD sokaklarında daha önceden çekilen görüntüler eşliğinde dolaşma olanağı sunan serviste, sokaklarda insanların yüzlerinin, arabaların plakalarının gözükmesi ortalığı karıştırdı. Programı deneyen kişiler, striptiz klübüne girenleri, seks shop’lardan alışveriş yapanları, ev önüne park edilen araçların plakalarını bile görünce “özel hayat” tartışması alevlendi.

Ailesine sigarayı bıraktığını söyleyen ancak Google’ın haritasında şirketinin önünde sigara içerken görüntülenen bir Amerikalı bu yeni hizmetin kendisini çok kızdırdığını söyledi. Google’a binlerce dava açılabileceği belirtilince şirket geri adım attı. Google’dan yapılan açıklamada, “Görüntülerden rahatsız olan varsa hemen bize iletsin kaldıralım” ifadesi kullanıldı. Benzer biz hizmet veren Microsoft ise Google’a sataşmaktan geri kalmadı: “Biz de aynı teknolojiye sahibiz ama insanların özel hayatına bu kadar müdahale eden bir hizmeti vermeyi düşünmüyoruz.”

Cep şifrelerini bile çaldılar


Beyoğlu'nda düzenlenen bir operasyonda, internet üzerinden banka müşterilerinin hesaplarını boşaltarak 7 milyon YTL aldıkları iddia edilen 2 kişinin tutuklandığı bildirildi.

İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Bilişim Suçlar Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda, internetten banka müşterilerinin hesaplarını boşaltarak 5 ay içerisinde 7 milyon YTL'lik dolandırıcılık yaptıkları ve uluslararası bağlantıları bulunduğu belirtilen bir şebekeyi belirledi.

Bu tespit üzerine takibe alınan şebeke üyelerinin son 3 gün içinde aynı yöntemle 5 banka müşterisinin hesabından 150 bin YTL daha aldıklarını anlaşıldı.

Şüphelileri yakalamak için banka yetkilileri ile birlikte hareket eden ekipler, şebekenin internet üzerinden yaptığı para transferini sahte kimlikle çekmek için Karaköy'deki bir banka şubesine gelen Şafak Nacar ile Ahmet Bektaş'ı yakaladı.

Şüphelilerin üzerinde ve evlerinde yapılan aramada, banka hesapları boşaltılarak dolandırılan kişiler adına düzenlenmiş sahte kimlikler ele geçirildi.

Nacar ve Bektaş, şubedeki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İNTERNETTEN VİRÜS GÖNDERİYORLAR

Yetkililer, şebekenin elebaşılığını yapan kişinin Rusya'da olduğunun tespit edildiğini, internet üzerinden virüs göndererek ya da başka yöntemlerle banka müşterilerinin hesap ve kimlik bilgilerini elde ettikten sonra müşteri adına sahte kimlik ve cep telefonu için sahte sim kartı çıkarıldığının belirlendiğini kaydettiler.

Bu sahte kimlik ile başka bir hesaba para havale etmek için bankaya talimat veren şebeke üyelerinin, onay almak için hesap sahibinin adına alınan telefon numarasından arayan banka görevlilerine kendilerini hesap sahibi olarak tanıtıp onay verdirdiklerinin tespit edildiğini ifade eden yetkililer, bu kişilerin istedikleri hesaba aktarılan parayı çektiklerini bildirdiler.
(hürriyetim)

YAZ FIRTINASI KAMPANYASI




Evet Türk Telekom'un yeni kampanyası 04 haziran 2007 tarihinde başlıyor. Bu seferki kampanya gerçekden de kampanya niteliğini taşıyor bence fiyatlar inanılmaz ölçude değişmiş 1024 kb lık 4 Gb sınırlı paket fiyatı 14,99 oranlarına kadar çekilmiş. Bildiğiniz gibi şu anda bu paketin fiyatı 29 Ytl civarındaydı. Şu anda kablolo veya kablosuz modem de yanında hediye ediliyor. bugün ve yarın adsl abonesi olanlarıda pazartesiyi beklemedikleri için büyük bir hayal kırıklığı bekliyor olacak çünkü eski aboneler bu fiyatlardan yararlanamayacak.


Gelelim yeni tarifelere :

1024 kb 4 gb Sınırlı paket kablolu modemde 14.99 YTL Kablosuz Modemde 19.99


1024 kb 6 gb Sınırlı paket kablolu modemde 19.99 YTL Kablosuz Modemde 24.99


1024 kb 9 gb Sınırlı paket kablolu modemde 24.99 YTL Kablosuz Modemde 29.99


256 kb Sınırsız paket kablolu modemde 24.99 YTL Kablosuz Modemde 29.99


512 kb Sınırsız paket kablolu modemde 34.99 YTL Kablosuz Modemde 39.99


1024 kb Sınırsız paket kablolu modemde 44.99 YTL Kablosuz Modemde 49.99


2048 kb Sınırsız paket kablolu modemde 54.99 YTL Kablosuz Modemde 59.99